14. Hukuk Dairesi 2015/17747 E. , 2016/10086 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.11.2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bü…
**14. Hukuk Dairesi 2015/17747 E. , 2016/10086 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.11.2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu 64 parsel sayılı taşınmazın sınırında bulunan davalıya ait 122 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 adet incir ağacının sınıra çok yakın dikilmesi nedeniyle kök saçaklarının kendisine ait binanın betonunun çatlamasına neden olduğunu, binasına ileride daha fazla zarar vereceğini belirterek davalının müdahalesinin önlenmesine ve incir ağaçlarının kal’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, mülkiyeti kendisine ait taşınmaz içerisinde yaklaşık 50 yıldır bulunan incir ağaçlarının mülkiyetinin ... ait olması nedeniyle husumetin Hazine'ye karşı yönlendirilmesi gerektiğini, davacının incir ağaçlarının varlığını bilerek bitişik nizamda bina inşa ettiğinden kötüniyetli ve kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 2 adet incir ağacının bir ziraat mühendisi gözetiminde ziraat mesleği mensubu bir kişi tarafından müdahalenin men’ine ve kal’ine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava ... edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Elatmanın önlenmesi davası açılabilmesi için kural olarak zararın doğmuş olması gerekir. İleride zarar doğacağından bahisle dava açılamayacağından bu şekilde açılan davalar reddedilmelidir. Ancak, istisnai durumlarda, henüz zarar doğmadığı halde, yakın gelecekte zarar doğacağı pek muhtemel veya muhakkak ise, davacıya zarar tehlikesinin önlenmesi davasını açma hakkı tanınmalı, zararın doğması beklenmemelidir.