10. Hukuk Dairesi 2023/1985 E. , 2023/2654 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/487 E., 2022/1865 K. ... KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/392 E., 2021/185 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dav
**10. Hukuk Dairesi 2023/1985 E. , 2023/2654 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/487 E., 2022/1865 K. ... KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/392 E., 2021/185 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı işveren vekili, işverenin imalat ve ihracat işi yapan ve bünyesinde çok sayıda işçi çalıştıran bir şirket olduğunu, işçilerinde meslek hastalığı bulunmadığını, sigortalısı ... için tespit edilen % 10,1 oranında sürekli iş göremezlik oranının yüksek olduğunu, davalı Kuruma yapılan itirazın kabul görmediğini, meslek hastalığı iş göremezlik oranının ancak adlı tıp kurumundan alınacak raporlara göre belirlenebileceğinden sigortalısının meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, sigortalı ...'ün Kuruma verdiği 05.08.2015 tarihli dilekçesi üzerine yapılan inceleme sonucu sigortalının meslek hastalığına yakalandığının ve sürekli iş göremezlik oranının %10.1 olarak tespiti üzerine tarafına sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, konusunda uzman bilirkişiden aldıkları bilirkişi raporunu dosyaya sunduklarını, Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen maluliyet oranının İLO Sözleşmesiyle çeliştiğini, silikozis teşhisinin sadece radyolojik olarak yapılmasının adil ve doğru olmadığını, ülkede bazı ülkelerde yapıldığı gibi raporlarda ısrarla SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü'nün uygulandığını, Türk Toraks Derneğince yayımlanmış maluliyet rehberinin de dikkate alınması gerektiğini, maluliyet oranının belirlenebilmesi için kişinin çocukluk döneminden itibaren geçirdiği hastalık, alışkanlıklar ve aile öyküsünün kaydedilmesi, sigortalı ve sigortasız çalıştığı işyerlerinin tespiti, kusur durumunun tespiti, işyerinde keşif yapılması gerekirken yapılmadığını, davacının içtiği sigaranın etkisinin değerlendirilmediğini, ülkede hastanelerce bu tür hastalıklarda itiraz ettikleri hususlar dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini, Kurum'un gelir bağlayarak zarara uğradığını, sektörün istenmeyen sektör haline geldiğini, seramik sektörünün ihracat sebebiyle en çok döviz getiren sektör olduğunu, yine ...'daki hava kirliliğinin etkisinin araştırılmadığını, tüm bu bilimsel gerçekliğe rağmen Mahkemece bilimsel ve uluslararası sözleşmeleri yok sayarak dosyanın yeniden itirazlar doğrultusunda dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kurulu'na gönderilmesini, müvekkili şirketin ülke ekonomisindeki ihracat ve sair kapasitesi gözetilerek Anadolu'dan başlayarak dünya çapına mal olmuş şirket bakımından telafisi güç veya imkansız zararlara sebep olunmaması için öncelikle hakkaniyete ve usule uygun hüküm kurulabilmesi için Bilimsel Kurul tarafından yapılacak çalışmanın sonuçlarının beklenmesi, bu mümkün değil ise maluliyet sistemindeki hatalar ve davalı şirketin kusurunun olmaması da gözönüne alınarak hakkaniyete uygun hüküm tesis edilmesini, hukuka aykırı tespit edilen meslekte kazanma gücü oranının kaldırılarak yeniden itirazları doğrultusunda hukuka uygun olarak meslekte kazanma gücü oranının tespit edilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporu birlikte değerlendirildiğinde tekrar Adli Tıp Üst Kurulu'ndan rapor alınmasına gerek olmadığı, davanın niteliği dikkate alındığında davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilme yapılması gerektiği, Adli Tıp Kurumu raporunda davalının maluliyet başlangıç tarihinin 22.12.2015 olduğu ve sigara içmesinin meslek hastalığında etkisinin olmadığının bildirildiği, istinaf sebebine göre davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf gerekçeleri ile temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 5510 sayılı Kanun'un 14 ve 16 ncı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ...