20. Hukuk Dairesi 2011/16683 E. , 2012/4768 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü 225 ada 125 parsel sayılı 16806.69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çamlık, çalılık ve kayalık…
**20. Hukuk Dairesi 2011/16683 E. , 2012/4768 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü 225 ada 125 parsel sayılı 16806.69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çamlık, çalılık ve kayalık niteliğinde Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı, taşınmazın bir bölümünün kendisine ait tarım alanı olduğunu ileri sürerek dava açmış, katılanlar ise kalan bölümlerinin kendilerine ait olduğunu iddia etmişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4542.02 m2lik bölümünün katılan ..., (B) harfi ile gösterilen 5130.24 m2'lik bölümünün ½’şer payla katılanlar Abdullah ve ..., (C) harfi ile gösterilen 7134.43 m2'lik bölümünün davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacı ile katılan gerçek kişiler yararına toprak kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür. Şöyle ki; dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazın % 25 eğimli olduğu, teraslanarak eğimin düşürüldüğü, davacı ve katılanlar tarafından üzerinde bulunan delicelerin aşılanması suretiyle faydalanıldığı anlaşılmaktadır. Çam, ladin, gürgen, meşe, kayın gibi ağaçlar asıl orman ağacı olmakla birlikte, meyveli-meyvesiz fıstık çamı, palamut meşesi, aşısız kestane, kavak, söğüt, kızılağaç, akasya, okalüptüs ağaçları, aşılı ve aşısız zeytinliklerle, yabani veya aşılanmış fıstık, sakız ve sakız nevileri olan menengiç, buttun, yabani sakız, (mezdeki sakız) adi sakız, filistin sakızı ve harnup ağaçları da orman örtüsüdür. Bu gibi yerler 6831 sayılı Yasanın 1/I maddesi gereğince toprağıyla birlikte orman sayılır. 6831 sayılı Yasanın 1/J maddesinde “funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte, maddenin karşı anlamından orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık, fundalıklarla örtülü yerlerin orman sayılacağı açıktır. Teraslama ve hafriyatla taşınmazın eğiminin düşürülmesi taşınmazın gerçek niteliğini değiştirmez. Bilimsel yönden eğimi % 12’nin üzerinde olan taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşıdığı kabul edildiği