12. Ceza Dairesi 2020/12099 E. , 2024/4893 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/267 Esas, 2016/267 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sa…
**12. Ceza Dairesi 2020/12099 E. , 2024/4893 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/267 Esas, 2016/267 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 5 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminin; kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiği, müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, maktulün kazada tam kusurlu olduğu, müvekkiline fazla ceza verildiği, müvekkilinin müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığı, beraatine karar verilmesinin gerektiği, eksik inceleme sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29.02.2016 tarih saat 16:45 sıralarında sanık ...'ın idaresindeki ... plaka sayılı kamyonu ile olay mahalli olan ... Mahallesi 4010 sokak üzerinde güneyden kuzey istikametine seyir ederken, 4018 sokak kavşağına geldiğinde aracının sağ arka teker hizasından, 4018 sokaktan gelerek kavşağın köşesindeki duvar yanından 4010 sokağa çıkış yapan 4,5 yaşındaki yaya ...'a çarpması sonucu ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kaza mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda; Berat'ın, henüz trafik bilinci gelişmemiş olması nedeniyle, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunduğu, 4018 sokaktan 4010 sokağa aniden çıkarak, kendisine yaklaşan araçların uzaklık ve hızını dikkate almadığı ve asli kusurlu olduğu, sanık ...'un ise 4018 sokak kavşağına geldiğinde aracının hızını azaltması, kavşağın köşesinde bulunan 3 metre yüksekliğindeki bahçe duvarından dolayı, 4018 sokak üzerindeki yaya ve araçları görememesi nedeniyle dikkatli olması, dikkatini tamamen yola vermesi gerekirken, kavşağı geçerken kardeşi tarafından çocuklardan birisine çarptığına dair uyarılması, çarpma noktasının 35 metre ilerisinde aracını durdurabilmesi, seyir hızıyla kavşağa girerek, fren tedbirinde geç kalması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a-b. maddeleri uyarınca tali kusurlu olduğunun belirlendiği, dosya kapsamında mevcut kamera görüntülerinde kaza anının mevcut olduğu, Yerel mahkemece rapordaki ve kamera görüntülerindeki tespitler ile sonuç olarak sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3/1.maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, tebliğnamede bu konuda bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Mersin 18.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.