T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/650 Esas KARAR NO :2025/991 BİRLEŞEN İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... E. SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:24/02/2020 KARAR TARİHİ:30/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı asillerin mahkememize sunmuş olduğu yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde özetle;mahkememizin ..…
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/650 Esas KARAR NO :2025/991 BİRLEŞEN İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... E. SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:24/02/2020 KARAR TARİHİ:30/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı asillerin mahkememize sunmuş olduğu yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde özetle;mahkememizin ... Esas Sayılı dosyası üzerinden işbu dosyanın taraflarına ilişkin olarak yapılan yargılama neticesinde verilmiş olan 24.12.2024 tarihli karara karşı, çok düşük manevi tazminat verildiğini, davalılardan tazminat alamadığını, dosyadaki mevcut raporlar arasında çelişki olduğundan yeniden rapor alınmasını, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunduğu görülmüştür. Davalı ... Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hükümlere karşı gidilebilen olağanüstü bir kanun yolu olduğunu, HMK’nın 375. maddesinde bu yola başvurulabilecek haller tek tek ve sınırlı sayıda sayıldığını, bu sebeplerin genişletilmesi veya kıyas yoluyla uygulanması mümkün olmadığını, davacılar dilekçelerinde; manevi tazminatın düşük olduğunu, hastane raporları ile ATK raporu arasında çelişki bulunduğunu ve üniversite hastanesinden yeni rapor alınması gerektiğini iddia ettiklerini, ancak bu iddiaların hiçbiri HMK m. 375 kapsamında bir "yenileme sebebi" olmadığını, raporlar arasındaki çelişki iddiası ve yeni rapor talebi yargılamanın yenilenmesi sebebi olamayacağını, davacıların Yargılamanın Yenilenmesi talebinin, HMK m. 375'te sayılan şartları taşımadığından HMK m. 379/2 uyarınca öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise, dayanılan sebeplerin yargılamanın yenilenmesini gerektirir nitelikte olmaması ve iddiaların daha önce değerlendirilmiş olması nedeniyle talebin esastan reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen 24.12.2024 tarihli hükmün yenilenmesi istemine ilişkindir. Somut olayda; mahkememizin ... Esas Sayılı dosyası üzerinden işbu dosyanın taraflarına ilişkin olarak yapılan yargılama neticesinde verilmiş olan 24.12.2024 tarihli karara karşı davacı asiller tarafından ayrı ayrı yargılamanın yenilenmesi dilekçesi ibraz edilmesi sebebiyle her bir talebin ayrı esaslara kaydedilmiş olduğu, bu kapsamda davacı ...'ın talebinin mahkememizin işbu esasına kaydedildiği, davacı ...'ın talebinin ise mahkememizin ... Esasına kaydının yapılmış olduğu, ... Esas sayılı dosyasının mahkememizin işbu dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Emsal Mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 2023/1768 Esas, 2024/99 Karar Sayılı, 17/01/2024 Tarihli "... Yargılamanın iadesi istemi ayrı bir davadır (HMK m.374 vd). Dilekçe ile iptali istenen hükmü veren mahkemeden istenir. Dava dilekçesinde aranan koşulların bu dilekçede de bulunması, başvuru harcı ile karar ve ilam harcı alınmak suretiyle yeni bir esas üzerinden karar verilmesi gerekir. Somut olayda, yargılamanın iadesi talebi üzerine maktu karar harcı alınmadan, yargılamanın iadesi istenilen karar esası üzerinden 07/08/2023 tarihli ek karar ile talebin reddine karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle, davanın yeni bir esasa kaydı ile davacıya maktu karar ve ilam harcını tamamlaması (Harçlar Kanunu m. 30-32) için süre verilmesi, harç ikmal edilmediği takdirde Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince işlem yapılması, harcın ikmal edilmesi durumunda dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak ihtarlı tebliği ile sonucu uyarınca, dilekçeler aşamasının, ön inceleme ve tahkikat safhalarının tamamlanması ve gösterilen tüm deliller değerlendirilerek davanın esası, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." tarihli ilamı kapsamında davacının yargılamanın iadesi istemi kanunen ayrı bir dava olduğu için ayrı bir harç alınması gerekmekte olup UYAP sisteminden yapılan kontrolde ayrı bir harç ve gider avansı alınmaksızın dava esasına kaydedilmiş olduğu görülmekle yargılama esnasında gider avansı, harç eksikliği tamamlattırılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 374 ve devamı hükümlerinde yargılamanın iadesi müessesesi düzenlenmiş olup "Talebin ön incelemesi" başlıklı 379. Maddesinin "(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder." şeklindeki düzenlemesi uyarınca ön incelemenin duruşmalı yapılması gerektiğinden duruşma günü verilmiş, davacının talep dilekçesi davalılara tebliğ edilerek beyanları alınmış, davacı taraf teşkili sağlanmıştır. Kanunen yargılamanın iadesi talebi olağanüstü bir yasa yolu olduğundan, yargılamanın iadesi sebepleri HMK'nın 375. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bunlar dışındaki bir sebepten dolayı yargılamanın iadesi yoluna başvurulamaz, yargılamanın iadesi sebepleri kıyas yolu ile genişletilemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt 5, sayfa 5171 v.d.). 6100 Sayılı HMK'nın "Yargılamanın iadesi sebepleri" başlıklı 375. Maddesine göre; " (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." "Süre" başlığını taşıyan 377. Maddesine göre; "(1) Yargılamanın iadesi süresi; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır." "İnceleyecek mahkeme ve teminat" başlıklı 378. Maddesine göre; " (1) Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir. (2) Mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre yargılamanın iadesi talebinde bulunandan karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir miktar teminat göstermesini isteyebilir." "Talebin ön incelemesi" başlığını taşıyan 379. Maddesine göre; "(1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder. " HMK'nın 379.maddesine göre; yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip, dinledikten sonra; talebin kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler, bu koşullardan biri eksik ise; hakim davayı esasa girmeden reddeder. Mahkeme, tarafların ikrar veya kabulü ile bağlı olmaksızın, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin varit olup olmadığını re'sen araştırır. Yargılamanın iadesi sebebinin varlığını ispat yükü, davacıya aittir. Bu araştırma sonucunda, mahkeme, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin doğru (varit) olmadığı kanısına varırsa, yargılamanın iadesi davasını reddeder. Somut olay bakımından bu kanun hükümleri kapsamında yapılan kontrolde; Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin Kararların tebliği ve teslimi başlıklı 67. Maddesinin 1. Fıkrasının " (1) Re’sen harekete geçilmesi gereken hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi olmadıkça hüküm tebliğe çıkarılmaz. Taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası belge karşılığında talep eden tarafa verilir, bir nüshası da diğer tarafa tebliğe çıkarılır." şeklindeki düzenlemesi de göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen 24.12.2024 tarihli hükme ilişkin yazılan gerekçeli kararın tarafların talebi olmaması sebebiyle tebliğe çıkartılmamış olduğu, tarafların henüz istinaf sürelerinin başlamadığı, davacı asillerin ayrı ayrı sunmuş oldukları yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin dilekçelerinin içerik itibariyle istinaf başvuru yapılabilecek dilekçe olduğu, kanunun aradığı yargılamanın yenilenmesi şartlarını taşımadığı, zira yargılamanın yenilenmesi hususunun kanunda sınırlı olarak sayılmış olduğu, bu sebeple şartları oluşmayan taleplerin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; A- Mahkememizin 2025/650 Esas sayılı Asıl Dosyası Bakımından; 1-Davacının şartları oluşmayan yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcı başlangıçta dava açılırken peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-Davalılar ... Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... Anonim Şirketi yargılama esnasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, B- Mahkememizin ... Esas sayılı Asıl Dosyası Bakımından; 1-Davacının şartları oluşmayan yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harçtan mahsubuna, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-Davalılar ... Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... Anonim Şirketi yargılama esnasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.