Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1280 E. , 2024/5305 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1280 Karar No : 2024/5305 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... (DİĞER DAVALI) : ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargıla
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1280 E. , 2024/5305 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1280 Karar No : 2024/5305 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... (DİĞER DAVALI) : ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünde genel müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, 25/06/2019 günlü, 2019/139 sayılı Cumhurbaşkanı onayı ile bu görevinden alınarak Yapı İşleri Genel Müdürlüğü emrine çevre ve şehircilik uzmanı olarak atanmasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm mali ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Cumhurbaşkanınca davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınmasına yönelik kullanılan takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığını tevsik eden herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasında mübrez olmadığı ve kamu idaresinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine entegrasyonunun sağlanması amacıyla davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı; bununla birlikte 3600 ek göstergeli 1. dereceli Genel Müdür Yardımcısı kadrosunda bulunması sebebiyle 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 1. maddesinin 4. fıkrası kapsamında, hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga Ek 18. maddesine göre atama işlemi tesis edilmesi gereken davacının, 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca çevre ve şehircilik uzmanı olarak atanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacının genel müdür yardımcılığından alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı işleminin iptali istemi yönünden davanın reddine, çevre ve şehircilik uzmanı olarak atanmasına ilişkin işlem yönünden dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden (02/09/2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere idarenin, yönetici kadrolarına atadığı kişileri, meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluluğunun bulunmadığı, idarenin geniş takdir yetkisi çerçevesinde atanan davacının, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmek suretiyle görevinden alınmasının hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki temyize konu karar ile takdir yetkisinin yok sayıldığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından; İdare Mahkemesi kararının, "davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmına" yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN CEVAPLARI : Davacı tarafından; davalı Bakanlığın temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünde genel müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 6. maddeleri uyarınca, 25/06/2019 günlü, 2019/139 sayılı Cumhurbaşkanı onayı ile görevinden alınarak ... günlü, ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işlemi ile Yapı İşleri Genel Müdürlüğü emrine çevre ve şehircilik uzmanı olarak atanması üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile davalı idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacının, 1988 yılında İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği bölümünden mezun olduğu, 1991 yılında Çevre ve Orman Bakanlığında sözleşmeli mühendis olarak göreve başladığı, 14/08/2011 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Planlama Genel Müdürlüğüne mühendis olarak atanmasının ardından, 09/03/2012 tarihinde aynı birime Daire Başkanı olarak atandığı, 08/06/2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Alt Yapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğüne mühendis olarak atanan davacının, bu işleme karşı açtığı dava sonucunda; Danıştay Beşinci Dairesinin 03/06/2014 günlü, E:2013/7909, K:2014/4810 sayılı bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın davalı idarece temyiz edildiği, sonrasında davalı idarenin 06/01/2015 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat ettiği, bunun üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/04/2017 günlü, E:2015/162, K:2017/1870 sayılı kararıyla feragat nedeniyle davalı idarenin temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının kesinleştiği, bu süreçte davacının 06/08/2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğüne daire başkanı olarak, 06/04/2014 tarihinde aynı birime mühendis olarak, 07/04/2014 tarihinde tekrar daire başkanı olarak atama işlemlerine tabi tutulduğu, 24/05/2015 tarihinde üçlü kararname ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğüne genel müdür yardımcısı olarak atanmasının ardından, 26/04/2018 tarihinde milletvekili seçimleri için istifa ettiği, ancak milletvekili seçimlerine katılmadan 30/05/2018 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünde genel müdür yardımcısı olarak yeniden göreve başladığı ve dava konusu işlemlerin tesisine kadar bu görevi yürüttüğü anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda; davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, ayrıca davacının daire başkanlığı görevinden alınarak mühendis olarak atanmasına ilişkin daha önce tesis edilen atama işleminin mahkeme kararı ile iptal edildiği ve davalı idarenin temyiz aşamasında temyiz talebinden feragat etmesi üzerine iptal kararının kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda; davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. Davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin işlem hakkında verilen kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması üzerine Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verileceği dikkate alındığında, davacının çevre ve şehircilik uzmanı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemleri hakkında da yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Bölge İdare Mahkemesince verilen temyize konu karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından, söz konusu kararın onanması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.