MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1813 E., 2023/88 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/542 E., 2022/149 K. Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince is
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1813 E., 2023/88 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/542 E., 2022/149 K. Taraflar arasında iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işçisi olan müvekkilinin 06.02.2012 tarihinde çalışırken sağ elini makineye kaptırdığını, elinin işaret parmağının koptuğunu, bağ ve orta parmaklarının da yaralandığını ve kullanılamaz hale geldiklerini, kazanın oluşmasını engelleyecek koruyucu güvenlik önlemlerini almayan davalının, kazanın meydana gelmesinde tek sorumlu olduğunu beyanla 1.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 292.595,02 TL 'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği yönündeki dava şartı itirazını ifade ettiği ve zamanaşımı def’iinde bulunduğu cevap dilekçesinde özetle davaya konu kazanın, davacının kendi hatası ve dalgınlığından dolayı meydana geldiğini, çünkü talimatlara uymayan, makineyi çalışır vaziyette bırakıp telefonla oynayan ve iş güvenliğini tehlikeye atanın davacı olduğunu, müvekkili firmanın makinaların bakımına özen gösteren ve işyerinde iş güvenliğine dair tüm önlemleri alan müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, nitekim davacı ile müvekkili arasında kazadan sonra yapılan yapılan 07.02.2013 tarihli feragatname, ibraname, protokolde de davalının kusurunun, ihmalinin olmadığınının, bu kazada davacının kendisinin kusurlu ve ihmalinin olduğununun davacı tarafından kabul edildiğini, ayrıca mezkur ibranamede davacının, dava da açmayacağını gayrikabili rücu feragat ettiğinin kendi imzası ile sabit olduğunu ve bunu da dosyaya sunduklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; dosya kapsamında mevcut 07.02.2013 tarihli davacı imzasını içerir ibraname başlıklı belgenin incelenmesinde evrakın, davacının işyerinde alışmaya devam ettiği bir tarihte düzenlendiği ve davanın netice-i talep konularından hiçbirine ilişkin herhangi bir miktar içermediği görülmektedir. Bu hususlar nazara alındığında ibranamenin şekil şartlarını düzenleyen TBK 420 nci maddesinde belirtilen şekil şartlarının sağlanmadığı, ilgili evrakın imzalandığı tarihte davacının halen davalı işçisi olarak çalışmaya devam ettiği görülmekle işinden olmamak adına evrakı imzaladığı kanaatine varıldığından evraka ibraname değeri verilmemiş, ayrıca evrakta gösterilip ödendiği belirtilen herhangi bir miktar da mevcut olmadığından evraka makbuz değeri de verilmemiştir. Dosya kapsamından olayın, davalı işyerinde RAM operatörü olarak çalışan davacının 06.02.2012 tarihinde sağ el parmaklarının makinenin silindirleri arasında sıkışmasına bağlı olarak yaralanması şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe sigorta tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olup maddi tazminat belirlenir iken; maluliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir. İş göremezlik bakımından; Kurum Sağlık Kurulu tarafından %15,2 oranı belirlenmiş, mahkememizce kurum sağlık kurulunun taraf vekillerine tebliği sağlanarak itiraz edebilecekleri iki haftalık kesin sürelerinin bulunduğu bildirilmiş, taraflarca bu orana itiraz edilmediğinden bu oran taraflar bakımından kesinleşmiştir. 05.12.2021 tarihli iş güvenliği uzmanı bilirkişinin hazırladığı raporda davalı işverene %70, davacı işçiye %30 kusur verilmiştir. Kusur dağılımının dosya kapsamına ve kazanın oluşu ile mevzuat düzenlemelerine uygun olmasından ötürü rapora itibar edilmiştir. Dosyada varılan kabullere göre hesaplama yapılan 20.12.2021 havale tarihli hesap raporu aldırılmıştır. Bilirkişi raporundaki hesaplamanın yöntemince yapıldığı ve raporun denetlenebilir olduğu anlaşılmakla rapora itibar edilerek davacının maddi zararının olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte (Yargıtay 21.H.D. 2014/14932 E. 2015/2776 K. 18.02.2015 tarihli ilamı) tazminine yönelik talebinin kabulüne karar verilmiştir. Olayın ağırlığı, kaza neticesinde davacı işçinin iş göremezliğinin %15,2 oranında olması, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikler dikkate alınarak davacının olay nedeniyle yaşadığı ve bundan sonra da yaşayacağı acı ve üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla, manevi tazminat hükmetmenin, hakkaniyet ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmış ve bu gerekçeler doğrultusunda 75.000,00 TL manevi tazminatın kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği gerekçeleriyle maddi tazminat isteminin tam kabulü ile 262,595,02 TL, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın 06.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir. V. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Zaman aşımı definin değerlendirilmediğini, fazla hesap hatası yapıldığını aktif ve pasfi devreye itiraz ettiklerini emeklilik tarihinin tespitinde işe giriş yılı olan 200 yılı gözetilerek 48-50 yaşın gözetilmesinin gerektiğini, acil stop düğmesini kullanmadan makineye müdahale eden davacının ağır kusurlu olduğunu, manevi tazminat fazladı. Fragataname ve ibraname kapsamında davanın reddi gerektiğini, davacının rızası ile istifa ettiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; İstinafa başvuran davalı vekillerinin istinaf sebeplerine göre dairemizce yapılan incelemede, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi, belge ve dosya kapsamına uygun olarak hazırlandığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur bilirkişileri tarafından düzenlenen, davalının alması gereken işgüvenliği tedbirlerindeki ihmaliyle, kazanın meydana gelmesinde toplam %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği kusur raporunun gerekçeli, açıklayıcı, müfettiş raporu ile olaya ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme ve hesaplamaya esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. kaza tarihi ve davacının maluliyetine neden olan yaralanmanın niteliği de dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat dosya kapsamına uygundur. Davalı vekilinin manevi tazminatın yüksek olduğuna ilişkin istinaf sebebleri yerinde değildir gerekçeleriyle; Davalı istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğini, davacının 01.03.2015 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığının dikkate alnmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, maddi tazminattan %30 davacı kusur indirimi yapılmadığını, kusur oranına itirazlarının karşılmadığını, maddi tazminat hesabında; emeklilik tarihinin işe giriş tarihi dikkate alınarak pasif devreninnn 48-50 yaş alınması gerektiğini, bu durumda aktif ve paisf devreye ilişkin itirazlarının olduğunu, İbraname kapsamında davacı kendi kusurunu kabul ettiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlığın iş kazası iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı kanunun 110.maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.01.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, manevi tazminat hükmünün, maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davalı taraf vekilinin bu hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle olayın iş kazası olarak tespitinin, hükme esas alınan kusur raporu ile kusur oran ve aidiyetlerinin, hesap raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve davalı vekilinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında davalı vekilinin dayandığı temyiz kapsam ve nedenlerine göre, maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle, maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin, manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle maddi tazminata ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, 4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Dava Dilekçesi Oluştur --> Yargıtay Kararı Son Gönderiler Yapay Zeka ile Hukukta Yeni Dönem: Hızlı, Analitik ve İsabetli 26 June 2026 Yapay Zekâ Hukuk Dünyasını Nasıl Dönüştürüyor? 26 June 2026 Yapay Zeka ve Ceza Hukuku: Dijital Çağda Adaletin Yeni Yüzü 26 June 2026 Geleceğin Hukuku: Yapay Zeka ile Dönüşen Adalet 24 June 2026 Geleceğin Hukuku: Sosyal Ağlarda Çocuk Güvenliği ve Yapay Zeka 24 June 2026 İçtihat Arama Yargıtay Kararları Danıştay Kararları Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Kanun Yararına Bozma Kararları Asliye Ticaret Mahkemesi Kararları Fikri Sinai Haklar Kararları Mevzuat Arama Kanunlar Cumhurbaşkanı Kararnameleri Bakanlar Kurulu Yönetmelikleri Cumhurbaşkanlığı Yönetmelikleri Cumhurbaşkanı Kararları Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri Kanun Hükmünde Kararnameler Tüzükler Kurum ve Kuruluş Yönetmelikleri Üniversite Yönetmelikleri Tebliğler Mülga Mevzuat Tüm Mevzuatlar Dilekçe × Close Print Haber bültenimize abone ol Kayıt ol Kurumsal Biz Kimiz