T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1060 KARAR NO: 2026/680 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 03/11/2022 NUMARASI: 2018/769 Esas - 2022/802 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müza…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1060 KARAR NO: 2026/680 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 03/11/2022 NUMARASI: 2018/769 Esas - 2022/802 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/03/2017 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile müvekkiline ait sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosikletine çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, hastanede yapılan tetkikler sonucunda sağ testisinin alınarak trafik kazası sonucu beden bütünlüğünü kaybettiğini, fazlaya ilişkin hak ve taleplerinin saklı tutularak şimdilik 500,00 TL geçici işgücü ve 500 TL kalıcı işgücü kaybı olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL nin kaza tarihi olan 04.03.2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.03.2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasında müvekkilinin özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı bir davranışı olmadığı gibi müvekkil ile araçta bulunan 4 yaşındaki çocuğunun hayatını tehlikeye sokan davacının ,aşırı hızı nedeniyle gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kazaya kendisinin sebep olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 64.946,03 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/03/2017 tarihinden diğer davalı ... A.Ş. yönünden16/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geçici iş görmezlik tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, takdiren 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 04/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili ile davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 51.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/503 esas sayılı kesinleşen dosyasında gerek 03.03.2017 tarihli keşif bilirkişisi gerekse de Adli tıp Trafik İhtisas Kurulunun 10.07.2019 tarihli Adli tıp raporunda davacının tam kusurlu olduğu ,müvekkilin ise olayda herhangi bir kusuru olmadığına dair somut,olaya ve kanuna uygun gerekçeli raporları dikkate alındığında aradaki çelişkilerin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili üst kuruluna gönderilmesi talebinin reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın içinde trafik bilirkişisininde bulunduğu farklı bir bilirkişi heyetine gönderilmesini, kusur raporu alındıktan sonra mahkemece gerekli görülmesi halinde dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesinin usul ve yasaya uygun olacağını, herhangi bir kusuru olmadan meydana gelen kaza neticesinden psikolojik açıdan olaydan etkilenen ve bir süre kendine gelemeyen müvekkili iken kazaya sebebiyet veren ve bundan dolayı manevi açıdan zorluk çektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti açıkça hatalı ve çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusura ilişkin olarak kesin delil oluşturacak şekilde değerlendirme yapılmasına rağmen hukuk hakimi tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılmasının hatalı olduğunu, davacının tüm zararı yapılan ödeme ile karşılandığını, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmamasına rağmen yaptığı ödeme sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, aktüer hesaplaması yapılırken şirketin ödeme yaptığı tarih dikkate alınarak yapılan ödemenin zararın ne kadarını karşıladığının tespit edilmesi gerektiğini, yapılan ödemenin ödeme tarihinde zararı karşılamaya yetip yetmediği incelenmeksizin, hesap yapılmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 03.03.2017 günü saat 17:40 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile .......caddesi üzerinde...... köprü istikametine sağ şeritte seyir halindeyken, sağ tarafına ..... sokağına dönüş manevrası yaptığı sırada sağ ön yan kısımları ile, seyrine göre sağ gerisinden dar banket üzerinden gelen davacı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön ve sol yan kısımları ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşlmıştır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de; kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi, kusura ilişkin saptamaya dayanan beraat kararı ile de bağlı değildir. Somut olaya bakıldığında; kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, davalı sürücü hakkında yapılan savcılık soruşturma dosyasında alınan 23.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda; Sanık sürücü ...' ın asli derecede kusurlu olduğu, müşteki sürücü ...' in kusursuz olduğu kanaati belirtilmiş, ceza mahkemesinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile hükme esas alınan ATK kusur raporunda; " müşteki sürücü olay sırasında iki şeritli araç sürücülerin kullandığı şerit dışındaki araç kullanımı yasak olduğu 1 şerit ile yaya kaldırım arası dar banket arası sürücülerin araç gelişi beklenmeyecek alan üzeri sokak girişinde meydana geldiği, sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşakta sağ tarafına dönüş manevrası yaptığı sırada, sağ gerisinden dar banket üzerinden kontrolsüzce gelmekte olan müşteki sürücü idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda, olayın oluş şekli itibari ile atfı kabil kusuru bulunmadığı, müşteki sürücü ... idaresindeki motosiklet ile zorunlu haller dışında kullanılmasının yasak ve dar olması nedeni ile geçişin tehlikeli olduğu dar banket üzerinde seyrettiği, seyri sırasında görüş alanını kontrol altında bulundurmadığı, nizamlara aykırı şekilde dar banket üzerinde seyrini sürdürdüğü sırada, sağ şeritte üzerinde seyreden ve kavşak mahalline gelince sağ tarafındaki sokağa dönüş manevrası yapan olan sanık sürücü idaresindeki otomobile önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen kazada, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu "tespit edilmiştir. Ceza mahkemesi tarafından, ATK raporu benimsenerek CMK'nun 223/2-c maddesi gereği, sürücü sanığın (davalı) olayda taksirinin bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ve bu karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesince Karayolları Fen Heyetinden alınan 3 kişilik bilirkişi heyeti gerek 05/12/2019 kök raporunda gerek itirazlar üzerine alınan 24/05/2021 tarihli ek raporunda özetle;'' Motosiklet sürücüsü ...'ın olayda dikkatsiz , kontrolsüz ve hızlı davranması ile K.T.K. 52/A ve B maddesinde belirlenen kurallara uymadığından %60 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün olayda dikkatsiz ve kontrolsüz davranması nedeni ile KT.K 67/A maddesinde belirtilen kurallara yeterince uymadığından% 40 oranında kusurlu olduğu'' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Ceza yargılamasında hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporu ile Mahkememizce Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden alınan kusur raporu arasında çelişki oluştuğundan iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için .... Trafik Kürsüsünde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 09/08/2022 tarihli raporda özetle;'' Davacı motosiklet sürücüsü ...’in birinci derecede ve %60 oranında, Davalı ...’ın ikinci derecede ve %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu bulunduğu '' yönünde görüş bildirilmiştir.Bu durumda mahkemece; ..... heyeti kusur raporunda; olay ile ilgili olarak trafik kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş olduğu, 09.07.2018 tarihli keşifli bilirkişi raporu ve raporda bulunan olay yeri fotoğrafı ile kaza oluş basit krokisinden kazanın meydana geldiği olay yerinin, iki yönlü iki şeritli bir "T" kavşak olduğu, yol platform genişliğinin 7 metre, azami hız limitinin 50 km/saat, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta hafif iniş eğimli, zeminin asfalt kaplama, vaktin gündüz, mahallin meskun içi olduğu anlaşıldığı, davacı motosiklet sürücüsü ...'in idaresindeki taşıtı ile zorunlu haller dışında kullanılması yasak olan banket üzerinde seyrettiği, taşıtını çarpmayı engelleyecek bir hızla ve dikkatle kullanmamasından dolayı bir T kavşaktan sağa dönüş yapmakta olan önündeki aracın sağ ön kısımlarına çarptığı kazada %60 oranında, davalı sürücü ...'ın meskûn mahalde tek yönlü yolda ilerlerken kontrolsüz (T tipi) kavşaktan sağa dönmeden önce sağ dikiz aynasından sağ tarafını ve orta dikiz aynasından ise arka kısımları kontrol etmesi, kör noktasında kalan kısımlar için başını çevirerek çevre kontrolü yapması, gelen bir taşıt bulunmama sı durumunda sağ sinyalini vererek öncelikle taşıtını şeridin sağına doğru yönlendirmesi ve sonra dar bir kavisle sağa dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken bu kurallara aykırı hareket ettiği kazada %40 oranında kusurlu olduğunu tespit eden ve çelişkileri gideren kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı, dava açmadan önce davalıya başvurmuş olup davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 06/05/2018 tarihinde 64.876,82 TL ödeme yapılmış ve 11/05/2018 tarihli ibraname düzenlenmiştir. Davacı ibranameyi "fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı" ile imzalanmıştır. Bu durumda kayıtsız şartsız bir ibra bulunmadığından düzenlenen ibraname KTK'nın 111.maddesi gereğince maddesi kapsamında ibra mahiyetinde olmadığından ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ödeme tarihi verileri dikkate alınarak hesaplama yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta yapılan ödeme makbuz hükmünde olduğundan hükme esas aktüerya raporunda, davacının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekecektir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda, davacılar için hesaplanan tazminattan, davalı Sigorta Şirketi'nin davadan önce ödediği bedelin güncelleme yapılarak tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.Bu nedenlerle; davalı ... vekili ile davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... vekili ile davalı ...A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.802,66 TL harçtan peşin alınan 1.450,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.351,99 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.802,66 TL harçtan peşin alınan 2.218,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.584,44 TL harcın davalı ...A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026