23. Hukuk Dairesi 2014/5510 E. , 2015/1957 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, sıra cetvelinde pay ayrılan davalının alacağının gerçek bir alacak olmadığını ileri s…
**23. Hukuk Dairesi 2014/5510 E. , 2015/1957 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, sıra cetvelinde pay ayrılan davalının alacağının gerçek bir alacak olmadığını ileri sürerek, davalının sıra cetvelinden çıkarılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin takip borçlusuna zeytin sattığını ve karşılığında icra takibine konu 5.000,00 TL bonoyu aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının dava dışı borçluya zeytin sattığını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 13.09.2013 tarih ve 3528 E., 5361 K. sayılı ilamıyla, davacı vekilinin, davanın süresinde açıldığını belgelemek amacıyla sunduğu ve alacaklısı olduğu ... İcra Müdürlüğü’nün 2007/11849 Esas sayılı dosyasındaki 25.07.2011 günlü tutanakta sıra cetvelini tebellüğ ettiği, sıra cetveline yönelik bir itirazının olmadığı ve paraların bu sıra cetveline göre dağıtılmasına muvafakat ettiğinin görüldüğü, bu durumda davacının sıra cetveline itiraz hakkından vazgeçtiğinin kabulü ile bir karar oluşturmak gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın esasına girilerek karar verilmesinin doğru olmadığı, öte yandan, davalının zeytin tarımı, dava dışı borçlunun ise zeytin ticareti ile uğraştığı ve takip dayanağı bonoya da zeytin ticareti ile uğraştığı unvanından anlaşılan bir şirket tarafından aval verildiği, bu itibarla, tanık beyanları başta olmak üzere, davalı yanca gösterilen diğer delillerin de bono ile birlikte değerlendirilmesi ve davalı ve davacının alacak tutarlarının, davalı ile dava dışı borçlu arasında muvazaalı bir alacak oluşturulması suretiyle davacıdan mal kaçırmak kasdını gösterip göstermeyeceği üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmiş olmasının da kabul şekli itibariyle isabetsiz bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı yanca gösterilen delliler ile birlikte takip konusu bono birlikte değerlendirildiğinde, davalının muvazaalı bir alacak oluşturmak suretiyle davacıdan mal kaçırmak gibi bir kastının olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.