Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır. İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar. Sözleşmelerin şekline ilişkin hükümler saklıdır.
davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğundan, Dairemiz Başkanı ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile 08/07/2015 tarihinde aralarındaki sözleşme gereğince 890.000 ABD Doları karşılığında taşınmaz alımı konusunda anlaştıklarını, taşınmazın imar durumunun yapılaşmaya uygun olmadığının tespiti akabinde taraflar arasındaki sözleşmenin haricen fesih edildiğini, sözleşme bedelinin davalıya iadesi için 30/09/2018 ödeme tarihli 100.000 ABD Doları bedelli, 30/10/2018 ödeme tarihli 100.000 ABD Doları bedelli, 30/11/2018 tarihli 300.000 ABD Doları bedelli ve 30/12/2018 ödeme tarihli 390.000 ABD Doları bedelli 4 adet senet verildiğini, ancak 13/09/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre "Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri sözleşmelerde, sözleşme bedelleri ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden kararlaştırılmayacaktır." şeklinde yayınlandığını ve yürürlüğe girdiğini belirterek; bu nedenle sözleşmenin 1 USD=3.7776 TL olarak uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili davacı ve davalı arasında yapılmış, 6098 sayılı TBK'nın 2.kısmında 207-281.maddeleri arasında düzenlenen menkul ve gayrimenkul satış sözleşmesi ile diğer satış sözleşmesinin söz konusu olmadığı, 282-284.maddeleri arasında düzenlenen mal değişim sözleşmesi bulunmadığı, 285-298.maddeleri arasında düzenlenen bağışlama sözleşmesi bulunmadığı, 379-392.maddeleri arasında düzenlenen ödünç sözleşmesi bulunmadığı, 393-447.maddeleri arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesinin bulunmadığı, 448-460.maddeleri arasında düzenlenen pazarlamacılık sözleşmesi bulunmadığı, 461-469.maddeleri arasında düzenlenen evde hizmet sözleşmesi bulunmadığı, 502-514.maddeleri arasında düzenlenen vekalet sözleşmesinin bulunmadığı, 526-531.maddeleri arasında düzenlenen vekaletsiz iş görmenin söz konusu olmadığı, 555-560.maddeleri arasında düzenlenen bir havale ilişkisinin bulunmadığı, 581-603.maddeleri arasında düzenlenen kefalet sözleşmesi bulunmadığı, 607-619.maddeleri arasında düzenlenen ömür boyu gelir desteği ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenlerle Dairemizin görev alanında kalmadığı açıktır. Dava, TTK kapsamında düzenlenen bonoya (senet) bağlı sözleşmenin uyarlanması talebine ilişkin olup, Hakimler ve Savcılar Kurulunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri İş Bölümü ile ilgili 01.09.2020 tarihinden itibaren geçerli İş Bölümü Kararı uyarınca, 18.Hukuk Dairesinin görevine giren dava ve uyuşmazlıkların 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile 6098 s.TBK'nın 2.Kısmında düzenlenen ve diğer dairelerin görev alanında kalmayan dava ve işlere bakmakla görevli olması nedeniyle, dava konusu uyuşmazlıkta HSK'nın İş Bölümü Kararı hükümleri uyarınca, istinaf inceleme görevi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12, 13, 14 ve 43. Hukuk Dairesine aittir. Bu itibarla, HMK m. 352 uyarınca Dairemizin görevsizliğine ve dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12, 13, 14 ve 43. Hukuk Dairelerinden birine gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.