Başvuru, iş akdinin emeklilikle sonlandırılması sırasında işveren tarafından yapılan ek ödeme üzerinden uygulanan gelir vergisi kesintisinin iadesine karar verilmesi talebiyle açılan davanın lehe kararlara rağmen reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, iş akdinin emeklilikle sonlandırılması sırasında işveren tarafından yapılan ek ödeme üzerinden uygulanan gelir vergisi kesintisinin iadesine karar verilmesi talebiyle açılan davanın lehe kararlara rağmen reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, özel bir bankada çalışmaktayken emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi 30/4/2016 tarihinde sona ermiştir. İşveren, başvurucuya kıdem tazminatına ek olarak brüt 231,84 TL ihbar tazminatı ve son net aylık ücretinin yaklaşık on katı tutarında brüt 300,55 TL ödeme yapmıştır. İşveren, söz konusu ödemeden 2016 Nisan dönemi itibarıyla gelir vergisi kesintisi yaparak vergi dairesine beyan etmiştir. Başvurucu 28/5/2018 tarihli dilekçeyle 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun maddesi uyarınca ilgili vergi dairesi müdürlüğüne vergi hatası düzeltme başvurusunda bulunmuştur. Başvurucu; iş akdinin feshi nedeniyle tarafına yapılan ödemenin 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ve maddeleri gereğince iş güvencesi tazminatı niteliğini taşıdığını, ücret niteliğinde olmadığını, gelir vergisinden müstesna olduğunu ve bu nedenle ödenen verginin iadesinin gerektiğini belirtmiştir. Düzeltme talebine herhangi bir cevap verilmemesi üzerine başvurucu 213 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca Gelir İdaresi Başkanlığına 17/7/2018 tarihinde şikâyet yoluyla müracaat etmiştir. Şikâyet müracaatına karşı herhangi bir cevap verilmemiştir. Başvurucu 2/10/2018 tarihinde İstanbul Vergi Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde, hiçbir şarta bağlı olmaksızın iyi niyet çerçevesinde yapılan ödemenin ücret niteliği taşımadığı dolayısıyla gelir vergisine tabi olmadığı ileri sürülmüş, hatalı olarak yapılan gelir vergisi kesintisine karşı yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile yapılan kesintinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkeme öncelikle, ara kararlarıyla işverenden ve başvurucudan bilgiler istemiştir. Bu kapsamda, taraflar arasında ikale sözleşmesi yapılıp yapılmadığı başta olmak üzere söz konusu ödemenin mahiyetini ortaya koyacak bilgilerin sunulması istenmiştir. İşveren ve başvurucu ara kararına verdikleri cevapta taraflar arasında ikale sözleşmesi bulunmadığını beyan etmişlerdir. Mahkeme 26/4/2019 tarihinde davanın kısmen kabulüne, ek ödeme üzerinden yapılan gelir vergi kesintisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte başvurucuya iadesine karar vermiştir. Mahkeme ihbar tazminatından kaynaklı vergi kesintisine ilişkin talebin ise reddine karar vermiştir. Gerekçenin kabule ilişkin kısmında iş akdi sona eren çalışana yapılan ödemenin hizmet karşılığında yapılması söz konusu olamayacağından ücret olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla ücret niteliği taşımayan ödemenin hangi ad altında yapıldığının da vergisel açıdan bir önemi bulunmadığından gelir vergisine tabi olmadığı belirtilmiştir. Davacı, ret ile ilgili kısım yönünden istinaf talebinde bulunmamıştır. Davalı idare, kabulle ilgili kısım için istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde öncelikle 18/1/2019 tarihli ve 7162 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun maddesiyle yapılan düzenlemeye dikkat çekilmiş ve dava konusu ödemenin içeriğinin ikale sözleşmesi kapsamında ödenen işsizlik ödemesi niteliğinde olmadığından anılan yasal değişiklik kapsamında olmadığı vurgulanmıştır. Dilekçede, ödemenin ikale ödemesiymiş gibi kabul edilerek üzerinden kesilen verginin iadesine hükmedilmesi yönünde verilen kararın hatalı olduğu belirtilmiştir. Yapılan ödemenin emekli ikramiyesi niteliğinde olduğu ve istisna tutarını aşan kısmın gelir vergisi tevkifatına tabi bulunduğu ifade edilmiştir. İstinaf dilekçesi ekinde işverenin vergi dairesine gönderdiği 18/6/2018 tarihli yazıya da yer verilmiştir. Söz konusu yazıda başvurucu ile ikale sözleşmesi imzalanmadığı, emekli olarak ayrılan başvurucuya kıdem tazminatı, ile bunun dışında ek ödemeler yapıldığı ifade edilmiştir. Kıdem tazminatının istisna kapsamında olması nedeniyle gelir vergisi hesaplanmadığı, diğer ödemeler için ise gelir vergisi kesintisi uygulanarak vergi dairesine ilgili dönem beyan edildiği belirtilmiştir. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 5/12/2019 tarihinde davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kabulle ilgili kısmının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararda, işveren tarafından ara kararına verilen, başvurucu ile ikale sözleşmesi imzalanmadığı ve dava konusu brüt 300,55 TL tutarlı ek ödemenin davacının emeklilik istemi üzerine ödendiği yönündeki cevaba dikkat çekilerek ek ödemenin, kıdem tazminatı mahiyetinde bir ödeme olamayacağı gibi emeklilik nedeniyle işten ayrılan bir kişinin işsiz kaldığından bahsedilemeyeceğinden işsizlik sebebiyle yapılan bir tazminat ödemesi veya yardım da sayılamayacağı ifade edilmiştir. Buna göre yasal olarak vergiden istisna edilmemiş olan dava konusu ödemenin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun maddesinde bahsi geçen ücret niteliği taşıyan ödemelerden olduğu ve dolayısıyla ücret olarak vergilendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Nihai hüküm 2/2/2020 tarihinde tebliğ edildikten sonra 24/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.