(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10602 E. , 2010/11236 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... Beldesi, ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan 2 adet taşınmazın tapu…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10602 E. , 2010/11236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... Beldesi, ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan 2 adet taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasının 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (A) ile gösterilen 29344,22 m2 ve (D) ile gösterilen 9407,64 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1976 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile 23.01.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucu, hükme dayanak yapılan orman ve fen bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, yörede 1976 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan orman sınırlandırmasında, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerin orman sınırları dışında bırakıldığı, memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı, eğiminin yüksek olduğu, 1966 yılında yapılan arazi kadastrosunda devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, köklü kayalık ve çalılıkların zilyetlikle kazanılması mümkün olmayan yerlerden olması nedeniyle tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.