10. Hukuk Dairesi 2025/12582 E. , 2026/1459 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/204 E., 2025/763 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/334 E., 2024/268 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazı…
10. Hukuk Dairesi 2025/12582 E. , 2026/1459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/204 E., 2025/763 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/334 E., 2024/268 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı şirkette belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında Mart 1998-27.08.2009 tarihleri arasında sürekli ve aralıksız çalıştığını, 27.08.2009 tarihinde işverence iş akdinin sebep gösterilmeksizin ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, ancak müvekkilinin çalıştığı bu süre içerisinde Mart 1998 tarihinden Mart 2005 tarihine kadar sigorta primlerinin yatırılmadığını, ayrıca hak ettiği ücretlerinin de ödenmediğini, müvekkilinin işverenden SGK primlerinin yatırılmasını ve hak ettiği ücretlerinin ödenmesini defalarca istemesine rağmen davalı işverenin müvekkilini sürekli oyaladığını, SGK girişinin bildirmediğini, SGK primlerini yatırmadığını ve ücretlerini de ödemediğini, müvekkilinin çalışma sürelerini bilen ve onunla birlikte bilfiil çalışan tanıkların mevcut olduğunu, müvekkili 1998 yılında fiilen çalışmaya başlamış olmasına rağmen sigorta girişinin Mart 2005 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin Mart 1998 tarihi ile Mart 2005 tarihleri arasında davalıların işyeri nezdinde tam gün ve bilfiil olan çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 1998-2005 tarihleri arasında çalışmasının mevcut olmadığını, davacı 20.08.1982 doğumlu olduğunu, davacı tarafın hizmet tespiti talep ettiği Mart 1998-Mart 2005 yıllarında 18 yaşından küçük olduğunu, davacı tarafın 2019/1992 başvuru numaralı ve 07.08.2019 başvuru tarihli başvuru formunda: müvekkil şirkete karşı "işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan" nispi alacağından ötürü ... Arabuluculuk Merkezinde arabulucuya başvuru yaptığını, ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, davacı tarafından, 29.03.2005 - 27.08.2009 tarihleri arasında çalıştığı dönemlere ait işçilik alacaklarını talep etmek adına arabulucuya başvurulduğunu ve müvekkili şirkete karşı dava ikame edilmediğini, hizmet tespit davalarının açılabilmesine ilişkin olarak hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık bir süre öngörüldüğünü, söz konusu beş yıllık sürenin hak düşürücü bir süre olduğu, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçisinde özetle; müvekkil Kurumun davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacının hizmet tespitine ilişkin davalı işyerinde 1998/Mart -2005/Mart yılları arasında herhangi bir hizmet ve tescil kaydına rastlanılmadığını, davacının iddiaları ile Kurum kayıtlarının çeliştiğini, işbu davanın 5510 sayılı Yasanın 86. maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğundan, hizmetin geçtiği yılın sonundan dava tarihine kadar 5 yıl geçmiş ise davanın hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı işyerinde Mart 1998'den 27.08.2009 tarihine kadar kesintisiz ve aralıksız çalıştığını, sigorta girişinin sadece 29.03.2005 tarihinde yapıldığını, somut olayda, müvekkilinin 29.03.2005 tarihinde sigorta girişinin yapıldığı ve bu tarihten iş akdinin feshedildiği 27.08.2009 tarihine kadar davalı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının Kurum kayıtlarıyla da sabit olduğunu, dolayısıyla, 29.03.2005 tarihli sigorta bildirimi, müvekkilinin Mart 19 98... arasındaki sigortasız çalışma dönemi ile sonrasındaki kesintisiz çalışmayı bir bütün haline getirerek hak düşürücü sürenin kesilmesini sağladığını, Bölge Adliye Mahkemesinin bu önemli hukuki ilkeyi göz ardı etmesinin bozmayı gerektirdiğini belirterek temyiz yasa yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.