Başvuru, gözaltında tutulma süresince fiziksel, sözlü ve psikolojik şiddet niteliğinde eylemlere maruz kalınması, bu iddialar hakkında etkili soruşturma yürütülmemesi ve gözaltında tutma şartlarının yetersizliği nedeniyle kötü muamele yasağının ve gözaltı süresinin keyfî olarak uzatılması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; gözaltında tutulma süresince fiziksel, sözlü ve psikolojik şiddet niteliğinde eylemlere maruz kalınması, bu iddialar hakkında etkili soruşturma yürütülmemesi ve gözaltında tutma şartlarının yetersizliği nedeniyle kötü muamele yasağının ve gözaltı süresinin keyfî olarak uzatılması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, silahlı terör örgütü (FETÖ) üyeliği isnadıyla hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 1/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Yirmi iki gün gözaltında kalan başvurucunun 22/8/2016 tarihinde anılan suçtan tutuklanmasına karar verilmiştir. Yargılama sonunda başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine hükmedilmiş ve bu hüküm temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Başvurucu 22/8/2016 tarihli sorgusunda, ayrıntılı bir açıklama yapmaksızın gözaltında fiziksel şiddet gördüğünü ve buna ilişkin sağlık raporu düzenlenmediğini beyan etmiştir. Başvurucu 27/8/2018 tarihli dilekçeyle gözaltında kaldığı sürede kolluk görevlilerinin kötü muamele niteliğindeki eylemlerine maruz kaldığını ileri sürerek Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) suç duyurusunda bulunmuştur. Dilekçede başvurucu, belli bir şekilde ifade vermesi için kolluk görevlilerinin kendisine baskı yaptığını, bu kapsamda hakaret ve tehdit içeren söylemlerde bulundukları gibi tekme ve yumruklar ile vurduklarını ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca yirmi iki gün gözaltında kaldığına vurgu yaparak yaralarının iyileşmesinden sonra adli rapor aldırıldığından darp izlerinin tespit edilemediğini belirtmiştir. Şikâyet dilekçesinde başvurucunun gözaltında bulunduğu sürede iki kez fiziksel şiddet gördüğü, bunlardan ilkinin gözaltının ikinci günü, diğerinin de bundan sonraki bir gün gerçekleştiği açıklanmıştır. Başvurucunun dilekçesi üzerine Başsavcılıkça soruşturma başlatılmıştır. Başsavcılık, soruşturma kapsamında başvurucunun gözaltına girişi ve çıkışı ile tutuklama kararına göre ceza infaz kurumuna girişi sırasında düzenlenen adli raporlara ulaşmıştır. Ayrıca 22/8/2016 tarihinde gözaltından çıkış ve ceza infaz kurumuna giriş sırasında başvurucunun vücudunda darp ve cebir izi bulunmadığını tespit eden doktorların tanık sıfatıyla ifadeleri tespit edilmiştir. Başvurucu hakkında düzenlenen sağlık raporlarında herhangi bir darp izi tespit edilmemiştir. Ayrıca 22/8/2016 tarihli sağlık raporlarını düzenleyen doktorlar da başvurucunun detaylı muayenesinin yapıldığını, darp ve cebir izine rastlanmadığını beyan etmiştir. Soruşturma kapsamında başvurucunun yirmi iki gün gözaltına kaldığı dikkate alınarak sağlıklı bir kişinin herhangi bir cisim kullanılmaksızın fiziksel şiddete maruz kalması hâlinde, vücudunda meydana gelen yaraların gözle görülemeyecek şekilde ne kadar sürede iyileşeceğinin değerlendirilmesi için Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğüne (Adli Tıp Kurumu) müzekkere yazılmıştır. Adli Tıp Kurumu 27/6/2019 tarihli yazısında özetle yetişkin ve sağlıklı bir bireyde çıplak elle meydana getirilen travma sonucu oluşan cilt lezyonlarının gözle görülemeyecek şekilde kaybolması için gereken sürenin travmanın şiddeti ve uygulandığı vücut bölgesine bağlı olarak değişmekle birlikte üç haftayı bulabileceğini bildirmiştir. Soruşturma sonunda özetle; düzenlenen sağlık raporlarında fiziksel şiddet uygulandığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığına, saklanma süresinin dolmasından sonra şikâyette bulunulması nedeniyle kamera kayıtlarının silindiğine, olayı gören tanığın bulunmadığına vurgu yapılarak başvurucunun soyut iddiası dışında bir delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucunun karara yönelik itirazı da sulh ceza hâkimliği tarafından reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 30/12/2019 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 22/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.