Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı ... San. AŞ'den ... Bankası AŞ Kasımpaşa Şubesi muhattaplı, keşidecisi ... AŞ, lehtarı davacı olan ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 12/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 19/09/2014 - 25.000,00 TL ve ... seri nolu, 26/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı 4 adet çek aldığını, ancak söz konusu çeklerin 10/04/2014 tarihinde rıza dışı elden çıktığını, daha sonra ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı ç
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir'de mukim bir şirket olduğunu, kuru kayısı, kuru incir işlenmesi, paketlenmesi, tüketiciye ulaşması aşamalarında çok uzun yıllardır faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili tarafından icat edilen kuru meyve birleşimlerinden oluşturulan bu ürünlerin glutensiz, şekersiz, koruyucu içermeyen ürünler olup çeşitli meyve ve yemişlerin özel teknik ve formüller ile karıştırılarak preslenmesi ve paketlenmesi yöntemiyle oluşturulduğunu, bu nedenle tüm dünyada kullanılan yöntemlerden farklı yollarla üretildiğini, müvekkilinin "..." ismini bir marka haline getirerek tanınmasını sağlamış olduğunu ve Türk Patent Enstitüsü nezdinde de tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin davalı ... ile akdetmiş olduğu hizmet sözleşmesinin 4. maddesinin (o) bendi içeriğinin kriterlere uygun ve geçerli olduğunu, davalı ...'in müvekkilinin müşteri çevresine, iş ve üretim sırlarına ait bilgileri kullanarak önceden zeytinyağı ve zeytinyağı özlü sabun üretimi işinde faaliyet gösteren davalı ... firmasında çalışmaya başlamasını takiben bu davalı şirketin kuru meyve üretim işine girerek müvekkili tarafından sağlıklı atıştırmalık konsepti dahilinde geliştirilen yeni ürün ve paketleri neredeyse birebir taklit edilerek piyasaya sunduğunu, zarar verme kastının ortada olduğunu, davalı ...'un diğer davalı ...'i istihdam etmesini takiben İzmir'de bulunan şubesini açtığı, şubenin amaç ve konusunun dondurulmuş veya kurutulmuş meyve ve sebzelerin imalatı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin bu durumu farketmesini takiben davalılara 21.01.2014 tarihli ihtarnameyi çektiğini, davalı ...'in müvekkili nezdinde "işletme müdürü" ve "sorumlu denetçi" pozisyonunda çalışmış olduğunu, iş tanımı gereği her aşamada işlere dahil olup, her türlü ticari sırra vakıf olduğundan, diğer davalı ...'un söz konu ticari sırları kullanarak ...'in istihdamını takiben müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyette bulunmaya başlayıp kuru meyve üretim işine girdiğinin açık olduğunu, ...'in müvekkili şirkette ürün içeriklerinin oluşum sürecine dahil olduğunu, müvekkilinin kendi ürünlerine vermiş olduğu "..." isminin davalı ... tarafından da ürünlerinin üzerinde birebir kullanıldığını, müvekkiline ait ambalaj ve etiketlerin taklit edilerek aynı gramajda (30 gr) kuru yemiş ve meyve karışım ve kombinasyonlarının tıpatıp aynılarının piyasaya sürüldüğü, bu kombinasyonların ...'in davalıda çalışmaya başlamasını takiben olduğunu, müvekkilinin uzun sürede emek harcayarak ürettiği yuvarlak paket tasarımlarına tüketicilerin hem yurtiçinde hem yurtdışında alışmış olduğunu, davalı ...'un da müvekkilinin yarattığı bu görsel imajdan haksız olarak faydalandığını, ihtarnameyi takiben kısa bir süre sonra ise paketlerinden "..." ibaresini çıkararak yerine "..." ibaresini kullanmak ve ürünün gramajını da 30 gr'den 25 gr'a düşürmek suretiyle satmaya devam ettiğini, ancak ürün içeriklerinde bir değişiklik yapmadığını, davalı ...'un davalı ...'in ...'dan ayrılması sonrasında dahi söz konusu haksız ve hukuka aykırı eylemlerine devam ettiğini, TTK madde 55/b/3'e göre işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmenin dürüstlük kuralına aykırı bir haksız rekabet durumu oluşturduğunu, ...'in tüm bu sürece dahil olduğunun dilekçelerine ek yazışma örneklerinden de anlaşıldığını, müvekkilinin ürünlerin dünyadaki en büyük gıda fuarlarındaki tanıtımında da davalı ...'in yeralmış olduğunu, bu bilgi ve yöntemler kullanılarak, Ekim 2013 tarihinde gerçekleşen uluslararası fuarda davalı ... tarafından üretilen taklit ürünlerin standsız olarak tanıtıldığını, fuar katılımcılarından ve potansiyel müşterilerden davalının ürünlerinin müvekkilinin ürünleri sanıldığı yönünde çeşitli yorumlar ve sorular geldiğini, davalı ürünlerinin iltibas yaratmış olduğunun aşikar olduğunu, açıkça kötü niyetli olarak haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunmaya devam edildiğini, davalı ...'un müvekkilinin müşterilerine yanaşarak ürünlerini daha ucuza satabileceğini beyanla müvekkilinin müşteri çevresini yanıltıcı açıklamalarda bulunarak itibarını kötülemeye çalıştığını, TTK madde 55/5'e göre kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde, başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek şeklindeki dürüstlük kuralına aykırı eylemlerin haksız rekabet durumunu oluşturduğunu belirterek, davalıların Türk Ticaret Kanunu 55.madde ve devamı hükümlerini ihlal etmelerinden dolayı zararların bu aşamada belirlenmesinin mümkün olmaması sebebiyle, HMK'nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenecek alacağa ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000 TL maddi zararın ve oluşmuş maddi manevi tüm zararların tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.