12. Ceza Dairesi 2023/2817 E. , 2023/5817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/3698 değişik iş sayılı SUÇLAR : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, Mala zarar verme KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve mala zarar verme suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/11/2021 tarihli ve 2021/169796 so
**12. Ceza Dairesi 2023/2817 E. , 2023/5817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/3698 değişik iş sayılı SUÇLAR : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, Mala zarar verme KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve mala zarar verme suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/11/2021 tarihli ve 2021/169796 soruşturma, 2021/119347 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine ilişkin İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/12/2021 tarihli ve 2021/7196 değişik iş sayılı kararını müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/03/2022 tarihli ve 2022/55898 soruşturma, 2022/38910 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/06/2022 tarihli ve 2022/3698 değişik iş sayılı kararının kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.02.2023 tarihli ve 94660652-105-34-26980-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB- 2023/21333 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB- 2023/21333 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...'' ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Sulh Ceza Hâkimliğince soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği nazara alındığında, Somut olayda, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/12/2021 tarihli tarihli kararı ile soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği, Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra evvelce soruşturmanın genişletilmesine karar veren merciince itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve gereği için ilk merci İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir...." Hükümleri yer almaktadır. 4.Kanun'da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde, olay günü saat 16:30 sıralarında müvekkil şirkete adına kayıtlı ... plakalı aracıyla Büyükdere Caddesi Maslak çıkış yolu üzerinde seyir halindeyken ... plakalı şüpheli ...'in sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu maddi hasar meydana gelmesi sebebiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve mala zarar verme suçlarına ilişkin olarak yapılan şikayet üzerine soruşturmaya başlandığı, yapılan inceleme ve araştırma neticesinde soruşturmaya konu olaya ilişkin 02/11/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği müşteki vekili tarafından karara itiraz edilmesine müteakip İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/7196 D.İş sayılı kararı gereğince ''soruşturmaya konu suç yönünden mobesa kamera kayıtlarına ilişkin araştırma yapılması ve şüphelinin savunmasının alınması'' gerekçesiyle soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği iş bu kararın gereğinin yerine getirilmek suretiyle şüphelinin alınan ifadesi ile kazaya ilişkin 03/03/2022 tarihli bilirkişi raporu kapsamı da bir bütün olarak değerlendirilerek önceki verilmiş olan takipsizlik kararında belirtilen hukuki nitelendirme ve değerlendirme bakımından herhangi bir değişiklik bulunmadığından bahisle yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bu karara müşteki vekilinin itiraz etmesi üzerine, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/06/2022 tarihli ve 2022/3698 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. 7.Dosya kapsamına göre; Ceza Muhakemesi Kanununun “Soruşturma” başlıklı 2 nci kitabında, Cumhuriyet Savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, somut olayda; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararının İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kaldırıldığı, eksiklik giderildikten sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden değerlendirilmek üzere kararın Sulh Ceza Hakimliği'ne gönderildiği ve İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından itirazın reddedildiği anlaşılmakla; kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara itiraz üzerine inceleme görevinin kül halinde sulh ceza hakimliğine bırakıldığı, kararın aynı sulh ceza hakimliğince incelenmesine dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla; İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 2.Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi. ...