22. Hukuk Dairesi 2017/8435 E. , 2017/12542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı,... Çocuk Bakımevinde, çocuk bakım elemanı olarak çalıştığını, iş sö
**22. Hukuk Dairesi 2017/8435 E. , 2017/12542 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı,... Çocuk Bakımevinde, çocuk bakım elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2. maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının çalıştığı çocuk evinde çocuklar arasında cinsel istismar suçunun işlendiğinin sabit olduğu, davacının gerekli önlemleri almayarak kusurlu davrandığı, davalı tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayandığı; çalışılan yerin bakanlığa bağlı bir kurum olduğu, vardiya sitemi uygulandığı, menfaat birlikteliği olan tanıkların beyanları dışında fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarını ispatlamaya yarar delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın tümü ile reddine karar verilmiştir. Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut olayda, davalı Bakanlığa bağlı ... Çocuk Bakımevinde bakıcı anne olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, görev yaptığı evde, gözetimindeki bir çocuğun, aynı evdeki bir başka çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işlemesi nedeni ile çocukların psikososyal gelişimini olumsuz etkilediği gerekçesi ile haklı sebeple feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, 05.04.2013 tarihinde gerçekleştiği anlaşılan cinsel istismar olayında davacının, ihmal ve kusuru bulunduğuna ilişkin delil ortaya konulamamıştır. Aynı evde çalışan ve aynı gerekçe ile iş sözleşmesi feshedilen bakıcı ...'nın açtığı davada kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasına ilişkin mahkeme kararı Dairemizin 15.05.2017 tarih, 2017/7946 esas, 2017/10965 karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu durumda, davalı tarafından 02.12.2013 tarihinde gerçekleştirilen feshin haklı sebebe dayanmadığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.