T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/317 Esas KARAR NO: 2026/331 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/12/2024 NUMARASI: 2021/214 Esas, 2024/900 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/317 Esas KARAR NO: 2026/331 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/12/2024 NUMARASI: 2021/214 Esas, 2024/900 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın davacı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, davacı şirket ile davacı ... şirketi arasında ilaçlı ...... alım sözleşmesi imzalandığını, davalı ...Hastanesi ile cari hesap ilişkisi olduğunu, kesilen faturaya göre çek tevdi edilerek ödeme yapılmakta olduğunu, davalı şirketin medikal malzeme ticareti yapamayacağını beyan ederek stentleri grup şirketi olan... ..şti den alabileceğini beyan ettiğini, ... .. ...şti ile sözleşme yapıldığını, mal teslimi için 4 aylık süre belirlendiğini, ... ...şti'nin 180.044 TL lik çeki teslim ettiğini, 54.582,04 TL ve 58.270,32TL 'lik fatura düzenlenerek mal teslimi yapıldığını, davacı şirketin çeki ... şirketine teminat olarak vererek karşılığında kredi kullandığını, çekin karşılıksız çıktığını, davalı ...Hastanesinin .... fiyatı düşürülerek yeni ... teslimi yapılması karşılığında davalı ... şirketinin ödeme yapacağını beyan ederek teminat senedi istediğini, 69.500TL ve 49.500TLbedelli senetlerin verildiğini, ek olarak 96 adet daha ... teslim edildiğini, ... hesabına 69.500TL ve 49.500TL ödeme yapıldığını bu ödemenin faktoring şirketine gönderildiğini, 69.500TL'lik 2.ödeme için davalı ... ..Ştinin 180.044Tl'lik çekin iadesini şart koştuklarını, çek aslının faktoring şirketinden alınarak ...hastanesinin muhasebecisine teslim edildiğini, mal teslimi, çek iadesine rağmen bedelsiz kalan çek ve bononun iade edilmediğini belirterek müvekkileri tarafından düzenlenen 45.500,00TL tutarında hamiline bono ile 20/02/2012 tarihli 69.500,00TL tutarlı çek nedeni ile müvekkillerin davalılara borçlu olmadığının tespitine, iş bu çek ve bononun bedelsizliğine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı... A.Ş'nin pasif husumet ehliyeti olmadığını, davalı müvekkillerin farklı tüzel kişiler olduğunu, aralarında ticari ilişki dışında herhangi bir bağın bulunmadığını, bono ve çekin teminat olarak verildiği iddiasının yazılı delil ile ispatlanmadığını, teminat iddiasının aksini ispat eden delillerin mevcut olduğunu, teminat iddiasının yazılı belgeler ile çelişkili olduğunu, bu yüzden davanın husumetten reddine, haksız açılmış olan davanın her iki müvekkil yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin 2014/381E, 2017/1027 Karar sayılı, 26/09/2017 tarihli ilamında; "...-Davacıların 45.500,00-TL bedelli hamiline bono ile 20/02/2012 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan tarihli, keşidecisi davacılardan ..... Şti olan... bankası esine ait 69.500,00-TL bedelli çek yönünden menfi tespit isteminin reddine, -Davacıların, taraflar arasındaki tüm ticari ilişki ve cari hesap nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti isteminin 6100 sayılı HMK 114/1-h, 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine," şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF KARARI:Dairemizin 15/01/2021 tarihli, 2018/1569 E, 2021/53 K sayılı ilamı ile; "...Davacı, 45.500 TL bedelli bono ile 69.500TL bedelli çekin teminat senedi olduğunu ve davalılar arasında organik bağ olduğunu iddia etmiş ise de; davalı yan teminat senedi iddiasını kabul etmemekle birlikte husumet itirazında bulunmuştur.Husumet dava şartı olup re'sen dikkate alınır. Somut uyuşmazlığa konu 69.500TL bedelli çek örneği dosyada mevcut ise de; 45.500TL bedelli bono yönünden okunaklı ciro silsilesini içerir bono örneğine dosyada rastlanmadığı gibi, bilirkişi raporuna da bononun yahut fotokopisinin dosyada mevcut olmadığının belirtildiği; keza, davacılar aşamalarda davalı şirketler arasında organik bağ olduğu iddiasında bulunmuş ise de; mahkemece bu hususta da hiçbir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Bununla birlikte davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde davacı şirketin yargılama aşamasında tasfiye halinde olduğunu ve karar tarihinden sonra tasfiyesinin tamamlanarak şirketin sicilden terkin edildiğini beyan ederek belge ibraz ettiği, ancak tasfiye sürecinin yargılama aşamasında yansımadığı da dikkate alındığında mahkemece davacı şirketin Ticaret Sicil kayıtlarının celbi ile davacı şirket terkin edilmiş ise ihyası için mehil verilmesi gerektiğinin düşünülmesi (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2016/4259E, 2017/124 Karar sayılı, 11.0.2017 tarihli ilamı), sonrasında esasa ilişkin iddia ve savunmanın değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin isteminin kısmen kabulüne, kabul edilen kaldırma sebebine göre bu aşamada sair istinaf isteminin incelenmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir. DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2021/214 E, 2024/900 Karar sayılı, 17/12/2024 tarihli ilamında; "...Uyuşmazlığa konu 69.500,00-TL bedelli çek ile 45.500,00-TL bedelli bono ve okunaklı ciro silsilesi örneklerinin dosyada mübrez olduğu, davalı şirketler arasında organik bağ olduğunun iddia edildiği, ticaret sicil müdürlüğünden celp edilen yanıtlara göre, şirket adreslerinin aynı olmadığı gibi şirketi münferiden temsile yetkili olan kişilerin de aynı olmadığı, dosyaya yansıyan başkaca delil de bulunmadığından söz konusu iddia yerinde görülmemiştir.Aşamalarda, davacı şirketin yargılama aşamasında tasfiye halinde olduğunu ve karar tarihinden sonra tasfiyesinin tamamlanarak şirketin sicilden terkin edildiğini beyan edildiğinden ticaret ... müdürlüğü kayıtları celp edilmiş davacı şirket terkin edildiğinden ihyası için mehil verilmiş (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2016/4259 Esas 2017/124 Karar), İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/249 Esas sayılı dava dosyasının kesinleşmesi ile taraf teşkili sağlanmıştır....Dava konusu bono yeni ciranta (dava dışı 3.kişi) tarafından icra takibine konu edilmiş olup davanın istirdat davasına dönüştüğü şeklinde davacılar tarafından beyanda bulunulmuş ise de davalıların söz konusu bononun yetkili hamili olmadıkları anlaşılmaktadır. Diğer yandan senedin teminat senedi olduğu ve teminat konusu olan borçların ödendiği olgusu da davacılar tarafından ispatlanamamıştır. Her iki tarafın ticari defterleri usulüne uygun olarak tutulmadığı gibi birbirini teyit eder kayıtlar da bulunmamaktadır. Davalıların ticari defter ve kayıtları davalı lehine delil teşkil etmez ise de kendi aleyhlerine delil teşkil edebileceği kabul edilmektedir. Ancak davalıların ticari defter ve kayıtlarının kendi aleyhlerine delil teşkil edebileceği kabul edilmekle birlikte buna ilişkin kayıtların bulunması diğer bir deyimle davalılar aleyhine delil teşkil edecek kayıtların bulunması gerekmektedir. İncelenen defter ve kayıtlardan davacılar lehine davalılar aleyhine olmak üzere davacıların iddialarını destekler nitelikte kayıtlar davalılara ait ticari defterlerde bulunmamaktadır. Diğer yandan davacıların, dava konusu çekin teminat senedi olarak verildiği iddiası da ispatlanamamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede davacı tarafın mal satan satıcı taraf, davalı tarafın ise mal alan alıcı taraf oldukları ve temel ilişkinin bu şekilde olduğu sabittir. Çekin ve bononun bu satım sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiğini ve bu sözleşme ile irtibatlı olduğunu davacının ispatlaması gerekmektedir. Fakat davacılar tarafından sunulmuş olan tüm delil ve belgeler ile birlikte bu iddialar ispat edilememiştir. Ayrıca davalı ... Sağlık Hizmetlerinin muhasebecisine teslim edilen farklı bir çek davacının verdiği ve dava konusu edilen bono ve çeklerin teminat senetleri olduklarını da ispata elverişli değildir. Dava konusu edilmeyen söz konusu çekin davalı ... muhasebecisine teslim edildiğine ilişkin kayıt dava konusu edilen senetlerin güvence olmak üzere verildiğini daha sonra da güvencesini oluşturduğu borcun ödenmesi suretiyle güvence işlevi kalmadığını ispata elverişli değildir. Bilirkişi heyet raporunda her ne kadar ...Bankasına ait çekin davalı ... Sağlık Hizmetleri muhasebecisi ...'e teslim edildiği olgusu kanıtlandığı takdirde davacıların menfi tespit isteminin yerinde olduğu şeklinde hukuki görüşe yer verilmiş ise de faktoring kuruluşundan temin dilen kayıtlarda faktoring sözleşmesinin 500.000,00-TL üst limitli olarak davacı ...Turkey ile imzalanmış olduğu, davalı... Hizmetlerine kesilen KDV dahil 54.581,04-TL'lik 15/09/2011 tarihli fatura ve ilaçlı ... alım sözleşmesinin sunulması suretiyle davacı şirketin davalı... Hizmetlerinden doğan fatura ile tevsik edilmiş alacağının faktoring şirketine temlik edilmiş olması dikkate alındığında fatura ile tevsik edilen alacaktan daha yüksek bedelli bir senedin Faktor kuruluşa devir ve temlik yasağı bulunması (21/11/2012 tarih ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu m.9/2-son cümle) ayrıca dosyaya sunulan ... A.Ş. kayıtlarında davacıların ileri sürdüğü gibi 180.000,00-TL bedelli çeke ilişkin kayıt bulunmaması çekin arka yüzündeki faktoring şirketine ait cironun iptal edilmiş olması, söz konusu çekin davalı ... Sağlık Hizmetleri muhasebecisi olan ... tarafından teslim alındığına dair kayıt bulunduğu halde çek aslının davacılarda bulunması ve davacılar tarafından çek aslının mahkemeye ibraz edilmiş olması hep birlikte değerlendirildiğinde dava konusu olan senetlerin güvencesini oluşturduğu ileri sürülen bu çekin güvence işlevini yerine getirdiği ispatlanamadığından davacıların bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacıların dava konusu ettiği yukarıda özellikle belirtilen çek ve bonodan kaynaklı menfi tespit ve istirdat isteminin yerinde olmadığı anlaşılmakla bu yönden taleplerin reddine dair hüküm tesis edilmiştir.Davacıların, taraflar arasındaki tüm ticari ilişki ve cari hesap nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemi yönünden ise, tanzim edilen bilirkişi raporu içeriklerine göre, taraf ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, davalı yasal defterlerine göre davacının 161.243,36-TL alacaklı olduğu, bu durumda davalılar alacaklı görünmediği gibi, davacıların da defterlerine göre davalılara borcu bulunmadığı, kayıtlara göre de davacıların borçlu gözükmediği, bu nedenle davacıların tüm ticari ilişki ve cari hesap nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talepte haklı olmadığı anlaşıldığından;-Davacılar ... ve...Şti tarafından davalılar ... ile... .... A.Ş. aleyhine 45.500,00-TL bedelli hamiline yazılı bono yönünden açılan istirdat davasının REDDİNE, -Davacılar ... ve...Şti tarafından davalılar ... ile... .... A.Ş. aleyhine 20/02/2012 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan tarihli, keşidecisi davacılardan ...... Şti olan... Bankası... Şubesine ait 69.500,00-TL bedelli çek yönünden açılan menfi tespit davasının REDDİNE, -Davacılar ... ve...Şti tarafından davalılar ... ve... .... A.Ş. aleyhine cari hesap ve tüm ticari ilişki kapsamında açılan menfi tespit istemli davanın REDDİNE" şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince kaldırma kararına uygun tahkikat yapılmadığını, 45.500,00-TL bono aslının İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından ..... vekili Av. .......’e teslim edildiği tespit edildiğini, davacı ...Ltd. Şti. ihya edildiğini, organik bağ bulunduğuna ilişkin iddialar yönünden tahkikat ve değerlendirme yapılmadan deliller değerlendirilmeden karar verildiğini, Davalı... ile davacı ...arasında düzenlenen sözleşmelerin davalı ... Hastanesinin ....com uzantılı adresine gönderildiğini, davalı şirketlerin dava konusu ticari ilişkinin yapıldığı tarihte aynı adreste faaliyet gösterdiğini, her iki şirketin genel kurulları aynı adreste yapılmakta olduğunu, Davalı ... A.Ş. Genel Müdürü tarafından ..... faturalarının... adına düzenlenmesi için @.......uzantılı mailinden...’ın fatura bilgileri davacı ...çalışanı ...’a gönderildiğini, Bilirkişilerin 08.12.2014 tarihli raporunda yer alan Davacı ...tarafından davalı... Hizmetleri A.Ş.’ne satılan mallara ilişkin “......” faturaları davalı... Hizmetleri adına tanzim edilmişken, fatura içeriği malların irsaliye ile diğer davalı ... ........A.Ş.’nin işletmekte olduğu .........Hastanesi’ne teslim edildiği irsaliyelerin incelenmesinden anlaşıldığını, SGK’nun 06.05.2014 tarihli yazısı ekindeki belgeler ile davalı ..........hastanesinin 17.07.2013 tarihli yazısı ekindeki listenin karşılaştırılması sonucu fatura içeriği malların davalı ... .....A.Ş.’nin işletmekte olduğu ... ...Hastanesinde kullanıldığı anlaşıldığına yer verildiğini, organik bağın ortaya konulmuş olduğunu, her iki şirkette ........ ailesine mensup kişilerin yönetim kurulu üyesi ve hissedar olduğunu, her iki davalının ortakları ...... medical şirketinde ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, ... ......A.Ş. çalışanı ...’ün ... ...... A.Ş.’ye ait çek aslını teslim aldığını, ...’ün diğer davalı... A.Ş genel kurullarında katip olarak görev aldığını, davalı şirketlerin aynı vekille temsil edildiğini, İlk derece mahkemesince defter kayıtlarında, davalı yasal defterlerine göre davacının alacaklı göründüğü şeklindeki karar gerekçesi kabul edilebilir olmadığını, kararda hangi davacıdan hangi davalıdan bahsedildiği dahi belirli olmadığını, esasen İlk derece mahkemesinin davalı şirketleri tek bir şirket gibi değerlendirmiş olması dahi davalılar arasındaki organik bağın tespit edildiğinin göstergesi olduğunu, Müvekkillerinin teminat olarak verdiği senedi ödemek zorunda kalmış olması ve yine müvekkillerin davalılara çek vermiş olması nedenleri ile müvekkillerin defter kayıtlarında alacaklı gözüktüğünü, talebin de bu çek ve senet ve dolayısı ile ticari ilişkiler kapsamında davacı müvekkillerin davalılara borçlu olmadığının tespiti olduğunu,İlk derece mahkemesince hesaplanan harç ve yargılama giderleri hatalı olduğunu, Dava değeri dikkate alındığında hükmedilen vekalet ücretinin de yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf isteminde;Kararda birden fazla ve bağımsız talebin reddine dair hüküm kurulmuş olması nedeniyle her bir dava yönünden vekalet ücretine ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğini, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davacılar aleyhine de ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak düzletilmesini, üç farklı dava ve ihtiyari dava arkadaşı olan iki davacı göz önünde bulundurularak ...Ü.T. nezdinde 30.000TL x 6 =180.000TL davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,Dava konusu 45.500 TL bedelli bononun keşidecisi davacı ..., lehdarı ... Sağlık Hizmetleri, dava konusu 69.500 TL bedelli çekin keşidecisi davacı ......, ilk cirantası ... ve ikinci cirantası ... Sağlık Hizmetleri olduğunu, davalıların dava konusu bono ve çekin hamili olmadığını, takip alacaklısı dava dışı ...Şti. Olduğunu, Müvekkili ...'nın çeki ve bonoyu teminat olarak almadığını, bonoda “nakten” ibaresi olmadığını, Aksine dava dilekçesinde beyan ettikleri üzere davalı ...’dan borç aldıklarını kabul ettikleirni, davacı ... gönderilen paranın “borç olarak verilen” şeklindeki açıklaması ile kabul etmiş ve uhdesine almış olduğunu, hiç bir ihtirazi kayıt da beyan etmediğini belirterek davacıların istinaf isteminin reddini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, 69.500TL bedelli çek ile 45.500TL bono yönünden menfi tespit talebine ilişkin olarak açılmış, davacılar vekili ıslah ile tüm ticari ilişki ve cari hesap nedeni ile de davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili 45.500TL bedelli bono yönünden davanın yasa gereği istirdada dönüştüğünü iddia etmiş ise de; İstanbul ... İcra Md'nün ... Esas sayılı dosyasında takip alacaklısının dava dışı..., borçlunun ... olduğu, davalılar lehine yapılan bir ödeme olmadığı görülmektedir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Husumet dava şartı olup mahkemece re'sen dikkate alınır. Davalılar vekili de cevap dilekçesinde ve duruşmalardaki beyanlarında husumete ilişkin itirazlarını sunmuştur. Dairemiz kararından sonra dosyaya eklenen 45.500TL bedelli nakden kaydı olan bono incelendiğinde; keşidecinin ..., lehtar cirantanın ...ŞTİ, 2.ciranta ve hamilin dava dışı..... ..ŞTİ olduğu, davacılardan ......ŞTİ'ne atfen ciro olmadığı, davacı şirketin takip dosyasında da borçlu olarak yer almadığı görülmektedir. Bu durumda davacı şirketin 45.500TL bedelli bono yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebinin aktif husumet yönünden reddi gerekirken esastan reddi yerinde görülmemiş, bu husus re'sen dikkate alınarak kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.Davaya konu 69.500TL bedelli çek sureti incelendiğinde ise; keşidecinin davacı .......Şti olduğu, cirantaların sırasıyla ..., ... ...Aş ve dava dışı... ..Şti olduğu görülmektedir.Davalı... Hizmetleri ...Ltd Şti yönünden yapılan incelemede; davalı şirketin 69.500TL bedelli çek ve 49.500TL bedelli bonoda cirosu olmadığı gibi, takip dosyalarında da alacaklı sıfatı bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda davaya konu çek ve bono yönünden davalı... Hizmetleri ...Ltd'ne karşı açılan davanın pasif husumet yönünden reddi gerekirken esas yönünden karar verilmesi yerinde görülmemiş, bu husus re'sen dikkate alınarak kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ...'nın çek ve bonoya dayalı menfi tespit talebi ile davacı şirketin çeke dayalı menfi tespit talebine ilişkin istinaf sebepleri incelendiğinde; davacılar her ne kadar kambiyo senetlerinin teminat olarak verildiğini ve bedelsiz kaldığını, davalılar arasında organik bağ olduğunu ileri sürmüş ise de, bonoda nakden kaydı olduğu, çekin karine olarak borç karşılığı verildiğinin kabul edileceği, senetlerde davalı... ...Şti'nin cirosu olmadığı, senetlerin aksi yöndeki iddianın davacı tarafça kesin delil ile ispatının gerekli olduğu, mevcut delil durumuna göre organik bağ iddiası ve teminat senedi iddiasının ispatlanamadığı dikkate alındığında davaya konu çek ve bono yönünden menfi tespit isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmüş, davacılar vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davacılar vekili davasını kısmen ıslah ederek; çek, bono ve taraflar arasındaki tüm ticari ilişki ve cari hesaplar yönünden müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini beyan ederek maktu harç yatırmıştır. Talep sonucunu veya dava sebebinin genişletilmesi veya kısmen değiştirilmesi için başvurulan ıslah, tam ıslah değil kısmi ıslahtır. Kısmi ıslahta önceden yapılan usulü bir işlemin düzeltilmesi, örneğin talep sonucunun artırılması söz konusu olur. Uygulamada istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile artırabileceği tartışmasız olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/02/2017 gün ve 15/7-917 esas 2017/265 karar; 29/06/2011 gün ve 2011/1-364 esas 2011/453 karar; 15/06/2016 gün ve 2014/4-1193 esas 2016/800 karar sayılı ilamları). Bu durumda davacıların; "çek, bono ve taraflar arasındaki tüm ticari ilişki ve cari hesaplar yönünden müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespiti talepleri yönünden" usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Davacılar vekili istinafında; fazla vekalet ücretine hükmolunduğunu, davalılar vekili ise eksik vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür. Davada, birden fazla talep, taraf ve birden fazla red sebebi olmakla bu husus dikkate alınarak vekalet ücreti hesaplanması gerekirken mahkemece davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir. İlk derece mahkemesinin kararı Dairemizce kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş olmakla red sebebi ortak olan hususlarda tek, farklı hususlarda ayrı olmak üzere harçlandırılan değerlere göre karar tarihindeki AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davacı vekili harç ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; hatalı hesaplanan hususun ne olduğu belirtilmediği gibi, Dairemizce yapılan incelemede hükümde bu hususta hatalı hesaplama bulunmadığından bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle dava şartına ilişkin re'sen dikkate alınan hususlar ve vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılması gerekli olmakla taraf vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 355, 353/1-b-2 maddeleri gereğince kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 ve 355 maddesi gereğince İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi .../12/2024 gün ve 2021/.. Esas, 2024/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, 3- Davacı ... Tic. Ltd. Şti tarafından 45.500,00-TL bedelli bono yönünden açılan davanın aktif husumet yönünden REDDİNE, - Davacıların 69.500TL bedelli çeke ilişkin menfi tespit talebi ile davacı ...'nın 45.500TL bedelli bonoya ilişkin menfi tespit talebinin davalı... Hizmetleri ...Ltd Şti yönünden pasif husumet nedeni ile REDDİNE, - Davacıların 69.500TL bedelli çeke ilişkin menfi tespit talebi ile davacı ...'nın 45.500TL bedelli bonoya ilişkin menfi tespit talebinin davalı ... ........ AŞ yönünden esastan REDDİNE, - Davacıların "cari hesap ve ticari ilişki nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti" talebi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 4- İlk derece mahkemesinin yargılama giderleri ve harç masrafları yönünden; -Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732TL'den harcın, başlangıçta peşin alınan 1.707,75TL peşin harç ile 21,15TL ıslah harcı toplamı olan 1.728,90TL'den mahsubu ile fazla alınan 2.725,80TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacılara iadesine, -Davacılar tarafından yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, -Davalılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 300,00TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, - Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden "davacı şirketin aktif husumet yönünden reddedilen 45.500TL bedelli bonoya ilişkin menfi tespit talebi yönünden" karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 45.000TL vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak davalılara verilmesine, -Davalı... ......ŞTİ kendisini vekille temsil ettirdiğinden " davalı................. Şti hakkında pasif husumet nedeni ile reddedilen menfi tespit talebi yönünden" karar tarihindeki AAÜT gereğince 45.000TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... ..ŞTİ ye verilmesine, - Davalı ... ... AŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden "Davacıların 69.500TL bedelli çek ile davacı ...'nın 45.500TL bedelli bono yönünden davalı .... ... AŞ'ye yönelik menfi tespit davasının esastan reddi nedeni ile" karar tarihindeki AAÜT gereğince 45.000TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...... AŞ'ye verilmesine, Davacıların "cari hesap ve ticari ilişki nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti" talebi yönünden açılan usulüne uygun bir dava olmadığından bu talep yönünden vekalet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; -İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davacı ve davalı taraflarca yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı, 420TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.103,10TL'nin davalılardan alınıp davacılara verilmesine,-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcının davacılardan alınıp davalılara verilmesine,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 27/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.