12. Ceza Dairesi 2025/6673 E. , 2026/1488 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/583 E. 2025/497 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar …
12. Ceza Dairesi 2025/6673 E. , 2026/1488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/583 E. 2025/497 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200'üncü ve 201'inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 27.06.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 10.000.000 TL maddi ve 5.000.000 TL manevi tazminat ile 50.000 TL nakdi kefalet bedelinin gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı 14.05.2016 - 01.06.2017 tarihleri arasındaki dönem için 16.882.64 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden, 23.03.2019 - 25.03.2020 tarihleri arasındaki dönem için 24.549.09 TL maddi ve 35.000 TL manevi tazminatın 23.03.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, ilk dönem manevi tazminat miktarı 38.500 TL'ye, ikinci dönem manevi tazminat miktarının 50.000 TL'ye yükseltilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 17.02.2025 tarihli kararıyla her iki döneme ilişkin eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının 14/05/2016-01/06/2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak 16.882,64 TL maddi tazminatın ve 90.000,00 TL manevi tazminatın 14/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 23/03/2019-16/03/2020 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak 24.549,09 TL maddi tazminatın ve 105.000,00 TL manevi tazminatın 23/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkin, ticari itibar kaybının maddi zarar boyutunun gözetilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/286 Esas – 2021/188 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 14.05.2016 - 01.06.2017 tarihleri arasında 383 gün gözaltında ve tutuklu kalarak güvence bedeli yatırılması suretiyle adli kontrol tedbiri ile tahliye edildiği, akabinde tekrar 23.03.2019 - 16.03.2020 tarihleri arasında 359 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.11.2021 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının ortağı olduğu şirkete ilişkin vergi beyannamelerinin incelendiği ve tutuklu olunan dönemde şirket faaliyetlerinin aktif olarak devam ettiği, tutuklu kaldığı dönemde şirketten maaş veya huzur hakkı gibi maddi kaybına yönelik talebin olmadığı, davacının adli kontrol tedbiri kapsamında güvence bedeli ile tahliyesine ilişkin ödemiş olduğu bedelin iadesinin CMK'nın 141 ve devamı maddeleri kapsamında tazminat istenebilecek haller içinde olmadığı, bu itibarla gözaltında ve tutuklu kalınan dönemde yürürlükte olan net asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek her iki döneme ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, her iki dönem bakımından da belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda ayrı ayrı eksik manevi tazminatlara hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.