Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğa ilişkin karar veren yargı mercilerinin tarafsız ve bağımsız olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, avukat ile yapılan görüşmelerin teknik araçlarla kayda alınması dolayısıyla tutukluluğa etkili şekilde itiraz edilememesi, bağımsız ve tarafsız olmayan mahkemelerce yargılama yapılmasından dolayı mahkûmiyete bağlı tutmanın da hukuki olmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenl
Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğa ilişkin karar veren yargı mercilerinin tarafsız ve bağımsız olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, avukat ile yapılan görüşmelerin teknik araçlarla kayda alınması dolayısıyla tutukluluğa etkili şekilde itiraz edilememesi, bağımsız ve tarafsız olmayan mahkemelerce yargılama yapılmasından dolayı mahkûmiyete bağlı tutmanın da hukuki olmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 1/6/2017 ve 1/6/2018 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan incelemede 2018/17511 numaralı başvurunun -konu ve kişi bakımından aralarında irtibat olması nedeniyle- 2017/26769 sayılı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından darbe girişimiyle bağlantılı ya da darbe girişimiyle doğrudan bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik soruşturmalar yürütülmüş, çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51, Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Başvurucu, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlardan başlatılan soruşturma kapsamında 26/4/2017 tarihinde gözaltına alınmış ve iki gün gözaltında kaldıktan sonra 28/4/2017 tarihinde Başsavcılığa sevk edilmiştir. Başsavcılık aynı gün başvurucunun ifadesini almıştır. İfade tutanağında belirtildiğine göre isnat edilen FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlara yönelik olay ve olgular ifade alma işlemi öncesinde başvurucuya açıklanmıştır. Ayrıca başvurucunun ifade alma işlemi sırasında Balıkesir Barosunca görevlendirilen müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu Başsavcılıktaki ifadesinde; 2009-2010 yıllarında Malatya'da bulunan Anafen Dershanesinde staj yaptığını, üniversite eğitimi sırasında tanıştığı T. isimli kişinin tavsiyesi üzerine Gaziantep'te öğretmen olarak görev yaptığını, 2015 yılında dershanelerin kapatılması olayı gündeme gelince iş aradığını ve TürkNet isimli firmada internet saha satış elemanı olarak işe başladığını, 3-4 ay burada çalıştıktan sonra Gaziantep'te açılan etüt merkezlerinde 6-7 ay çalıştığını, çalıştığı yerlerin örgüt ile ilgisinin olmadığını, 2016 yılında Balıkesir'e taşındığını ve birkaç ay sonra ZeplinKar isimli oto kiralama şirketinde işe başladığını ve hâlen burada çalıştığını ifade etmiştir. Başvurucu, kod adının olmadığını ve herkesin kendisini ismi ile tanıdığını, 2001 yılında Balıkesir'de bulunan örgüt ile bağlantılı olduğu anlaşılan Zağnos isimli dershaneye bir yıl üniversite sınavına hazırlık kursu için gittiğini, FETÖ/PDY ile şu anda bir bağlantısının olmadığını, öğretmenlik haricinde bu yapı adına herhangi bir faaliyette bulunmadığını ve örgütün toplantılarına katılmadığını, örgüt için bağış ve himmet vermediğini veya toplamadığını, polislerin ya da farklı bir grubun sohbet hocalığını yapmadığını, hocalık yapacak kadar dinî bilgiye sahip olmadığını beyan etmiştir. Başvurucu ayrıca Bank Asyada maaş hesabının olduğunu, 2013 yılı ve sonrasında bir defada en fazla 000 TL olmak üzere maaşından artırdığı değişik miktarlarda parayı birikim amacıyla söz konusu hesaba yatırdığını, Bank Asyaya talimat üzerine para yatırmasının söz konusu olmadığını, örgütle bağlantılı dershanede çalıştığı dönemlerde işini kaybetmemek için Zaman Gazetesine abone olduğunu ve 2008 yılından 2015 yılına kadar aboneliğinin devam ettiğini, çalıştığı dershanelerde zaman zaman Fetullah Gülen'in videolarının izletildiğini ve kitaplarının okunduğunu, bu programları müdür yardımcılarının organize ettiğini, sosyal medya hesabından örgütü öven herhangi bir paylaşım yapmadığını ifade ederek suçlamaları kabul etmemiştir. Başsavcılık 28/4/2017 tarihinde başvurucuyu terör örgütü yöneticisi olma suçundan tutuklanması istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmiştir. Tutuklama talep yazısının ilgili kısmı şöyledir:"... Şüphelilerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017 tarih ve 2017/68532sayılı yazısı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ve Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazdığı talimat ve eklerine göre şüphelilerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün deşifre edilen mahrem imamlar yapılanması içerisinde kod adları ile yer alan ve polis mensupları içerisindeki yapı ile ilgili faaliyetlerde bulunan sohbet hocası-sorumlusu kişiler olduklarına dair tespitler şüphelilerden [Ç.] ve [S.A.da] bylock haberleşme sisteminin tespit edilmiş olması tüm şüphelilerde örgüt talimatı ile örtüşen tarih aralığında Bank Asya hesap hareketliliğinin bulunması, dosya kapsamına göre ve kolluk ifadelerindeki anlatımlara göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait olan eğitim kurumlarında ve dershanelerde öğretmen ve/veya öğrenci olarak bulunmuş olmaları, yine aynı örgüte ait basın yayın organlarının belli dönemlerde abonesi olduklarına dair beyanları ile diğer dosya kapsamına göre şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu, bir kısım soruşturma işlemlerinin devam ettiği ve delilleri tam olarak toplanamamış olması hususları anlaşılmakla; Şüphelilerin üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın vd. maddeleri uyarınca TUTUKLANMALARINA, Karar verilmesi kamu adına talep olunur." Balıkesir Sulh Ceza Hâkimliği aynı tarihte başvurucunun sorgusunu yapmıştır. Sorgu tutanağına göre başvurucuya isnat edilen suçlar anlatılmış ve sorgu esnasında başvurucunun Balıkesir Barosunca görevlendirilen müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu, Hâkimlikteki savunmasında Başsavcılıktaki ifadesine benzer beyanlarda bulunmuş ve suçlamaları kabul etmemiştir. Balıkesir Sulh Ceza Hâkimliği 28/4/2017 tarihinde başvurucunun terör örgütü yöneticisi olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... Şüphelilerin üzerilerine yüklenen suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu itibari ile kuvvetli suç şüphesinin varlığı, suçun yasada öngörülen cezasının alt ve üst sınırı itibari ile kaçma şüphesi, şüphelilerin üzerine yüklenen suçun CMK'nın 100/maddesinde öngörülen suçlardan olması ve adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacak olması hususları da dikkate alınarak CMK’nun 100 ve devamı maddeleri gereğince ... tutuklanmalarına, ... [karar verildi.]" Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiş, Balıkesir Sulh Ceza Hâkimliği 4/5/2017 tarihinde tutuklama kararındaki gerekçelere atfen itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucu söz konusu kararın 10/5/2017 tarihinde tebliğ edildiğini bildirmiştir. Başvurucu 1/6/2017 tarihinde (2017/26769 sayılı dosya yönünden) bireysel başvuruda bulunmuştur. Başsavcılık 10/11/2017 tarihli iddianame ile başvurucu hakkında terör örgütü yöneticisi olma suçundan aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianamede öncelikle FETÖ/PDY hakkında genel bilgiler verilmiş, özellikle emniyet yapılanması anlatılmış, daha sonra ise başvurucuya yönelik suçlama ve delillere yer verilerek başvurucunun örgüt içinde emniyet sorumlularından olduğu ileri sürülerek terör örgütü yöneticisi olduğu iddia edilmiştir. Bu bağlamda iddianamede yer verilen olay ve olgular özetle şöyledir:i. FETÖ/PDY'nin emniyet mahrem yapılanmasının "Ankara, Ege, Erzurum, Gaziantep, İrfan Bey, Marmara ve Okul" olmak üzere yedi büyük bölge şeklinde yapılandığı, her büyük bölgenin küçük bölgeler şeklinde alt yapılanmalarının olduğu, küçük bölgelerin altında ise il ve ilçe yapılanmalarının bulunduğu, ayrıca örgüte mensup üst konumda bulunan "Mahrem Sorumluların" "temsilciler, genel müdürler, müdürler, müdür yardımcıları/zümre başkanları, rehberlik araştırma merkezi/rehber, danışmalar, personel/sekreterler, bilişim, izdivaç, hukuk ve öğretmenler" olarak ayrıldığı, bu kişiler arasında örgütsel bir hiyerarşinin bulunduğu belirtilerek Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 5/5/2017 tarihli raporda başvurucuya ilişkin olarak "Büyük Bölge: Gaziantep, Küçük Bölge: Gaziantep, İl: Gaziantep, İlçe: Merkez, Kod Ad: Hakan, Birimi: Lise, Görevi: Öğretmen, Konumu: Öğretmen" şeklinde tespitlerin bulunduğu belirtilerek başvurucunun FETÖ/PDY'nin emniyet sorumlularından olduğu ileri sürülmüştür.ii. Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 27/4/2017 tarihli ve Sosyal Güvenlik Kurumu Balıkesir İl Müdürlüğünün 28/4/2017 tarihli yazılarına göre başvurucunun 2010-2016 yılları arasında FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu belirtilen özel eğitim kurumlarında çalıştığı belirtilmiştir.iii. Başvurucunun FETÖ/PDY ile irtibatlı Bank Asya'da bulunan hesabının incelenmesinde; hesabın 2007 yılında açıldığı, hesapta 2013 yılı Haziran ayından 2013 yılı Ağustos ayına kadar 30 TL bulunduğu, 2013 yılı Eylül ve Ekim aylarında para bulunmadığı, 2013 yılı Kasım ve Aralık aylarında 4 TL olduğu, 2014 yılı Ocak ayında ise 721,96 TL bulunduğu, 2013 yılı Ocak ayından 2015 yılı Aralık ayına kadar artış ve azalışlar olduğu, 2015 yılı Aralık ayında 139,23 TL, 2016 yılı Temmuz ayında ise 655,98 TL olduğu, hesabın hâlen aktif olduğu ve kredi kartı kullanımının olduğu belirtilmiştir.iv. Başvurucunun Emniyet tarafından düzenlenen 27/4/2017 tarihli tutanakla tespit edilen sosyal medyada paylaştığı mesajlarına yer verilmiştir. Bu mesajlar şöyledir:"İçerideki gazeteciler için: 'Onlar gazetecilikten değil, başka suçlardan, örgüt suçundan tutuklu' diyorlar. Peki 50 yıldır tefsir üzerine çalışan ve öğrenci yetiştiren Suat yıldırım hoca da mı örgüt suçlusu? O zaman yetiştirdiği binlerce ilahiyatlı da örgüt elemanı demektir. Bu duruma sessiz kalan müslüman kardeşime diyorum ki: El insaaf ve azıcık basiret!...""Alın size istikrar, Türkiyenin doğusu bağıra bağıra gidiyor Erdoğan başkanlık peşinde iyi uykular hepimize DEVLET DOĞU'DA TERÖRİSTLERİ TASFİYE EDEMEYİNCE ÖĞRETMENLERİ TASFİYE ETMEYE BAŞLADI. ALIN SİZE İSTİKRAR""Cüppeli'ye yazık oldu. Bir haftadır çıkıp 'bunların arkasında İsrail var' diye hizmete iftira attı. Akp ise bugün 'İsrail dostumuzdur' dedi.""Akpliler haydi ! Cümleten amin diyoruz : 'Kim İsrail şer şebekesinin dostuysa Allah bin belasını versin' AK Parti Sözcüsü Çelik: 'İsrail Devleti ve halkı Türkiye'nin dostudur' İddianame Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) 17/11/2017 tarihinde kabul edilerek E.2017/505 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme aynı tarihte yaptığı tensiple birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Sanık Hüseyin Talaz hakkında iddia, savunma, banka kaydı, arama, araştırma ve el koyma tutanakları gibi belge ve bulgulara göre kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğundan, tutuklama sebeplerinin devam ettiği anlaşıldığından, atılı suç CMK’nın 100/ maddesi kapsamında kalan ve kaçma şüphesinin kanunun hükmüne göre kabul edildiği suçlardan olduğundan, mahkemece henüz savunma tespit edilmediğinden, adli kontrolün uygulanması bu aşamada yeterli görülmediğinden sanığın tutukluluk halinin devamına ... karar verildi." Mahkeme 6/2/2018 tarihinde yaptığı ilk duruşmada başvurucunun savunmasını almıştır. Başvurucunun savunmasının ilgili kısmı şöyledir:"Ben iddianamede belirtildiği şekilde dersanede de çalıştım. Ailemin geçimini sağlamak için çalıştım. Dersanede çalıştığım gibi başka yerlerde de çalıştım. Defalarca KPSS sınavına girdiğim halde kazanamadığım için Milli Eğitim'e atanamadım. Formasyon eğitimim de yoktu. Bu nedenle dersanede çalışmak durumunda kaldım. Bank Asya'da ise 2007 yılında kredi kartı almak için hesap açmıştım. Dersanede çalıştığım dönemde de maaşım yatmıştı. Zaten cüzzi paralar yatıyordu. Bankayı destekleyecek şekilde kimsenin talimatıyla yüksek miktarda para yatırmış değilim. Bu yöndeki iddiayı da kabul etmiyorum. Facebook paylaşımları kendi yazdığım şeyler değildir, başkasının yazılarını paylaşmışımdır. Paylaşımlarımda suç unsuru olmadığını düşündüğümden paylaştım. Ben emniyet mahrem imam yapılanmasını tutuklandığımda öğrendim. Hakkımda bir tanık beyanı yoktur. Bylock kullanmamışım. Ne şekilde mahrem imam olduğumu anlamış değilim, kesinlikle kabul etmiyorum....Raporda bulunan *** *** **** nolu hat bana aittir. *** *** **** nolu hat eşim [N.T.ye] aittir. Ben Malatya'da stajer öğretmen olarak kısa bir süre bulunmuştum. Gaziantep'e 2010 yılında gelmiştim, Anafen Bahattin bey şubesinde çalıştım. Bu yöndeki bilgiler bana aittir. Bu bilgilere ulaşmak zor değildir. Hakan kod ismini kullanmadım, tespiti ve raporu kabul etmiyorum....2014 Ocak ayında altın aldığım doğrudur, yine Eylül 2014 tarihinde kredi kartı borcu nedeniyle parayı eşimin hesabına yatırmış olabilirim." Mahkeme duruşma sonunda başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Sanık Hüseyin Talaz hakkında iddia, savunma, banka kaydı, arama, araştırma ve el koyma tutanakları gibi belge ve bulgulara göre kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular bulunduğundan, tutuklama sebeplerinin devam ettiği anlaşıldığından, atılı suç CMK’nın 100/ maddesi kapsamında kalan ve kaçma şüphesinin kanunun hükmüne göre kabul edildiği suçlardan olduğundan, adli kontrolün uygulanması bu aşamada yeterli görülmediğinden sanığın tutukluluk halinin devamına ... karar verildi." Mahkeme 20/2/2018 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmen tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Mahkeme kararında öncelikle FETÖ/PDY'nin yapılanmasına ve gerçekleştirdiği eylemlere ayrıntılı şekilde yer verdikten sonra somut olaya ilişkin değerlendirme yaparak mahkûmiyet gerekçesini açıklamıştır. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"... sanığın eylemleri değerlendirildiğinde; sanık Hüseyin Talaz'ın Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 27/04/2017 tarihli yazısına göre; örgüte müzahir eğitim kurumlarında öğretmen olarak görev yaptığı,FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Emniyet Mahrem Yapılanmasının Ankara, Ege, Erzurum, Gaziantep, İrfan Bey, Marmara ve Okul olmak üzere 7 Büyük Bölge şeklinde yapılandığı, her Büyük Bölgenin Küçük Bölgeler şeklinde alt yapılanmalarının olduğu, Küçük Bölgelerin altında ise İl ve İlçe Yapılanmalarının bulunduğu, ayrıca yapıya mensup üst konumda bulunan 'Mahrem Sorumluların' Temsilciler, Genel Müdürler, Müdürler, Müdür Yardımcıları/Zümre Başkanları, Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM)/Rehber, Danışmalar, Personel/Sekreterler, Bilişim, İzdivaç, Hukuk ve Öğretmenler olarak ayrıldığı ve bu şekilde tanımlandığı, bu kişiler arasında da örgütsel bir hiyerarşinin bulunduğu, buna ilişkin olarak Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü K.O. Şube Müdürlüğünce düzenlenen 05/05/2017 tarihli raporun incelenmesinde sanığın; Büyük Bölge : Gaziantep, Küçük Bölge : Gaziantep, İl : Gaziantep, İlçe : Merkez, Kod Ad : Hakan, Birimi : Lise, Görevi : Öğretmen, Konumu : Öğretmen olduğu, örgütün mahrem imam yapılanmasında polis memurlarından oluşan grubun sorumlusu olduğu, bu mahrem yapılanma içinde Hakan kod adını kullanarak örgütsel faaliyetlerini gizlilik esasına göre yürüttüğünün tespit edildiği,Bank Asya hesap hareketlerini incelenmesine ilişkin CD'nin incelenmesinde; Sanık Hüseyin Talaz'ın adına açılmış 21/11/2007 tarihli bir hesabın olduğu, hesapta 2013 aralık ayı itibariyle 4 TL para bulunduğu, bu tarihe kadar kredi kartı işlemleri için hesabın kullanıldığının anlaşıldığı, 23/01/2014 tarihinde altın hesabı açılmak suretiyle 3721 TL hesapta para bulundurulduğu, bu hesaptaki paranın daha sonra parça parça çekilerek Eylül 2014 tarihinde 47 TL para kaldığı, sanığın eşi [N.T.] adına 01/09/2005 tarihinde açılmış bir hesap olduğu Eylül 2014 tarihine kadar hesapta para bulunmazken Eylül 2014 tarihinde 2363 TL para bulunduğu, Kasım 2014 tarihinde de bu paranın çekilmiş olduğu bu şekilde örgütü maddeten destekleyen eylemleri hep birikte değerlendirildiğinde he ne kadar sanık hakkında 314/1 gereğince silahlı terör örgütü yöneticisi olmak suçundan kamu davası açılmış ise de tüm dosya kapsamı ve Balıkesir KOM Şube Müdürlüğü'nün 05/05/2017 tarihli raporuna göre ;sanığın örgütün eylemleri kapsamında söz sahibi olduğuna hiyerarşik açıdan da diğer üyelere oranla üstünlüğüne dair dosyada yeterli delil bulunmadığı anlaşılmış, sanığın örgüte aidiyeti bulunan Bank Asya'da örgüt liderinin talimatı doğrultusunda altın hesabı açtırıp örgütü maddeten desteklediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir yayın kuruluşu olan Zaman gazetesi aboneliğinin devam ettiği, sosyal medya hesabında örgütü destekler paylaşımları olduğu, sanığın ayrıca mahrem imam yapılanmasında polis memurlarından oluşan grubun sorumlusu olduğu, bu mahrem yapılanma içinde 'Hakan' kod adını kullanarak örgütsel faaliyetlerini gizlilik esasına göre yürüttüğünün tespit edildiği, bu yapılanma içerisinde bir grubun diğer gruptaki kişileri bilmemesi grup sorumlusu olan öğretmenlerin diğer kişileri bilmemesi hususunun örgütün hücre tipi veye kripto yapılanmasını ortaya çıkardığı, örgütte gizliliğin esas olduğu bu nedenle sanığın inkara dayalı savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu sonucuna varılarak sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, toplanan delillere göre sanığın çeşitlilik, yoğunluk arzeden eylemlerinden sanığın örgüt hiyerarşisi içinde bilerek ve isteyerekyer aldığı ve bu hiyerarşik yapı içinde kendisine verilen görevi yerine getirdiği, bu suretle silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği ... [sabit olduğundan mahkumiyetine karar verilmiştir.]"..."Sanık Hüseyin Talaz'ın aleyhindeki mevcut delil durumu, sanık hakkında hükmolunan cezanın nevi ve süresi kaçma kuşkusu doğurduğundan 5271 sayılı CMK'nın 101, 104/2 maddeleri uyarınca sanığın tutukluluk halinin hükmen devamına ... karar verildi." Başvurucu anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dosyanın tevzi edildiği Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 10/4/2018 tarihinde başvurucunun istinaf talebinin esastan reddine ve tutukluluk hâlinin devamın karar vermiştir. Başvurucunun anılan karara yaptığı itiraz Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 3/5/2018 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu kararı hangi tarihte öğrendiğini bildirmemiştir. Başvurucu 1/6/2018 tarihinde (2018/17511 sayılı dosya yönünden) bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi temyiz incelemesi sonunda 21/1/2019 tarihinde hükmü onamış ve başvurucu hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşmiştir. İlgili hukuk için bkz. Mustafa Özterzi [GK], B. No: 2016/14597, 31/10/2019, §§ 33-48; Emre Soncan, B. No: 2016/73490, 11/3/2020, §§ 32-38; Hasan Akboğa [GK], B. No: 2016/10380, 27/3/2019, §§ 19-