Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2571 E. , 2024/1715 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/2571 Karar No : 2024/1715 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, eczane ruhsatnamesinin iptal edilmesine ilişkin Antalya Va
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2571 E. , 2024/1715 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/2571 Karar No : 2024/1715 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, eczane ruhsatnamesinin iptal edilmesine ilişkin Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile eczanesini yeniden açmak maksadıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 49. maddesinde, eczacının faaliyetine iki yıllık geçici kapatma süresi sona ermeden önce tekrar devam edeceğini beyan etmesi durumunda eczane olacak yerin kontrolünden sonra ruhsatnamesinin iade edileceği kuralına yer verildiği, anılan hükmün mefhum-u muhalifinden faaliyetine iki yıllık geçici kapatma süresi sona ermeden tekrar devam edileceğinin bildirmemesi durumunda ruhsatnamenin iade edilmeyeceğinin anlaşıldığı, bu durumun tabii sonucu olarak ruhsatnamenin iptal edileceği, uyuşmazlıkta davacının faaliyetine iki yıllık geçici kapatma süresi sona ermeden önce tekrar devam edeceğini bildirmemesi nedeniyle dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan eczacıların eczanede sunduğu hizmetin niteliği itibari ile kamusal bir hizmet olduğunu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından corona virüsle mücadelede alınan tedbirler kapsamında, pandemi sürecinde eczanelerin normal çalışma rutinlerine devam ederek vatandaşlara kesintisiz hizmet vermesi sağlandığı, geçici kapatma süresinin iki yılla sınırlandırılması bu yönüyle önem arz ettiği, zira sağlık hizmetinin, hizmeti sunan ve hizmetten yararlananlar bakımından süreklilik arz etmesi gerektiği, bu durumun toplumun yaşama hakkı ile doğrudan ilintili bulunduğu, netice itibarıyla yaşam hakkı dikkate alındığında, (çalışma hakkına kıyasen) davaya konu işlemler ile yapılan müdahalenin orantılı olduğu, diğer yandan, davacı tarafından dava dilekçesi ve ekinde iki yıllık geçici kapatma süresini aşan dönemde eczacılık yapmasına engel mahiyette bir sağlık bir sorunu olduğuna dair belge sunulmadığı, eczacıların, olağanüstü hâl veya kriz dönemlerinde her türlü ilaç tedarik süreçlerinde etkin rol alması ve kamu kurum ve kuruluşlarına yardımcı olması gerektiği, serbest faaliyet gösteren ve “birinci basamak sağlık hizmet sunucusu” olarak tanımlanan eczanelerin pandemi döneminde kesintisiz olarak hizmet verdiği, bu nedenle davacının mücbir sebebe dair iddialarına itibar edilmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının 6197 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte eczacı olduğu, nüfus kriterine tabi olmaksızın bir defaya mahsus olmak üzere tanınan eczane açma ve nakletme hakkını kullanmadığı, bu durumda, bir defaya mahsus olmak üzere eczane açmada ve naklinde nüfus kriterinin aranmayacağına yönelik yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte, bu muafiyetten yararlanmak için eczacı olmanın, hatta olacak olmanın (eczacılık fakültesinde okumaya hak kazanmış olmanın) dahi yeterli olduğu hususu dikkate alındığında, söz konusu yasal düzenlemenin mağduriyetlere neden olacak şekilde dar yorumlanarak, işleme dayanak yapılan Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte eczanesi bulunan ve 24/01/2019 tarihinde eczanesini kapatan davacının, yeniden eczanesini açma talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının talebi üzerine eczanesinin 2 yıl süre ile geçici olarak kapatıldığı, 2 yıllık süre içerisinde eczanesinin açılması yönünde herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, eczanelerin pandemi süresince hizmet göstereceği, davaya konu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, 6197 sayılı Kanun'a eklenen geçici 3. maddesi uyarınca 31/05/2012 tarihinde serbest eczanesi bulunan eczacılara sadece devir veya nakil hakkı tanındığı, anılan tarihten sonra eczanesini kapatanların yeniden eczane açma talebinde bulunmaları halinde nüfusa göre eczane açılması kriterine tabi olacakları ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Davacı tarafından, eczane ruhsatnamesinin iptal edilmesine ilişkin Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile eczanesini yeniden açmak maksadıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 17/05/2012 tarih ve 6308 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 5. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Serbest eczane sayıları, ilçe sınırları içindeki nüfusa göre en az üç bin beş yüz kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenir. Hiç eczanesi olmayan yerleşim birimlerinde nüfus kriterine bakılmaksızın bir eczanenin açılmasına müsaade edilir. Ancak bu şekilde açılan eczanelerin başka yerlere naklinde nüfus kriteri işletilir. Eczanelerin aynı ilçe içerisindeki nakillerinde nüfusa göre eczane açılması kriteri uygulanmaz." hükmüne yer verilerek serbest eczane açılabilmesi için nüfus kriteri belirlenmiştir. Anılan hükmün devamında, serbest eczane açmak veya serbest eczanelerde mesul müdür olarak çalışmak isteyen bir eczacıya, en az bir yıl müddetle hizmet sözleşmesine bağlı olarak mesul müdür eczacı ile birlikte serbest eczanelerde yardımcı eczacı olarak çalışma zorunluluğu getirilmiş, yardımcı eczacı çalıştırılması ile ilgili usul ve esasların Türk Eczacıları Birliğinin görüşü alınmak suretiyle Sağlık Bakanlığınca belirleneceği kurala bağlanmıştır. 6308 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 6197 sayılı Kanun'a eklenen ve 31/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren geçici 3. maddede ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği takvim yılında eczacılık yapma hakkını haiz eczacılar ile eczacılık fakültelerinde okumakta olan ve okumaya hak kazanmış bulunanlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere nüfusa göre eczane açılmasına ve nakline dair sınırlamalara ve yardımcı eczacı olarak çalışma zorunluluğuna ilişkin hükümler uygulanmaz. Bu kimseler, sahip ve mesul müdürlüğünü yaptıkları eczaneleri bir sefere mahsus olmak üzere devredebilirler. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte serbest eczanesi bulunan eczacılar, bir defaya mahsus olmak üzere herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın eczanesini bulunduğu ilçe dışına nakledebilir ve devredebilir." hükmüne yer verilmiştir. Böylece, 6197 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 5. maddesindeki kriterler getirilirken aynı zamanda geçici 3. maddesi ile Kanun'da belirtilenlerin kazanılmış hakları korunarak, bu kişiler eczane açılması ve nakle dair sınırlamalar ile yardımcı eczacı olarak çalışma zorunluluğu hükümlerinden bir defaya mahsus olmak üzere muaf tutulmuştur. Bu doğrultuda 6197 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin birinci fıkrasının, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte halen eczacılık yapma hakkını haiz olanlar ile eczacılık fakültelerinde okumakta olan ve okumaya hak kazanmış bulunanlara yönelik olduğu, ikinci fıkrasının ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihte serbest eczanesi bulunan eczacılara yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık bu çerçevede incelendiğinde, davacının 6197 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin yürürlüğe girdiği 31/05/2012 tarihinde serbest eczane işletmekte olduğu, anılan eczanenin sağlık ve ekonomik sebeplerle ve davacının isteği ile 31/01/2019 tarihinde iki yılı geçmemek üzere askıya alındığı, Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile de iki yıllık sürenin 31/01/2021 tarihinde dolmasına rağmen herhangi bir müracaat olmaması sebebiyle eczane ruhsatnamesinin iptal edildiği, davacı tarafından 24/05/2022 tarihinde yeniden eczane açmak istemiyle başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun 31/01/2021 tarihinde geçici kapatma süresinin sona erdiği, bu nedenle artık Kanun'da yer alan nüfusa göre eczane açma kriterine tabi olduğu gerekçesiyle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı görülmekte olup, bu haliyle 6197 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin birinci fıkrasındaki muafiyetlerin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra eczanesi iki yıl süreyle askıya alınan ve bu süre içerisinde faaliyete geçme iradesini ortaya koymayan ve bu sebeple eczane ruhsatı iptal edilen davacı bakımından uygulanamayacağı, davacının durumunun anılan maddenin ikinci fıkrasına ilişkin olduğu, zira geçici maddenin yürürlüğe girdiği tarihte davacının serbest eczane işletmekte olduğu, bu kişiler bakımından bir defaya mahsus olmak üzere herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın eczanesini bulunduğu ilçe dışına nakledebilme ve devredebilme hakkı tanındığı, bu nedenle davacının yeni eczane açma başvurusunun nüfusa göre eczane açma kriterine tabi olacağı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 48. maddesinin 1. fıkrasında, eczacının kendi isteği ile eczanesini kapatmak istediğinde dilekçe ve ruhsatnamesi ile il sağlık müdürlüğüne başvuruda bulunacağı, il sağlık müdürlüğü tarafından, ilaçlara yapılan işlemler ve eczanede ilaç bulunmadığı tespit edildikten ve eczane levhaları indirtilerek eczane vasfını yitirdiği tutanak altına alındıktan sonra ruhsatnamenin iptal edileceği; 49. maddesinin 1. fıkrasında ise, birden fazla eczanesi bulunan yerlerde eczacının hastalık ve sair mazeretlere istinaden talebi ile iki yılı geçmemek üzere eczanenin kapalı tutulabileceği, eczacının faaliyetine iki yıllık geçici kapatma süresi sona ermeden önce tekrar devam edeceğini beyan etmesi durumunda eczane olacak yerin kontrolünden sonra ruhsatnamesi iade edileceği kuralına yer verilmiştir. Bu durumda, davacının eczanesinin faaliyetini kendi isteği ile iki yıl süreyle askıya aldığı ve faaliyetine iki yıllık geçici kapatma süresi sona ermeden önce tekrar devam edeceğini de bildirmediği göz önüne alındığında, eczane ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlemde ve eczanesini yeniden açarak faaliyetine devam etmek maksadıyla yaptığı başvurunun eczane ruhsatının iptal edilmesi hasebiyle reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.