4. Hukuk Dairesi 2013/14470 E. , 2014/8916 K. "" MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/04/2013 NUMARASI : 2011/394-2013/210 Davacı Y.. A.. vekili Avukat... tarafından, davalı E.. A.. aleyhine 11/08/2011 gününde verilen dilekçe ile hakaret nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/04/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temy…
**4. Hukuk Dairesi 2013/14470 E. , 2014/8916 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/04/2013 NUMARASI : 2011/394-2013/210 Davacı Y.. A.. vekili Avukat... tarafından, davalı E.. A.. aleyhine 11/08/2011 gününde verilen dilekçe ile hakaret nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/04/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, hakaret nedeni ile manevi tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı Çavuşköy Belediyesi Başkanı olduğunu, davalının da Çavuşköy'de yaşadığını, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yapılan değişiklik ile davalıya ait arsanın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, davalının belediyeye hitaben verdiği dilekçede kendisinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde beyanlarda bulunduğunu bildirerek manevi tazminat ödetilmesini istemiştir. Davalı, dilekçesinde, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir beyanda bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının kesin bir kanıtı olmamasına rağmen davacının haksız çıkar ilişkileri içinde olduğu yönünde isnatlarda bulunması nedeni ile eleştiri sınırlarının aşıldığı ve davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunun kabulü ile manevi tazminat isteminin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir. Dosya arasındaki bilgi belgelerden, davalının maliki bulunduğu arsanın gerek bakanlığın gerekse belediyenin yaptığı imar planları ile birden fazla kez imar durumunun değiştiği, en son olarak kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeni ile üzerindeki ev hakkında yıkım kararı alındığı, davalının davacının başkanı olduğu belediyeye hitaben yazdığı dilekçesinde, hakkında yıkım kararı alınan evinin bulunduğu arsanın kıyı kenar çizgisi içinde kalmadığı yönünde mahkeme kararları bulunduğu, mahkeme kararlarına idarenin uymak zorunda olduğu, bunun Anayasal bir ödev olup bu yöndeki itirazlarının geçiştirilemeyeceği, kendisine yardımcı olunmasını istediği, dilekçesinin altına da “umarım yapılan yolsuzlukların belgelerini rüşvetli suçlar kapsamında değerlendirilmek üzere Adalet Bakanlığına göndermek zorunda kalmam” biçimindeki cümleyi yazdığı, bu cümle nedeni ile davalı hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sonunda, söz konusu cümle nedeni ile eleştiri sınırlarının aşıldığı, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamına da girmediği hakaret niteliğinde bulunduğu kabul edilerek mahkumiyetine ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.