T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1345 - 2025/1672 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1345 KARAR NO : 2025/1672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 NUMARASI : 2016/44 Esas 2024/496 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1345 - 2025/1672 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1345 KARAR NO : 2025/1672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 NUMARASI : 2016/44 Esas 2024/496 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... ..AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...Ltd. şirketinin kayıt maliki, ... şirketinin işleten, ...'in sürücüsü olduğu ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından trafik sigorta poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı aracın Bolu merkez Gülyüzü Mahallesi D 100 Karayolu üzerinde yapım halinde olan yolun karşısına geçmek isteyen yaya haldeki davacıya 21/10/2015 tarihinde çarpması ile sonuçlanan trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, davacının bu kaza dolayısı ile uzun süre tedavi görüp, bir çok kez ameliyat olmak zorunda kaldığını, olayda tüm kusurun davalılara ait olduğunu, yol yapımı sırasında yeterli uyarı levhası konulmadığını, yaralanmalar dolayısı ile davacıda oluşan sürekli iş gücü kaybı için 800,00 TL, geçici iş göremezlik için 200,00 TL, tedavi ve yol giderleri için 1.000,00 TL ve 200,00 TL bakıcı giderinden oluşan maddi tazminatın tüm davalılardan ve olay nedeni ile ortaya çıkan acılarının giderilmesi amacı ile 75.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın Bolu'da meydana geldiğini ve davalının yerleşim yeri Düzce olduğu için Ankara Mahkemelerinin yetkili olmadığını, tedavi giderlerinin belirsiz alacak davası ile talep edilemeyeceğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davalının olayda kusuru bulunmadığı gibi ceza soruşturmasının devam ettiğini, davalının diğer davalı ... Şirketinin çalışanı olduğunu, sürücü belgesi olmadığı bilindiği halde işveren tarafından araç kullanmaya zorlandığını, bu nedenle sorumluluğun çalıştığı şirket ve yetkililerine ait olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İnş. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından bölünmüş yol inşaatı işi yapıldığını, yol kapatılarak ağır iş makineleri ile çalışma yapıldığını, çalışmanın ilin orta yerinde yapılması nedeni ile bu yola girilemeyeceğini herkes gibi davacının da bilmesi gerektiğini, bu durumu bile bile yolun karşısına geçmeye çalışan davacının ağır kusurlu olduğunu, taleplerin belirsiz alacak davası olarak talep edilemeyeceğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Grup…Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; kazaya neden olan aracın davalı şirket adına kayıtlı olmasına rağmen uzun süreli kiralama sözleşmesi ile davalı ... şirketine kiraya verildiği için davalı sıfatları bulunmadığını, olayda davacının ağır kusurlu olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihi için koruma sağlayan ve 290.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesinin kendileri tarafından düzenlendiğini, sorumluluklarının sigortalı ve onun sorumluluğunu üstlendiği diğer kişilerin kusur dağılım oranına bağlı olduğunu, bu nedenle kusur dağılım oranlarının belirlenmesi gerektiğini, olayda asıl kusurlunun davacı olduğunu, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre, maluliyete ilişkin raporun ATK’dan alınmasını ve tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olarak esas alınması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; olay tarihi olan 21/10/2015 günü meydana gelen trafik kazasında davacının %71 oranında sürekli maluliyeti oluşacak, 9 ayda iyileşecek ve 3 ay geçici bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, davalılardan ... Grup…Ltd. Şti’nin kazaya karışan aracı davalı ... ..A.Ş.’ye uzun süreli kiraya vermesi nedeni ile araç işleten sıfatı bulunmadığı ve bu nedenle hakkında açılan davanın reddi gerektiği, olayın meydana gelmesinde diğer davalıların %70 oranında kusurlu olduğu, davacı yararına maddi ve manevi tazminat ödetilmesi koşulları oluştuğu, ne var ki alacağın ıslah edilen kısmı yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile davalılardan ... Grup…Ltd. Şti. hakkında açılan davanın davalı sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 75.000,00 TL manevi tazminatın ... A.Ş. ve diğer davalı ...’dan 21/10/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınıp davacıya ödenmesine, 800,00 TL sürekli iş göremezlik alacağı, 200,00 TL geçici iş göremezlik alacağı, 200,00 TL geçici bakıcı gideri, 1.000,00 TL tedavi ve yol giderinden oluşan toplam 2.200,00 TL maddi tazminatın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve... İnşaat A.Ş.'den müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan alacağın tamamına davalılar... İnşaat A.Ş. ile ... yönünden 21/10/2015 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi, davalı sigorta şirketi yönünden 20/01/2016 dava tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına maddi tazminat isteğinin fazlaya ilişkin kısmının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan ...…A.Ş. vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında davalılardan ... Grup.. Ltd. Şti. ile diğer davalı ...…A.Ş. arasında yapılmış kira sözleşmesi sunulmadığı halde yerel mahkemece ... Grup A.Ş.’nin işleten sıfatı bulunmadığı kabul edilerek hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, hakkındaki dava usulden reddedilen davalı ... Grup Ltd. şirketi lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair kararın kaldırılması gerektiğini, dava konusu kazanın 21/10/2015 tarihinde meydana gelmesinden sonra davacının iyileşmesinin 9 aya kadar uzayacağı yönünde Adli Tıp Kurumu Raporu mevcut olduğunu, davacının kazadan 1,5 yıl sonra dahi tedavilerinin devam ettiğini, kazadan sonra süresi içinde eldeki davanın açıldığını, yapılan yargılama sırasında maluliyet raporları alınması amacıyla birden fazla adli tıp raporu alındığını, en nihayetinde 05/05/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunu takiben hesap raporu alınarak zararın belirlendiğini, davacı yönünden zararın öğrenilmesinin maluliyete ilişkin 2023 tarihli ATK raporu ile gerçekleştiğini, yerel mahkemece kaza tarihi esas alınarak alacağın ıslah edilen kısmı yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava konusu kaza nedeniyle yürütülen ceza yargılamasında ceza dosyasının BAM tarafından kaldırılması nedeniyle yeniden yargılama yapıldığını ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğunu, yerel mahkemenin uzamış ceza zamanaşımı süresini göz ardı etmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını, dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ...…A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacı lehine hükmedilen 70.000,00 TL manevi tazminatın yüksek olduğunu, tedavi ve yol giderinin SGK’nın sorumluluğunda olan tazminatlardan olduğunu, yerel mahkemece belirlenen %70 kusur oranını kabul etmediklerini, davacının %64 oranında malul kaldığına dair tespite katılmadıklarını, maddi tazminat tutarlarına avans faizi işletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan ... Grup…Ltd. Şti. hakkında açılan davanın davalı sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 75.000,00 TL manevi tazminatın ... A.Ş. ve diğer davalı ...’dan 21/10/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınıp davacıya ödenmesine, 800,00 TL sürekli iş göremezlik alacağı, 200,00 TL geçici iş göremezlik alacağı, 200,00 TL geçici bakıcı gideri, 1.000,00 TL tedavi ve yol giderinden oluşan toplam 2.200,00 TL maddi tazminatın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve... İnşaat A.Ş.'den müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan alacağın tamamına davalılar... İnşaat A.Ş. ile ... yönünden 21/10/2015 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi, davalı sigorta şirketi yönünden 20/01/2016 dava tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına maddi tazminat isteğinin fazlaya ilişkin kısmının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan ...…A.Ş. vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 21/10/2015 günü, saat 09:00 sıralarında, Bolu ili, merkez ilçesinde, davalı ... İnş. A.Ş. tarafından yürütülmekte olan yol yapım çalışmaları nedeniyle trafiğe kapatılmış bulunan D-100 numaralı devlet yolu üzerinde, Ankara istikametine doğru seyretmekte olan davalı/sürücü ... yönetimindeki, davalı ... Grup İnş. Tur. Enerji San. Tic. Ltd. Şti.ne ait olup uzun süreli kira sözleşmesi ile davalı ...A.Ş.’ye kiralanan, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, olay mahalline geldiğinde, aracın seyrine göre taşıt yolunun sağından soluna doğru geçmeye çalışan 41 yaşlarındaki davacı /yaya ...’a çarpması sonucu, davacının yaralanması ile neticelenen trafik kazasının meydana geldiği, davacının kazadan kaynaklı olarak sürekli ve geçici iş göremezlikten kaynaklı tazminat, bakıcı gideri, tedavi ve yol gideri ile manevi tazminat istemli eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemeleri yaptırılmış olup, davacı/yaya ...’ın %30, diğer davalıların ise %70 oranında kusurlu olduğu yönünde saptama yapan bilirkişi kurulu raporunun dosya kapsamına ve oluşa uygun düştüğü anlaşılmış olup, davalı ...… A.Ş. vekilinin dava konusu kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dava konusu olay 21/10/2015 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihi itibariyle 30/03/2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte bulunduğundan Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda, anılan yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklı tüm vücut engellilik oranının %64 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayacağı ve iyileşme süresi içerisinde 3 ay başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı mütalaa edilmiştir. 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmü, aynı Kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." düzenlemesi yer almaktadır. Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/4765 Esas ve 2021/7355 Karar sayılı kararı). Somut olayda, davaya konu trafik kazasının 21/10/2015 tarihinde gerçekleştiği, kazada davacının yaralandığı anlaşılmıştır. Bu durumda, eldeki davada uygulanması gereken zamanaşımı süresi, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıldır. Davacı vekili tarafından maddi ve manevi tazminat istemli dava 20/01/2016 tarihinde açılmış, somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak miktar belirtilmek suretiyle talep edilen alacak kalemi belirlenmiş, davanın kısmi ya da belirsiz alacak davası olarak açıldığı açıklanmamıştır. Bu durumda belirsiz alacak davası olarak açıldığı yönünde açıklık bulunmayan davanın kısmi alacak davası olarak açıldığının kabulü gerekmektedir. 21/10/2015 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacı vekili tarafından 20/01/2016 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talepleri yönünden kısmi dava olarak açılan davada, davacının 03/05/2024 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesindeki talepleri yönünden sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin (Covid -19 pandemisi nedeni ile duran süreler de hesaba katıldığında) dolması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımını kesen herhangi bir sebep bulunmadığı gibi, kazaya bağlı olarak davacının yaralanmasından kaynaklı artan bir maluliyet ya da gelişen durumun varlığının da söz konusu olmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesi tarafından ıslah yolu ile arttırılan taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat tutarına gelince; Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda, manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre, değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu kazanın meydana geldiği yer ve zaman, kazanın gerçekleşme biçimi ve sonuçları, ile tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın da karşılanmasını amaç edinmediği yönündeki ilkeler dikkate alındığında ilk derece mahkemesi tarafından hükmolunan manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun bir miktar olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan kanıt ve belgelerden dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Grup Ltd. Şti. tarafından davalı ... A.Ş.’ye uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı anlaşılmış olup, işleteninin de bu şirket olduğu anlaşılmıştır. Davacının, dava açarken trafik kayıt malikine husumet yöneltmesinde kusuru bulunmamaktadır. O halde, hakkında açılan dava husumet nedeniyle reddedilen davalı malik ... Grup…Ltd. Şti. lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde adı geçen davalı hakkında davanın reddi sebebi ile vekalet ücretine hükmedilmesi ve ayrıca davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre dağıtılmasında hesap hatası yapılması doğru görülmediğinden davacı vekilinin ret vekalet ücreti ile yargılama giderlerine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... ..A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair istinaf sebeplerinin reddi ile vekalet ücreti yönünden istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında davalı ... Grup …Ltd Şti. lehine takdir edilen vekalet ücretinin hüküm fıkrasından çıkartılması ve yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre dağıtılmasındaki hesap hatasının düzeltilmesi suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmesine dair hüküm tesis edilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle I-Davalı ... Yapı…A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 02/07/2024 tarihli, 2016/44 Esas - 2024/496 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, buna göre; 1-) Davacı ... Grup İnşaat Turizm Enerji Sanayi Limited Şirketi hakkındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalı sıfatı (husumet) yokluğu nedeniyle reddine, 2-)Manevi tazminat talebi yönünden; 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar... İnşaat A.Ş. ve ...'dan 21/10/2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faiziyle birlikte alınıp davacıya ödenmesine, 3-)Maddi tazminat talebi yönünden; 800,00 TL sürekli iş göremezlik alacağı, 200,00 TL geçici iş göremezlik alacağı, 200,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.000,00 TL tedavi ve yol giderinden oluşan toplam 2.200,00 TL maddi tazminatın davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve... İnşaat A.Ş.'den müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, Hüküm altına alınan alacağın tamamına davalılar... İnşaat A.Ş. ile ... yönünden 21/10/2015 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi, davalı sigorta şirketi yönünden 20/01/2016 dava tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına, 4-)Maddi tazminat isteğinin ıslah edilmek suretiyle arttırılan kısmının zamanaşımı nedeniyle reddine, 5-)Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 263,68 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 38.919,00 TL toplamı 39.182,68 TL'den mahsubu ile artan 38.755,08 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-)Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 5.123,25 TL peşin harcın davalılar... İnşaat A.Ş. ve ...'dan tahsili ile hazineye ödenmesine, 7-)Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 456,80 TL'nin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve... İnşaat A.Ş.'den müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 8-)Maddi tazminat davası yönünden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve... İnşaat A.Ş.'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-)Maddi tazminat davası yönünden davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve... İnşaat A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' uyarınca hesaplanan 2.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 10-)Manevi tazminat davası yönünden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar... İnşaat A.Ş. ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11-)Maddi ve manevi tazminat talebi, davalı sıfatı yokluğu nedeni ile reddedilen ...….Ltd. Şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-)Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 1.372,58 TL, bilirkişi ücreti 8.750,00 TL ve 1.070,00 TL ATK masrafı olmak üzere toplam 11.192,58 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 10,80TL’sinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve... İnşaat A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, 13-)Davalı ... tarafından yapılan 1.500,00 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 1.498,55 TL'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine, 14-)Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN III-Davalı ...…A.Ş.’den alınması gereken 5.273,53 TL harçtan peşin alınan 1.318,60 TL’nin mahsubu ile bakiye 3.954,93 TL istinaf karar harcının adı geçen davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, IV-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, V-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine, VI-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yatırılan 470,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, VI-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, VII-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip Bu belge, 5070 sayılı kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.