4. Hukuk Dairesi 2016/1215 E. , 2017/8041 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Bankası A.Ş. aleyhine 09/03/2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl alacak yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen 14/07/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin ka…
**4. Hukuk Dairesi 2016/1215 E. , 2017/8041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Bankası A.Ş. aleyhine 09/03/2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl alacak yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen 14/07/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Dava, idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece asıl alacak yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalı bankanın İş Kanunu’nun 30. maddesinde belirtilen özürlü ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna uymaması nedeni ile banka aleyhine idari para cezası kesildiğini, davalı bankanın idari para cezasını ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, davalının haksız itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddine gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı tarafından dava tarihinden sonra dava konusu idari para cezasının ödenmiş olması nedeni ile asıl alacak miktarı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, takipten sonraki faiz yönünden icra takibinin devamına ve davacı lehine de icra inkar tazminatı verilmesine hükmedilmiştir. Dosya kapsamından, davalı bankanın idari para cezasına yapmış olduğu itiraz sonucunda, ... 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/465 değişik iş dosyası ile davalının itirazının reddedildiği, bunun üzerine davalının ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine itiraz ettiği, bu itirazında kesin olarak reddedildiği ve idari para cezasının 07/02/2011 tarihinde kesinleştiği, bu karar sonrasında kesinleşen idari para cezasının 22/04/2011 tarihinde davalı tarafından davacı kuruma ödendiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takibe itirazının haksız olması gerekir. Haksızlık kavramı alacağın belirlenebilir (likit) olma şartını da kapsar. Somut olayda, idari