10. Hukuk Dairesi 2012/13862 E. , 2013/7274 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hak sahipliği dosyasına dayanak kılınan kusur raporu dikkate alınarak, ancak 10. madde koşulları yönünden hiç bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın ve 506 sayılı Yasanın 26. maddesine göre
**10. Hukuk Dairesi 2012/13862 E. , 2013/7274 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hak sahipliği dosyasına dayanak kılınan kusur raporu dikkate alınarak, ancak 10. madde koşulları yönünden hiç bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın ve 506 sayılı Yasanın 26. maddesine göre düzenlenen hesap raporunu esas alarak istek gibi davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Somut olayda, davalı şirkette haddehane işçisi olarak çalışan sigortalıya, birlikte çalıştığı dava dışı usta ...’ın 8 no’lu tezgah yaylarını sıkmasını istemesi üzerine, bu amaçla tezgah ayaklarını birbirine bağlayan 20 cm genişliğindeki profil demir üzerine çıktığı, ancak kayan ayağının merdaneyle şaft arasına sıkışması sonucu zararlandırıcı sigorta olayına maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Sigorta müfettişi tarafından düzenlenen raporda, 10. maddenin uygulanması gerektiği, 26 ve 111. maddelere ilişkin bir tespitin yapılamadığı bildirilmiştir. Mahkemece, eldeki davada kusur raporu alınmamış, dosyada bulunmayan ancak celse zaptında onanarak kesinleştiği belirtilen hak sahipliği dosyasına dayanılmıştır. Hak sahipliği dosyasına ilişkin olarak ise, sadece 13.02.2008 tarihli kusur raporu örneği mevcut olup, anılan raporda; işverene %80, usta Naim’e %10, sigortalıya %10 oranında kusur izafe edilmiştir. Mahkeme de, anılan rapora göre, %90 istem karşılığı ilk peşin değerli gelir ve masraf miktarlarının aynen kabulüne karar vermiştir. Mahkemece, ... Mahkemesi iptal kararı kapsamında, Kurumun rücu hakkının, halefiyet ilkesine dayanmayıp, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, tazminat davasında alınan kusur raporunun iş bu rücu davasında bağlayıcı olmayacağı kabul edilmeli, 2006/220 E. sayılı hak sahipliği dosyası celp edilip kesinleşip kesinleşmediği hususu açıklığa kavuşturulmalı, ayrıca hükme dayanak alınan kusur raporu içeriğinde varlığından bahsedilen iş müfettişi raporu getirilip denetlenmeli, keza ceza davası bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa Borçlar Kanununun 53. maddesi kapsamında kusura etkisi gözetilmeli, yukarıda belirtilen hususlarda dikkate alınarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınıp, sonucuna göre bir hüküm tesis edilmelidir. Kuşkusuz, davalı işveren hükmü temyiz etmediğinden, %80 kusur oranı yönünden Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözden uzak tutulmamalıdır. Diğer taraftan, 506 sayılı Yasanın 9. maddesi “(Değişik fıkra: 25/08/1999 - 4447/2 md.) İşveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür. İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır...” hükmünü içermektedir. Anılan yasanın 10. maddesi ise “Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tesbit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Sigortalı çalıştırmaya başlandığı Kuruma bildirilmiş veya bu husus Kurumca tespit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan, süresi içinde Kuruma bildirilmeyenler için de, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Ancak, yukarıdaki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile, gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22 nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesap edilecek sermaye değerleri tutarı, 26 ncı maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.” hükmünü öngörmektedir. Temyize konu rücu davasının aynı zamanda 506 sayılı Yasanın 10. maddesine yönelik bulunmasına rağmen, 10. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu yöntemince araştırılıp belirlenmeden, anılan yasanın 10. maddesindeki sorumluluk koşullarının gerçekleşmesi halinde ise, Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44. maddelerine göre %50 oranından aşağı olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak davalı işverenin rücu sorumluluğunun belirlenmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. O hâlde; davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.