4. Hukuk Dairesi 2022/11865 E. , 2024/2279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/269 E., 2021/717 K. DAVA TARİHİ : 18.09.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar v
**4. Hukuk Dairesi 2022/11865 E. , 2024/2279 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/269 E., 2021/717 K. DAVA TARİHİ : 18.09.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu İbrahim İlpars'ın müvekkili bankadan kullandığı krediye teminat olarak adına kayıtlı aracı üzerine rehin konulduğunu, kredinin ödenmemesi üzerine Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2010/5634 sayılı dosyasına kayden 29.03.2010 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve araç kayıtlarına haciz şerhi işlenmesi talep edildiğinde kayıtlarda çalıntı ibaresinin tespit edildiğini, borçlu tarafından da müvekkili bankaya aracın çalındığının ve bu hususta Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunun bildirildiğini, bunun üzerine davalı ... şirketine Ankara 24. Noterliğinin 26.07.2010 tarih ve 26935 yevmiye numaralı ihtarname tebliğ edilerek çalıntı şerhi bulunan aracın sigorta bedelinin ödenmesinin istendiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ile imzalanan poliçede her ne kadar çalıntıya ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 inci hükmüne göre poliçede "Maksimum Ticari Kasko Poliçesi" ifadesinin yer aldığı dikkate alındığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ... şirketinin TTK'nın 1299/2 ve Kasko Sigortası Genel Şartları 3.3.1.4. maddesi gereği aracın çalıntı tarihi olarak bildirilen 19.07.2009 tarihindeki kasko değeri olan 102.606,00 TL'nin davalı ... şirketine gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiği 28.07.2010 tarihinden itibaren işletilen 13.500,00 TL faiziyle birlikte toplam 116.106,00 TL'nin tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın çalındığı tarihe göre davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, sigortalı aracın kendi anahtarı ile çalındığını, bunun poliçeye göre teminat kapsamında olmadığını, aracın kiralık olarak verildiğinin müvekkiline bildirilmediğini, sözleşme kurulurken tahakkuk ettirilen prim ile mevcut durum itibarı ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre tazminatta indirim yapılması gerektiğini, gerekli belgeler temin edilmediğinden müvekkilinin temerrüde düşmesinin söz konusu olmadığını, sigortalı aracın çalınması halinde Genel Şartlar gereği sigortacının sigorta poliçesinde belirlenen azami sorumluluk sınırını geçmemek üzere aracın çalınma günündeki gerçek değerinin tazmin edilmesi gerektiğini, eksper tarafından yapılan piyasa araştırması neticesinde aracın piyasa rayiç değerinin 60.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, fazlaya ilişkin taleplerin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.06.2016 tarihli, 2014/848 Esas ve 2016/478 Karar sayılı ilamı ile; iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 40.465,00TL nin 28.07.2010 olan temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarihli, 2020/1443 Esas ve 2020/5819 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, ''...Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1. maddesinde 5 bent halinde sayılan çarpma, çarpışma, yangın, çalınma gibi rizikoların hepsinin bir arada tüm kasko poliçelerinde yer alması zorunlu değildir. Genel Şartlar A.l maddesi gereğince poliçede belirtilmek şartıyla sıralanan riziko gruplarından sadece biri veya birkaçı için teminat verilebilir. Dolayısıyla sayılan rizikolardan bir veya birkaçını teminat altına alıp diğerlerini teminat dışı bırakan poliçe geçerlidir. Şu ... göre poliçesinde gösterilmek koşuluyla çalınma rizikosu tamamen teminat kapsamından çıkarılabileceği gibi yine kasko poliçesinde gösterilmek koşuluyla teminat kapsamına alman rizikoların alanı da daraltılabilir. Genel Şartların A.4.4.11. maddesi uyarınca "Araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarların" ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceği düzenlenmiş; taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde "Anahtar Kullanılarak Araç Çalınması Klozu"nda ise Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca, sigortalı araç anahtarları kullanılarak aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarların poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir. Hırsızlığın meydana gelmesinden sonra müşteki sıfatı ile ifade veren Ferhat Sinir isimli kişinin 19.07.2009 tarihli beyanında "aracı 18.07.2009 tarihi saat 21:30 sıralarında park ettiğini, ancak 19.07.2009 tarihinde aracı park ettiği yerde bulamadığını" beyan etmiş, mahkemece alınan 06.05.2013 tarihli bilirkişi ek raporunda davalı tarafça dosyaya sunulan otobüsün çalınma anma ait kamera görüntüsünü içerir CD'nin incelendiği, hırsızlığın gece gerçekleştiği, çalınan otobüsün yol kenarındaki tali yol üzerinde park edilmiş halde durduğu, ana yolda trafiğin oldukça işlek olduğunu, park halindeki otobüsün önünde iki, sol yanında ise bir aracın park halinde olduğu, kamera kaydı net olmamakla birlikte iki kişinin geldiğini ve otobüsü çalıştırarak götürdükleri belirtilmiş, davalı tarafça hazırlanan kasko ekspertiz raporunda ise olay yerinde bulunan güvenlik kamera kayıtlarının incelendiği, CD içerisinde bulunan 2. kamera kaydı dosyasının 46. dakikasında sigortalı aracın park halinde bulunduğu noktada iki şahsın sigortalı aracın etrafında dolandığı, 1 (bir) dakika sonra sigortalı aracın geri geri farları yanık bir vaziyette kısa bir mesafe gidip durduğu ve farlarının söndüğü, yaklaşık 5 (beş) dakika sonra aracın farlarının tekrar yanıp olay yerinde park halinde bulunan kamyon ve otobüsün arasından hızla uzaklaştığı ve araç giderken arka kapısının açık olduğu, havanın karanlık olması nedeniyle aracın içerisindeki şahısların net olarak gözükmediği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, dosya içeriğine ve kamera görüntülerine göre aracın çok kısa zamanda çalındığı, tek anahtarının olduğu çalınmanın sigortalı araca ait anahtarla gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu, davalı sigortacının zarardan sorumlu olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. '' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu ve davalı ... şirketinin zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konu olay nedeniyle ceza davasının açılıp açılmadığı, ceza dosyası var ise kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan hüküm tesis edildiğini, dava konusu aracın çalındığının sabit olduğunu, buna rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın çalınması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140 ncı maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.