Ceza Genel Kurulu 2012/1329 E. , 2014/178 K. "" Mahkemesi : ANTALYA 3. Asliye Ceza Günü : 15.06.2007 Sayısı : 55-525 Sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle davanın ortadan kaldırılmasına ilişkin, Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.06.2007 gün ve 55-525 sayılı hükmün müşteki vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı…
**Ceza Genel Kurulu 2012/1329 E. , 2014/178 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ANTALYA 3. Asliye Ceza Günü : 15.06.2007 Sayısı : 55-525 Sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle davanın ortadan kaldırılmasına ilişkin, Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.06.2007 gün ve 55-525 sayılı hükmün müşteki vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 10.02.2010 gün ve 16996-705 sayı ile; "İddianamede sanıkların, şirket hissedarı olan kişilere yönelik 'hizmet nedeniyle emniyeti suistimal' suçunu işledikleri tavsifiyle dava açılmış olması karşısında, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi Sermaye Piyasası Kurulu'nun müdahilliğine karar verilmesi hukuken geçersiz olup hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden adı geçen şikayetçi adına vekilinin kamu davasının ortadan kaldırılması kararını temyize yetkisi bulunmadığı cihetle; şikayetçi adına vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince reddine" karar verilmiştir. Hükmün kesinleşmesinden sonra Adalet Bakanlığınca 11.07.2010 gün ve 46053 sayı ile; "23.11.1998-18.10.1999 tarihleri arasında işlenen atılı suç nedeniyle soruşturma ve kovuşturma yapılmasının 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre Sermaye Piyasası Kurulu'ndan karar alınmasına bağlı olması ve gerek 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesinde yer alan, 'Hukuku amme davasının ikamesi mezuniyet veya karar alınmasına yahut diğer bir mercide halli lazım gelen bir meselenin neticesine bağlı bulunduğu takdirde mezuniyet ve kararın alınmasına yahut meselenin halline kadar müruru zaman durur.' şeklindeki düzenleme, gerekse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 67/1. maddesinde yer alan, 'Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.' şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda ... Elektrik T.A.Ş. nezdinde gerçekleştirilen denetim çalışmaları için anılan Kurul başkanlık makamının uzmanları görevlendirdiği 03.07.2000 tarihinden, Kurul karar organının ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdiği 24.08.2001 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir" nedenine dayalı olarak kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulması üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 21.09.2011 gün ve 10024-1465 sayı ile;