Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/21551 E. , 2024/14312 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/21551 Karar No : 2024/14312 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ge
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/21551 E. , 2024/14312 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/21551 Karar No : 2024/14312 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı gibi, davalı idare tarafından davacının savunmasının istenildiği, savunma istem yazısının davacıya 27/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve savunma istem yazısında davacıya savunmasını vermesi için tebliğ tarihinden itibaren 7 gün süre verildiğinin belirtildiği, davacıya savunma yapması için savunma istem yazısının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün süre verilmiş olmasına rağmen, henüz bu süre sona ermeden ve davacı tarafından savunma verilmeden dava konusu işlemin tesis edildiği, dolayısıyla davacının savunma hakkının ihlal edildiği ve savunma alınmadan dava konusu işlemin tesis edilemeyeceği, bu durumda, henüz davacının savunma süresi dolmadan ve davacı tarafından savunma verilmeden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, hukuka aykırılığı Mahkeme kararıyla ortaya konulan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin, istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idare tarafından tesis edilen savunma istem yazısına konu savunma verilmesine yönelik öngörülen yedi günlük süre dolmadan ve davacıdan savunma alınmadan dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakla, usuli eksikliğin dava konusu işlem yönüyle de esaslı bir hukuka aykırılık sebebi teşkil ettiği ve dava konusu işlemi hukuka aykırı kıldığı anlaşılan bu usuli eksiklik mevcut iken kararda işin esasına ilişkin başkaca gerekçeye yer verilmesinin yargılama usulüyle bağdaşmayacağı belirtilerek İdare Mahkemesinin maddi olayın esasına ilişkin gerekçesinin karardan çıkarılması suretiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 375 sayılı KHK’nın geçici 35/B maddesi kapsamında işlem tesis edilebilmesi için kişinin terör örgütü ile olan bağının mutlaka terör örgütüne üyelik veya mensubiyet seviyesinde olması gerekmemekte, iltisak veya irtibatının bulunmasının yeterli sayıldığı, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasına yansıyan hususlar dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat, iltisak ve mensubiyet düzeyinde ilişkisinin olduğu şeklindeki değerlendirmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, Anayasa'yla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda verilere ulaşılan davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, tesis edilen işlemin tüm yönleriyle hukuka uygun olduğu iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden onanması, parasal ve özlük haklara ilişkin kısmı yönünden ise bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: TEMYİZE KONU KARARIN, DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE HÜKMEDİLMESİNE İLİŞKİN KISMI YÖNÜNDEN DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ: Hukuki Değerlendirme: Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Daireleri kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. TEMYİZE KONU KARARIN, KAMU GÖREVİNDEN ÇIKARMA İŞLEMİ NEDENİYLE DAVACININ YOKSUN KALDIĞI ÖZLÜK VE PARASAL HAKLARININ YASAL FAİZİYLE BİRLİKTE ÖDENMESİNE İLİŞKİN KISMI YÖNÜNDEN; Hukuki Değerlendirme: Temyize konu Mahkeme kararının, davacının savunmasının alınmaması gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak Dairemizce onama kararı verilmiş olmasının, davacının doğrudan kamu görevine başlatılması sonucunu doğurmayacağı, usulüne uygun olarak savunması alındıktan sonra davacı hakkında yeni bir işlem tesis edilebileceği göz önüne alındığında, bu aşamada davacının parasal hak kaybının tazminine hükmedilemeyeceğinden, Mahkeme kararının "davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesi"ne ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA kesin olarak, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun davacının savunmasının alınmamış olması sebebiyle gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dairemiz kararı bozma yönünde olmakla davacının savunma süresi dolmadan ve davacı tarafından savunma verilmeden işlem tesis edilmiş olması işlemin özelliğine yargılama safhalarına bakılmaksızın doğrudan iptal sebebi olarak değerlendirilmiştir. Haklar toplumsal barış ve düzeni sağlama amacıyla bireysel haklar ile kamusal haklar arasındaki dengenin gözetilmesi ile var olup yasalarca korunmaktadır. Bu bağlamda somut olay düzleminde savunma hakkı kavramı idare hukuku açısından değerlendirildiğinde tek yanlı işlem tesis etme yetkisine sahip idarelerin davacıdan kaynaklanan bir sebep ile aleyhe bir işlem tesis etmeden önce bilgisine başvurma (savunma) veya iddialara karşı haklı sebeplerin varlığının ileri sürülerek bu beyanların değerlendirilmesi ile idarenin işlem tesisinden vazgeçmesi ihtimalinin idarece değerlendirilmesinin sağlanması amacını taşımaktadır. Savunma hakkı geniş anlamda değerlendirildiğinde, kamu görevlisi aleyhine idare tarafından işlem tesis edilmesi halinde bu eylem ve işlemlere karşı kendisini korumak için yasal yollara başvurması veya yasal imkânlardan faydalanmasıda bu hak kapsamındadır. Diğer bir anlatımla idareye itirazda bulunma, yargı yoluna başvurmak, yargılama safhasında usul hükümleri doğrultusunda cevap verme açıklamalar yapma, duruşma taleb vs işlemlerle gerçekleştirilmek suretiyle kullanılabilmektedir. Zaman bakımından işlemden önce alınması gerekli olan savunmanın yargılama safhasında giderilmek suretiyle beklenen hukuki koruma ve faydanın gerçekleşmesi de mümkün olmakla, sonradan giderilebilecek eksiklik niteliğindedir. Bu bağlamda davacının işlem tesisinden önce savunmasının alınması gerekli ise de alınmaması bizatihi işlemi sakatlayan bir unsur olarak değerlendirilemeyecektir. Zira idare dava dilekçesinin kendisine tebliği ile işlemi geri alma, iptal etme hak ve yetkisine sahip olmakla dar anlamda savunmayı değerlendirmiş olacaktır. Diğer durumlarda yargılamanın usul hükümleri doğrultusunda gelişen sürecinde işleme yönelik hertürlü savunma yani maddi olayın gerçekliğine veya hukuka uygunluğuna dair iddia ve deliller taraflarca sunulabileceği gibi idari yargılama usulü kanunun resen araştırma ilkesi olarak tanımlanan 20. Madde düzenlemesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir“ kuralı doğrultusunda yargı yerlerince işlemin hukuka uygunluğu denetleneceğinden savunma ile sınırlı olmayan inceleme sonucu karar verilecektir. Diğer yandan, kamu hizmetlerinin devamlı ve sağlıklı bir şekilde yürütülmek zorunluluğu karşısında kamu menfaati ile kişi haklarının dengelenmesi adaletin gereği olmakla savunma hakkının bizatihi belli bir zaman diliminde kullandırılmamış olması sebebiyle işlemin iptal edilmesi durumunda kamu hizmet ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi sonucunu doğuracak bir karar ortaya çıkacak olması kamu hak ve güvenliğinin korunmaması sonucunu doğuracaktır. Zira her hak gibi Savunma hakkı da , başkalarının haklarının ve güvenliğinin korunmasıyla dengelenmesi tarafsız yargılamanın bir gereğidir. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin uygulanmasında da işlemlerin tesisi ve yargı safhaları bütün olarak değerlendirilmek suretiyle usule aykırılıkların yargılamanın ileri aşamalarında giderilip giderilmediği gözetilmesi gerektiği yönündedir. (AİHM, bir aşamadaki kusurun sonraki bir aşamada telafi edilebileceğini belirtmektedir) Dava konusu olayda da savunma hakkı "adil yargılanma hakkı" ilkesi doğrultusunda yargı safhasında kullanılmaya ve giderilmeye açık olmakla ve bu ilke aynı zamanda "makul sürede yargılamanın sona erdirilmesini" de kapsamakla işlemin iptali yargılamayı zaman ve ekonomik açıdan zarara uğratacağı gibi hukuki bir yarar sağlamayacağından, bu hakkın yargılama safhasında giderilmesi hususu ile birlikte dosyanın esastan inceleme yapılmak üzere bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.