10. Hukuk Dairesi 2023/4105 E. , 2024/12696 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/389 E., 2021/970 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/346 E., 2018/482 K. Taraflar arasında, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar veri…
**10. Hukuk Dairesi 2023/4105 E. , 2024/12696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/389 E., 2021/970 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/346 E., 2018/482 K. Taraflar arasında, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekilleri ile fer'i müdahil ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalılar vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşılmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nin eşi, küçükler ... ve ...'in babası, ...'in oğlu, ... ve ...'ın kardeşi olan ...'in 17.06.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, kazanın, Karşıyaka Belediyesine bağlı taşaron şirket olan ... İnş. Ltd. Şti.'nin ... Mah. 1830 Sk. No:3 Karşıyaka/İzmir adresindeki bina önünde ağaç budama çalışması yaparken elektrik çarpması sonucunda hayatını kaybetmesi şeklinde meydana geldiğini, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2015/9942 no ile açılan hazırlık soruşturmasında yapılan bilirkişi incelemeleri sırasında gerekli iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tedbirlerin alınmadan çalışma yapıldığının ve meydana gelen kazada, sokak içerisinde ağaç budama işi yapılmasına, ağaçların enerji nakil hatlarına temas etmesine ve hattın enerji nakil hatlarına çok yakın olmasına rağmen, gerekli tedbirlerin alınmadığı, enerji nakil hatlarındaki enerjinin koordinasyon yetersizliği nedeniyle tamamen kesilmediği, enerji kesildikten sonra gerekli kontrollerin yapılmadan çalışmalara izin verildiği ve çalışmaların denetlenmediğinin tespit edildiğini, yine mezkur rapor ile kazanın meydana gelmesi sebebiyle oluşan zararda ... Sistem Bilişim Ltd. Şti. ile birlikte bu şirketin yetkili elektrik teknikeri ... , elektrik teknisyeni ... ..., yetkilisi ve işveren vekili ... 'ın ve Karşıyaka koordinatörü ... 'nın ve kazazede işçinin işvereni ... İnş. Ltd. Şti.'nin yetkilisinin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, öte yandan ... İnş. Ltd. Şti., ... Sistem Bilişim Ltd. Şti., ... ve Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin de kusurları olup olmadığına bakılmaksızın kanun gereği müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkillerinin müteveffanın ölümü ile maddi ve manevi olarak onun desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ederek; fazlaya ilişkin kısmı için dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ... ...’in eşi ... için 1.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi, kızı ... ve oğlu ... için 1.000 TL'şer maddi ve 150.000 TL'şer manevi tazminat, babası ... için 50.000 TL, kardeşleri ... ve ... için 25.000 TLşer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamında eşin maddi tazminat istemini 230.492,35 TL'ye, çocuk ... için 41.001,14 TL'ye, çocuk 40.131,32 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davanın müvekkili idare yönünden husumet nedeni ile reddi gerektiğini, husumetin Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, esas yönünden 1830 Sk. No:3 adresinde budanacak ağaçların tek tek Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. yetkilisi ... 'a şefleri ... tarafından gösterildiğini, ağaca temas eden tellerin elektriklerinin kesilmesinin talep edildiğini, elektriğin kesilmesi işleminin olay mahallinde Gediz A.Ş. yetkilisi teknisyen ... tarafından gerçekleştirildiğini, ... 'un elektrik kesme işleminin tamam olduğunu ekiplerine ve olay mahallindeki Gediz A.Ş. diğer yetkilisi trafo merkezi görevlisi ... ...'a bildirerek olay yerinden başka bir görev yerine ayrıldığını, Belediye ekiplerince budama işlemine başlanılması öncesinde Gediz Elektrik A.Ş. yetkilisi ustabaşı ... ile ekipleri tarafından telefon görüşmesi yapılarak elektriğin kesildiğine dair teyit alındığını, bununla da yetinilmeyip apartmandaki vatandaşlara sözlü olarak elektriğin kesik olup olmadığının sorulduğunu, onlardan da gelen olumlu cevap üzerine budama işlemine başlanıldığını, ilk 2 ağaç budandıktan sonra 3. ağaca başlandığını, ağacın elektrik tellerine yoğun nüfuz ettiği kısma gelindiğinde ise elim olayın yaşandığını, kaza olayını takiben olay mahallinde trafo merkezinde bulunan Gediz A.Ş. yetkilisi ... ... tarafından aranan diğer yetkili ... 'un olay yerine kaza sonrasında intikal ettiğini, olayın seyrinden anlaşılacağı üzere elektriği kesmekle görevli kurum olan Gediz A.Ş.'nin ağır ihmal ve kusuru ile kazanın meydana geldiğini savunarak davanın husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile müteveffanın, Karşıyaka Belediye Başkanlığının yüklenici firması olan ... İnş. Ltd. Şti. çalışanı olup ücret ve sigortasının bu şirket tarafından yatırıldığını, aralarında üst işveren - alt işveren ilişkisinin olduğunu, ayrıca söz konusu hatların bakım ve onarımının ... Sistem Bilişim Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, bu nedenle davanın sadece adı geçen yüklenici firmalar ve Belediye Başkanlığı aleyhine açılması gerekirken şirketleri aleyhine de açılması nedeni ile şirketleri yönünden davanın husumet yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın müvekkili yönünden husumet nedeni ile reddi gerektiğini, ayrıca davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, esas yönünden ise mütevaffanın işvereninin, Karşıyaka Belediye Başkanlığının yüklenici firması ... İnş. Ltd. Şti.'nin ağaç kesimi ve buna bağlı elektrik kesintisi için şirketlerinin Karşıyaka ilçe yöneticiliğine resmi olarak başvurması, başvurunun incelenmesi ve onayını müteakiben 48 saat öncesinden kesinti ilanı duyurularak, teçhizatın enerjisinin ilanda belirtilen saat aralığında arıza - onarım - bakım işleri yüklenicisi ... Sistem Bilişim Ltd. Şti. tarafından kesilmesi gerektiğini, bu prosedüre uyulmadan, şirketlerinin bilgisi dışında yapılan işlem ve meydana gelen elim kazadan ... İnş. Ltd. Şti., ... ... ve ... 'un kusurlu olduğunu, şirketlerinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı ... Sistem Bilişim Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile müvekkili yönünden davanın dayanağının olmadığını, İş Mahkemesinin görevli olmadığını, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, olayla ilgili ceza davası mevcut olup sonucunun beklenmesi gerektiğini, ceza yargısında tespit edileceği üzere, müvekkilinin kusurunun olmadığını, bu nedenle davayı kabul etmediklerini, kaldı ki; istenen rakamların son derece fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını savunarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir. 4.Davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile müvekkili şirketin Karşıyaka Belediyesinin park ve bahçe işini ihale usulü olarak 2015 yıllının Nisan ayında teslim aldığını, müteveffanın 11.05.2015 tarihinde işe başladığını, Karşıyaka Belediyesinin park ve bahçe işi ihale usulü yapıldığı için en son ihaleyi müvekkili firmanın kazandığını, ... gibi daha önceki firmada çalışan işçilerin tamamı kalifiye ve eğitimli elamanlar olduğu için işçilerin tamamının müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiklerini, müteveffanın her ne kadar müvekkili şirkette 11.05.2015 tarihinde işe başlamışsa da yaklaşık 12 yıldır bu işi yaptığını, yani kalifiye ve eğitimli bir elaman olduğunu, müvekkili şirketin önceliğinin çalışanların iş güvenliğini sağlamak ve onları mağdur etmemeye çalışmak olduğunu, bu sebeple işçilerin sürekli denetlendiğini, ilgili güvenlik kontrollerin sağlandığını, hatta şirketin Ege Bölgesi sorumlusu ...'nın sürekli işçilerin başında kontrolleri sağladığını, müvekkili şirketin söz konusu olayda herhangi bir kusur veya sorumluluğunun bulunmadığı gibi, şirketlerinin olayın bizzat mağduru durumunda olduğunu, Gediz Elektrik A.Ş.'nin yeraltında konumlandırması gereken elektrik tellerini yeraltına konumlandırmadığı gibi, ağaç dallarına temas eden elektrik tellerinin kesilmesine yönelik olarak yürütülen çalışma sırasında elektriğin kesilmesi işlemini gerçekleştirmede dahi tedbirsiz ve dikkatsiz davrandığını, bu çalışma esnasında şirketlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından eksiklik ya da kusurunun bulunmadığını, yüksekte çalışırken güvenlik açısından kullanılması gereken tüm malzemelerin eksiksiz olarak kullanıldığını, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile alınan 20.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda görgü tanığı olan mahalle sakinlerinin beyanlarında ölen ...'in ellerinde eldiven, başında baret ve belinde vincin üstünde (sepette) kendisine bağlı kemerin olduğunu beyan ettiklerini ve bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, kazaya neden olan unsurların Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. çalışanlarının sorumluluğunda olan sokağı besleyen elektriğin güvenli bir şekilde kesilmemesi, enerji kesildikten sonra gerekli kontrollerin yapılmaması, ekiplerinin güvenli çalışmalarına neden olan; "çalışabilirsiniz, elektrik kesilmesi tamamdır" şeklinde bizzat ve telefon kayıtlarında geçen sözleri olduğunu, olayda asıl kusurlu olanın gerekli tedbir ve kontrolleri yapmadan enerji hatlarını eksik kesen Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 5. Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... vekilinin ihbar talebi üzerine dosyadan haberdar olduklarını dava dosyası kapsamında müvekkiline %5 oranında kusur verilmiş olması nedeniyle fer'i müdahil olarak kabul edilmesini, müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kaza olayının 17.06.2015 günü sabah 10:15 sıralarında ... İnşaat firmasında işçi olarak çalışan maktül ...'in, ziraat mühendisi ...'un talimatı üzerine aynı firmada çalışan işçi arkadaşı ... ile birlikte kabinli vinç aracı ile 1830 Sokak üzerinde bulunan ve önceden belirlenen elektrik telllerine değen ağaçların budama işini yapmak için kaza mahalline gittikleri, elektriğin kesilmesi için maktül ... Çekmezler'in, Gediz Dağıtım AŞ'nin taşeronu olan ... Ltd. Şti. Firmasının sahadaki bakım onarım ve arıza sorumlusu ... 'u telefonla arayarak budama yapılacağını ve elektriği kesmesini istediği ve ... ve aynı firma çalışanı elektrik teknisyeni ... ...'ın 1830 Sokak başına gelerek kesilecek ağaçları gördükleri ve buradaki elektrik diğereğini besleyen 1232 no.lu trafodan elektriği kestikleri ve burada trafo başında beklemeye başladıkları, bu arada ağaç kesim ekibi çevreden elektriğin kesilip kesilmediğini sordukları, sonuçta elektriğin kesik olduğu teyidini alarak çalışma yapmak üzere bom yardımıyla ağaçları kesmek istedikleri, ancak sokaktaki direklerin iki ayrı trafodan beklendiği için ağaç kesimi yapılan yerdeki direğin diğer 1590 no.lu trafodan beslendiği ve buranın elektriği kesilmemiş olmasından dolayı kazalı ...'in ağaç dallarını kesme hızarı ile çıkmış olduğu bom üzerinden budama işlemini yapmak istediği anda elektiriği kesilmeyen 1590 trafodan beslenen elektrik tellerine teması sonucu elektrik akımına kapılarak vefat etmiş olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce kaza olayı nedeniyle 3 kişilik bilirkişi heyetinden 21.06.2016 tarihli asıl, 10.12.2016 ve 24.10.2017 tarihli ek kusur raporları alınmış olup, bu raporlar ile alt İşveren ... İnş. Tem. Gıda Nak. Py. Özel Güv. Şirketinin % 20, şirket yetkilisi ... As’ın % 5, Karşıyaka Belediye Başkanlığının % 10, Karşıyaka Belediyesinde Ziraat Mühendisi ...’un % 5, Gediz Elektrik A.Ş. alt taşeronu ... Sistem Bilişim İnş.Taah. Tic.Ltd.Şti.nın %25, ... Sistem Bilişim İnş.Taah. Tic.Ltd.Şti. Şirket Yetkilisi ... ’ın %5, Koordinatör Mühendis ... 'ın %5, Elektrik Teknisyeni ... ’un %10, Gediz elektrik A.Ş.nin %10, kazalı ...'in olayda % 5 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.09.11.2018 havale tarihli hesap bilirkişi raporuna göre; davacı ...'in destekten yoksun kalma zararının 230.492,35 TL, davacı ...'in destekten yoksun kalma zararının 41.001,14 TL, davacı ...'in destekten yoksun kalma zararının 40.131,32 TL olduğu belirlenmiştir. Davacılar vekili, bilirkişi ek raporu doğrultusunda davayı ıslah etmiştir. Bu ilkeler ışığında, kusur durumu, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü dikkate alınarak davacıların manevi tazminatı talebinin kısmen kabulü ile eş ... için 100.000,00 TL, çocuk ... ve çocuk ... için 75.000,00'er TL, baba ... için 20.000,00 TL, kardeşler ..., ... için 10.000,00'er TL manevi tazminatın kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle Maddi tazminat istemlerinin tam kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne dair karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davalılar ve fer'i müdahil tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sadece davalıların istinaf istemleri değerlendirilerek davalıların istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili; Elektirik tellerini zemin altına almayan diğer davalı ... Elektirik Şirketinin tam kusurlu olduğunu, aynı zamanda ağaç budama işinde GDZ Elektirik ve ...'ın dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ile işçinin elektriğe kapılmasına sebep olduklarını, Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada müvekkillerine kusur verilmediğini, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin kendisine atfedilen kusurla sınırlı sorumlu tutulması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili davacılar desteğinin müvekkili işçisi olmadığından genel mahkemelerde yargılamanın yapılması gerektiğini, müvekkilinin iş kazasında kusurunun olmadığını, dava konusu olay ... ve ... dolayısıyla ... Şirketi kusuru ile meydana geldiğini, müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi raporlarında müvekkil şirkete %10 kusur atfedildiğinden bu kusurla sınırla sorumluluğuna hükmedilmesi yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... Sistem Bilişim İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili; ceza dosyasının hükme esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin işveren sıfatı taşımadığını, tedbir alması gerekenlerin asıl işveren belediye ve alt işveren ... Şirketi yetkilileri olduğunu, özetlemek gerekirse, iş ağaç budama işidir ve işveren ise belediye ile onun altişvereni ... Şirketinin açıkça görüleceği üzere davaya konu iş kazasının meydana geldiği olayda müvekkil şirket ... ile yetkilisi müvekkil ... 'ın ne işverenlik sıfatı ne de talimat verme yetkisi bulunmadığını, tazminatlardan kusur oranında sorumluluğa gidilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı ... İnş. Tem. Gıda Nakliyat Peyzaj Özel Güv. Ltd. Şti. vekili; müvekkil şirket kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirerek, işçilerine iş güvenliği konusunda çok hassas davranmışlardır. Dosya da mevcut tanık beyanlarıyla dikkate edileceği üzere işçinin üzerinde baret, kemer gibi malzemeler vardır. Keza ... müvekkil firmadan önce ki firmalarda da bu görevi yapmakta idi. Yani kalifiyeli bir çalışandır. Kazanın meydana gelmesine sebep olan elektriklerin kesilmemesi hususunda ise dava sürecinde alınan bilirkişi raporlarında ifade edildiği gibi bu hususta Gediz Elektrik AŞ ile ... şirketinin müteselsil sorumlu oldukları, Karşıyaka Belediyesi yetkilisi ..., olayın meydana geldiği esnada görev yerinde bulunmakta olup sorumluluk kendisine ait olduğu, Elektrik kesintisinin yapılması gereken yerde bulunan budanacak ağaçlar tek tek ... tarafından Gediz A.Ş yetkilisi ... 'a gösterilmiş olup, elektriğin kesilmesi işlemi ve elektriğin kesildiği yönündeki onay da ekiplerimize ve Gediz A.Ş'nin bir diğer yetkilisi olan ... ...'a ... tarafından bildirildiğini, tüm bunlar göstermektedir ki elektrik kesintisine dair bilgi akışı, onay ve talimat Gediz A.Ş ve Karşıyaka Belediyesinin yetkilileri arasında gerçekleştiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalanların tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Fer'i müdahil ile ilgili 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66 ncı maddesinde; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, aynı Kanun'un 68.maddesinde; müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder, düzenlemeleri yer almaktadır. 2.Temyiz hakkı ile ilgili olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361 inci maddesinde; Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabileceği düzenleme altına alınmıştır. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 nci maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. 2. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hukukî dinlenilme hakkı, sadece belli bir yargılama için ya da yargılamanın belli bir aşaması için geçerli olan bir ilke değil, tüm yargılamalar için ve yargılamanın her aşamasında uyulması gereken bir ilkedir. Bu çerçevede gerek çekişmeli ve çekişmesiz yargı işlerinde gerekse bu yargılamalarla bağlantılı geçici hukukî korumalarda, icra takiplerinde, tahkim yargılamasında, hatta hukukî uyuşmazlıklarla ilgili yargılama dışında ortaya çıkan çözüm yollarında, her bir yargılama, çözüm yolu ve uyuşmazlığın niteliğiyle bağlantılı şekilde hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalıdır. 3.Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddianın ileri sürülmesi, savunmanın yapılabilmesi ile delillerin eksiksiz olarak toplanılıp tartışılabilmesi öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan, davaya bakılamaz, yargılama yapılamaz. 4. Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın çıkarıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal dinlenme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur. 5. Öte yandan hukuk doktrininde "atlamalı temyiz yolu" olarak adlandırılan istinaf başvurusunun atlanarak, temyiz incelemesinin yapılıp yapılamayacağı üzerinde de durmak faydalı olacaktır. 6. Hukuk mahkemelerinin kesin olduğu yasalarla belirtilenler dışındaki kararlarının kanun yolu denetimi 5235 sayılı Kanun ile kurulan bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihine kadar sadece Yargıtay tarafından " Temyiz yolu ile " yapılmakta iken 5235 sayılı Kanun ile kurulan bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçirilmesi üzerine kanun yolu denetimi iki kademeli ... gelmiştir. Başka bir deyişle ilk derece mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra verdiği kararlara karşı doğrudan bir başka değişle atlamalı temyiz yolu kapatılmıştır. 7. 6100 sayılı HMK'daki yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. 8. İstinaf kanun yolu uygulamasında, ilk derece mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulmakta, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulmaktadır. bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle yargılama üç aşamalı ... gelmiştir. Önce ilk derece mahkemesinde ilk derece yargılaması yapılarak karar verilmekte, ardından bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesi ile vakıa ve hukukilik denetimi yapılmakta, son olarak da Yargıtayda temyiz incelemesine gidilmektedir. Yeni sistemde temyiz edilen karar ilk derece mahkemesinin kararı değil, bölge adliye mahkemesinin kararıdır. Artık ilk derece mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. 9. Ayrıca dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükme karşı kanun yoluna başvurma hakkı sadece davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen karara karşı kanun yoluna başvurma hakkı yoktur. Ancak mahkemece taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün ancak kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. (Dairemizin 25.06.2024 tarih ve 2024/5480 E.- 2024/7101 K. sayılı ilamı bu yöndedir) 10. Somut olayda, davalı ... Başkanlığının yargılama sırasında, aleyhine ihbarda bulunduğu ...'un 14.10.2016 tarihli dilekçesiyle fer'i müdahil olarak yargılamaya katılması yönünde başvuruda bulunduğu ve ilgilinin bu talebinin Mahkemenin 20.03.2017 tarihli ara kararıyla kabul edildiği ve İlk Derece Mahkemesi kararında da anılan ilgilinin fer'i müdahil olarak gösterildiği ve kararın gerekçesinde de fer'i müdahilin %5 oranında kusurunun bulunduğuna dair kusur raporuna itibar edildiğinin belirtildiği, her ne kadar, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kendisine tebliği üzerine fer'i müdahil vekili süresi içerisinde istinaf talebinde bulunmamış ise de yanında katıldığı Karşıyaka Belediye Başkanlığının istinafından haberdar olması üzerine sunduğu 18.04.2019 tarihli dilekçesi ile "müvekkiline verilen %5 oranındaki kusurun yerinde olmadığını, olayın gerçekleşmesinde ... ve müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığına dair itirazlarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını" talep ettiği anlaşılmıştır. 11. Bu açıklamalar doğrultusunda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararını fer'i müdahil süresi içerisinde temyiz etmemiş ise de 6100 sayılı HMK'nın 359/2 nci maddesinde Bölge Adliye Mahkemesinin vereceği karar için "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu kapsamda fer'i müdahil ... vekilinin 18.04.2019 tarihli dilekçe ile sunduğu itirazlarının HMK'nın 68 inci maddesi kapsamında yanında bulunduğu ... ile beraber hareket ederek sunduğu istinaf dilekçesi olarak değerlendirilip, bu dilekçede ileri sürülen sebeplerle ilgili olarak da bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, kanunun emredici hükmüne aykırı olarak bu istinaf başvurusu değerlendirilmeden yazılı şekilde eksik hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 12.Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 13. O hâlde, HMK’nın 369/1 inci maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırı görülen bu husus re'sen dikkate alınarak, bu aşamada temyiz yoluna başvuran davalı taraf vekillerin temyiz itirazlarının incelenmesinin kanunen mümkün olmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi hükmü usulden bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 359 uncu madde hükmüne açıkça aykırı olması nedeniyle BOZULMASINA, 2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 3. Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.