12. Ceza Dairesi 2023/5073 E. , 2024/215 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412
**12. Ceza Dairesi 2023/5073 E. , 2024/215 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2015 tarihli 2014/234 - 2015/232 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 9000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2015 tarihli 2014/234 - 2015/232 sayılı kararının sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli 2017/4673 esas 2019/585 karar sayılı kararı ile; "Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçla seyir halindeyken, yolun karşısına geçmek için kaplama içerisinde durup aracın geçmesini bekleyen katılanın başına, aracının açık olan ve yan tarafında bulunan kasa arka kapısının geriye doğru hareket ederek çarpması neticesinde yaşamsal tehlike oluşturacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, katılanın başından ağır şekilde yaralanması sebebiyle konuşamaz ve konuşulanları algılayamaz durumda olduğu, kendi işlerini takip edemediği gerekçesiyle hakkında kısıtlılık kararı verildiği, 04.03.2015 tarihli oturumda mevcut durumunun mahkemece gözlemlenerek tespit edildiği değerlendirildiğinde, yaralanmasının TCK'nın 89. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen nitelikte olup olmadığının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumuna sevki ile rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik soruşturma ile hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli 2019/164 E. 2023/150 K. Sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 8000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 10 ay geri alınmasına karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.06.2023 havale tarihli ve 2023/61682 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1.Eksik inceleme ile lehe hükümler uygulanması gerekirken ceza tayinine gidilmesinin hatalı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, 2.Mahkemece, sanığın daha önceden aldığı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ihbarda bulunulmasına, 3.Sürücü belgesinin geri alma süresinin fazla olduğuna ilişkindir. B.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü "Mahkememizin 04/03/2015 tarih ve 2014/234 Esas 2015/232 karar sırasına kaydedilerek yapılan yargılama sonunda sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği, sanık müdafii ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nın temyiz etmesi sonucunda Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15/01/2019 tarih ve 2017/4673 Esas 2019/585 sayılı kararı ile bozulmuş olmakla bozma ilamına uyularak yukarıda belirtilen esasına kaydı yapılmak suretiyle yapılan yargılamaya, toplanan delillere sanık savunması, katılan beyanı, kolluk tutanakları, adli sicil kaydı, nüfus kayıt örneği ve tüm dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu'nun 27/11/2014 tarihli kusur durumunu belirtir raporuna göre sanığın asli kusurlu, katılan ...'in tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, 03/02/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun sonuç kısmında "...1-Epilepsi ve ileri kagnitif/mental tutulumla karakterize klinik durumunun iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık niteliğinde OLDUĞU, 2-Konuşma fonksiyonlarındaki etkilenmenin konuşmasında sürekli zorluk niteliğinde OLDUĞU, 3-Sağ üst ekstremitedeki fonksiyonel kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde OLDUĞU..." şeklinde olduğunun, buna göre sanığın asli kusurlu olarak katılanı adli tıp kurumu raporunda belirtildiği şekilde yaraladığı anlaşılmakla TCK'nın 89/1 maddesi gereğince belirlenen temel ceza, katılanın iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle TCK'nın 89/3-a maddesi gereğince bir kat arttırılmak suretiyle cezası tayin olunmuş, bu nedenle TCK'nın 89/2-a ve TCK'nın 89/2-c maddeleri uyarınca artırım yapılmamış, katılanda mevcut yaralanmalar temel cezanın tayininde dikkate alınmıştır." şeklindedir. 2.Kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın idaresindeki araçla seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde açık olan kamyonet kapağının karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'a çarpması şeklinde gerçeklen olayda, sürücü ...'ın ... hızını aracın yük ve teknik özelliğine ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak ve yükü karayoluna dökülecek şekilde yüklemek kuralını ihlal ettiği, yaya ...'un yola birdenbire çıkmak kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir. 3.17.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda , sanığın asli, katılan yayanın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 4.Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 27.11.2014 tarihli raporda kusur dağılımı; "A- Sürücü ... yönetimindeki firigofirik kasalı kamyonetin kasa arka kapısını emniyetli biçimde kapattığından emin olmadan seyre çıkıp, seyri esnasında arka kapının kendiliğinden açılmasıyla aracın yan tarafında trafikte tehlike arz edecek şekilde seyrettiği esnada, yoldan karşıya geçmekte olan ve aracının geldiğini görüp kaplama içerisinde geçmesini beklemekte olan müşteki yayanın başına açık olan ve geriye doğru hareketlenen kapının çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurludur. B- Yaya ..., can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kaplama içerisinde bulunup, solundan gelen ve geçmesini beklediği kamyonetin, açık olan arka kasa kapısının geriye hareket ederek başına çarpması sonucu meydana gelen olayda, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle tali kusurludur." şeklindedir. 5.Sanığın bozma sonrası savunması "Olay tarihinde 06 HMZ 11 plakalı aracımla seyir halindeydim, müşteki ... aracını cadde de ikinci sıraya park etmişti, kendisi tam orada lokanta da paket servisi yapıyordu, ben ikinci şeritte seyir halindeydim, kendisi aracı henüz park etmiş, aracın başında bekliyordu, karşıya lokantaya geçecekti, bende ikinci şeritte park halinde olan aracı görünce en sol şeride manevra yapmak zorunda kaldım, manevra yaptığımda aracın arka kapağı aniden açıldı ve kendisine çarpmış, ben aracını ikinci şeride park ettiğini görünce ani manevra yaptığım için arka kapı açıldı ve o şekilde kendisine çarpmış, olayın olduğu yerde ben ışıklardan yeni geçmiştim, 50 metre kadar ileri gidebilmiştim, hızım en fazla 40 km civarındadır, üzerime atılı suçlamayı kabul etmem, ayrıca olay yerini görüntüleyen kamera kayıtları da mevcuttur, orada bulunan İşbankası Elmadağ Şubesinden olay gününü gösterir kamera kayıtlarının da istenmesini talep ederim, hakkımda lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederim," şeklindedir. 6.Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05.11.2014 tarihli raporda, ...'un yaşamını tehlikeye sokan, hayat fonksiyonlarını orta (3) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir. 7.Adli Tıp Kurumu İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 03.02.2022 tarihli raporda katılanın yaralanmasının "...1-Epilepsi ve ileri kagnitif/mental tutulumla karakterize klinik durumunun iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık niteliğinde OLDUĞU, 2-Konuşma fonksiyonlarındaki etkilenmenin konuşmasında sürekli zorluk niteliğinde OLDUĞU, 3-Sağ üst ekstremitedeki fonksiyonel kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde OLDUĞU..." belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1.Eksik inceleme ile lehe hükümler uygulanması gerekirken ceza tayinine gidilmesinin hatalı olduğuna, Dosya içeriğine göre gündüz vakti meskun mahalde sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken, yolun karşısına geçmek için kaplama içerisinde durup aracın geçmesini bekleyen katılanın başına, aracının açık olan ve yan tarafında bulunan kasa arka kapısının geriye doğru hareket ederek çarpması neticesinde sanığın asli kusurlu olarak katılanı iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık niteliğinde yaralanmasına neden olduğu olayda mahkemece mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, Mahkemece "Sanık hakkında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde müsnet suçu işlediği anlaşılmakla yasal olarak mümkün olmadığından" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de sanığın katılanın zararını gidermediği ve şartları oluşmadığı anlaşıldığından 231 inci maddenin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Mahkemece, sanığın daha önceden aldığı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ihbarda bulunulmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarda denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağının düzenlenmesi ve atılı suçun taksirli bir suç olması karşısında, sanığın adli sicil kaydında bulunan Elmadağ Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş 2012/180 Esas, 2013/139 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararına ihbarda bulunulamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Sürücü belgesinin geri alma süresinin fazla olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği husunun hakimin takdirinde bulunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Katılan vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A-3) numaralı bentte açıklanan nedenle Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli 2019/164 E. 2023/150 K. sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün onuncu paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.