Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- açtığını, müvekkilinin, yiyecek içecek işinde deneyimsiz olması nedeni ile işletmeci arayışına girdiğini ve yiyecek içecek işinde deneyimli olan ve yıllardır garsonluk işletmecilik yapan, davalı------- bahse konu meyhanenin açılışından itibaren, --- yıl süre ile çalışması işletme müdürlüğü yapması hususunda anlaştığını, davalı---- bahse konu anlaşma gereği, --- yıllık çalışması sonucunda ödenmek üzere davaya konu,---- bedelli çekin keşid
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka kredi borçlusu .....AŞ'nin risklerinin teminatı olarak üzerinde ipotek tesisli menkul ve gayrimenkullerin, davalı şirket tarafından sigortalanmakta olduğunu, davalı şirketin 05/04/2004 tarihli yazısında 09/09/2002 -09/09/2003 dönemi sigorta poliçesinin yenilenmesi sırasında Tasfiye Halinde ... AŞ nin dain ve mürtehin sıfatıyla ... şirketler grubu için düzenlenen poliçesi de dikkate alınarak riskin yerinde değerlendirilmesi ve sigorta bedelinin tespitine ihtiyaç duyulduğunu, risk mühendislerinin görevlendirildiği ve kıymet takdir raporu düzenlediğini, yapılan çalışmalar sonucu sigortalının bilinen adresteki risklerinin güncel değerinin 39.526.200 TL olarak belirlediğini, ... sigortaya neden olmamak için Tasfiye Halinde ... AŞ nin şirketlerince düzenlenen poliçenin sigorta bedeli olan 33.119.539,97 TL arasındaki farkı oluşturan 6.406.660,03 TL sigorta bedeli üzerinden davacı banka partajından düzenlenen yangın poliçesinin yenilenmesi yapılabileceğinin belirtildiği, bunun üzerine banka kayıtlarında bulunan sigorta poliçelerinin incelenmesinde, davalı şirket tarafından yıllar itibarıyla ... sigortaya sebebiyet verilerek fahiş sigorta bedelleri üzerinden sigorta poliçelerinin düzenlendiği, bir kısım poliçelerin bedellerinin yanlış döviz cinsleri üzerinden yapıldığı ve bu suretle fazla tahsilat yapıldığının tespit edilerek davalıya ... Noterliğinin 17/09/2004 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile taşınmazların yangın sigortası ile ilgili olarak 2001-2002 ve 2002-2003 dönemine ait sigortaların menfaati aşan kısmına tekabül eden ve bankadan fazla tahsil edilen primlerin reeskont faiz oranı üzerinden hesaplanan faizi ile geri ödenmesinin istendiğini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde sigorta bedeli artışlarına davacı banka veya borçlu firmanın herhangi bir itirazı olmadığı ve primlerin süresi içerisinde rareasüere devredildiği gerekçesiyle fazla tahakkuk ettirilmiş prim bulunmadığı belirtilmiş ise de, ileri sürülen gerekçelerin TTK 1283 maddesinin açık ifadesi karşısında kabul edilmesinin mümkün olmadığını, zira mal ve mali sorumluluk sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortacının ödeyeceği tazminatın hiçbir zaman gerçek zararı geçemeyeceğini, sigorta bedelinin sigortacının sorumlu olacağı en yüksek meblağı göstereceğini, sigorta değerinin ise TTK nun 1345 maddesinde yazılı olduğu gibi sigorta edilen menfaatin tam değerini ifade edeceğini, riziko gerçekleştiği zaman sigorta bedelinin sigorta değerinden fazla olması haline "... Sigorta"denileceğini, bu durumda aşan kısmın batıl olacağını, bu sebeple sigorta bedelinin indirilmesi gerektiğini, sigorta priminin dahi ona tekabül eden kısmını indirilip primin fazla tahsil edilen kısmının geri verilmesi gerektiğini, menfaat değerinin tarafların oy birliği ile seçtikleri bilirkişiler tarafından önceden takdir ve tahmin edilmiş ve taraflarca kabul olunması halinde bu değere itiraz edilemeyeceğini, görüldüğü üzere yasada fazla tahsil edilen ... sigorta priminin geri verilmesinin emredildiğini, bu nedenle davacı bankanın ... sigortayı bilip bilmemesinin veya herhangi bir itirazda bulunmasının öneminin bulunmadığını, ayrıca TTK 1276/2 gereği sigorta ettirenin sigortacı ile reasürör arasındaki ilişkiye yabancı olduğunu, sigorta primlerinin reasürans şirkete devredilmesinin de sigorta şirketinin kendi iç ilişkisini ilgilendiren durum olup, TTK 1283 maddesinin uygulanmasına engel olmadığını, bu nedenle toplam 1.080.066,51 TL nin ödeme gününe kadar işleyecek reeskont faizi vergi ve masrafları ile birlikte ödenmesi gerektiğini belirtmiştirCEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sigortacı ,davacının ise sigorta ettiren sıfatına sahip olup, uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinden kaynaklandığının anlaşılmasına göre uygulanması gereken zaman aşımı süresinin TTK nun 1268 maddesinde düzenlenen zaman aşımı olup, buna göre "Sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil, sigorta mukavelesinden doğan tüm taleplerin 2 yılda mürürüzaman uğrar" hükmü gereği talebin zaman aşımına uğradığını, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu olan poliçelerinin numaralarının bildirilmediğini, yapılan incelemede 09/09/2001 başlangıç 09/09/2002 bitiş tarihli poliçe ile 09/09/2002 başlangıç ve 09/09/2003 bitiş tarihli poliçelerin dava konusu edildiğinin anlaşıldığını, davanın 09/12/2005 tarihinde verilen dilekçe ile açıldığı anlaşıldığından poliçelerdeki vadelerin hitam tarihleri üzerinden 2 yıla ... süre geçtiğini, bu sebeple öncelikle TTK nun 1268 maddesi hükmü gereği davanın zaman aşımı yönünden reddini istediklerini, dava konusu edilen davacı müşterilerinden ... .... AŞ ye ait ... ... yolu üzerindeki taşınmazların risklerinin davacı bankanın talebi üzerine kendisinin sigorta ettiren dain ve mürtehin sıfatına haiz olan ve davalı şirkete bağlı acentenin davacı şirket ... şubesi aracılığıyla akdedilen 09/09/2000 başlangıç tarihli poliçe ile ilk olarak teminat altına alındığını, daha sonra poliçenin tecdidlerinde enflasyon oranı dikkate alınarak yapılan otomatik sigorta bedel artışlarının uygulandığını, bu şekilde yenilenen poliçelerin gerek ilgili bankaya tevdi tarihinde, gerekse poliçelerin yürürlükte olduğu dönem içerisinde sigorta bedelleri ile ilgili olarak gerek sigortalı gerekse sigorta ettiren davacı tarafından herhangi bir itiraz ve değişiklik talebinde bulunulmadığını, aynı yerin davalı şirket Adana acentesi ile davacı banka ... şubesi partajında dava dışı Tasfiye Halinde ... Bankasının dain mürtehim sıfatına haiz olduğu, sigorta akdi ile teminat altına alındığını, 09/09/2003 yenileme döneminde Tasfiye Halinde ... AŞ nin yer aldığı poliçe dikkate alınarak riskin yerinde değerlendirilmesi ve sigorta bedelinin tespitine ihtiyaç duyulduğunu ve risk mühendisleri tarafından yapılan işlemler sonucu kıymet takdirinin belirlendiğini, bu işlemler sonuçlanana kadar dava dışı ... şirketler grubunun kredi borcunu oluşturan 21.000.000 TL üzerinden poliçe düzenlendiğini, o tarihte borçlu adresindeki risklerin sigorta değerinin 39.526.200 TL olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple Tasfiye halindeki ... AŞ nin sigorta ettiren olarak yer aldığı poliçedeki sigorta bedelini teşkil eden 33.119.539,97 TL ile kıymet takdir raporunda belirtilen sigorta değeri arasındaki farkı oluşturan 6.406.660,03 TL sigorta bedeli üzerinden poliçenin yenilebileceğinin, kredi veren davacıya bildirildiğini ve 09/09/2003-09/09/2004 vadeli poliçenin bedelini bu rakama düşüren zeyilname düzenlendiğini, esas olanın riziko sigorta bedelinin sigortalı veya kredi veren kurumca bilinecek olması olduğunu, daha önce herhangi bir itirazda bulunulmayan sigorta bedelleri geçerli kabul edilerek plasman gerçekleştirilip verilen teminat karşılığı olarak alınan primlerin reasürörlere devredildiğini, TTK 1263 gereği sigorta akitleri şekle bağlı akit olmadığından davacı tarafın aynı zamanda kendi müşterisi olan dava dışı sigortalıya ait taşınmazlar için poliçe düzenlenmesi aşamasında dain mürtehin sıfatına haiz davacının ortaya koyduğu belgelere dayanıldığını, tarafların karşılıklı iradelerinin uyumu ile vücuda gelen sigorta akitlerine dayanılarak davacının böyle bir dava açamayacağını , davacının davasında ve talebinde iyi niyetli olmadığını, poliçenin geçerli olduğu dönemde herhangi bir itiraz ve değişiklik talebinde bulunulmadığını, dava dilekçesinde müddeabih çok yüksek olduğundan prim iadesine esas iptal ve faiz miktarının da çok fahiş olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle iadesi istenen prim tutarı, faiz ve faiz oranına da itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.