T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/980 KARAR NO : 2025/2998 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/01/2025 NUMARASI : 2022/5 E - 2025/86 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/980 KARAR NO : 2025/2998 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/01/2025 NUMARASI : 2022/5 E - 2025/86 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin İstanbul ili Silivri ilçesi inşaat alım satım, hayvancılık ve zirai ilaç olmak üzere birden çok ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında karşılıklı iş yapma konusunda varılan anlaşma çerçevesinde davalının müvekkili şirketin hesabına 240.000,00 TL para gönderdiğini, davalının ortak yapılacak işin olmaması veya aksi bir durum olmasına karşılık müvekkilinden 300.000,00 TL bedelli teminat çeki aldığını, bununla da kalmayıp şirket yetkilisi Sinan ...'a ait İstanbul ili Çatalca İlçesi Ferhatpaşa Mah. .... Ada ve 35 Parsel sayılı taşınmazın teminat olarak verildiğini, Neticede birtakım sorunlar nedeniyle kararlaştırılan ticari işin olmadığını ve davalının teminat çekini Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine koy- duğunu, müvekkili şirket yetkilisi davalı ile görüşüp "teminat çekinin neden işleme konulduğunu" sordu- ğunda davalı tarafça " çekin formalite olarak takibe konulduğu, ödemeler bittiğinde haczin kaldırılacağı ve teminat olarak alınan tapunun iade edileceği"nin söylendiğini, Müvekkilinin iş için aldığı parayı işin olmaması sonucu gerek kendi şahsi hesabından gerek şirket hesabından ve gerekse de 3. kişiler aracılığı ile ödediğini, davalının ... Bankası ... iban no’lu hesabına 03.03.2020 tarihinde 70.000,00 TL, 09.09.2020 tarihinde 50.000,00 TL, 16.10.2020 tarihinde 20.000,00 TL, 15.02.2021 tarihinde 250.000,00 TL ile ... Bankası ... İBAN nolu hesabına 21.12.2020 tarihinde 35.000,00 TL, 11.02.2021 tarihinde 1.900,00 TL ve Davalının ... Bankası ... İBAN no’lu hesabına 12.10.20218 tarihinde 35.000,00 TL olmak üzere toplam 461.900,00 TL olarak bütün borçlarını ödediğini, Teminat olarak verilen tapunun da iade edildiğini, ancak davalının haciz işlemlerine devam ettiğini ve icra dosyasına haricen 285.000,00 TL tahsilat yapıldığı yönünde bildirimde bulu- nulduğunu ,geri kalan kısım için haksız olarak takibe devam edildiğini,Beyanla, davacının telafisi güç ve imkansız zararların önlenmesi, ticari faaliyetinin devamı, ticari itibarı vs gözetilerek öncelikle teminatsız olarak takibin durdurulmasını, Davalının icra dosyasına bildirdiği 285.000,00 TL' nin dışında kalan ve ödenmiş olduğu halde icra dosyasına bildirilmeyen bakiye icra dosya borcu nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, İcra takibinin iptali ile icra dosyasının bulunan çek aslının müvekkili şirkete iadesine,Fazla ödenen paranın istirdadına, Haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle müvekkilin uğradığı zararı tazmin için davalının % 20’tan aşağı olmamak üzere icra tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, Yargılama harç ve masrafları ile birlikte ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen davanın öncelikle dava şartı yokluğu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddinin gerek- tiğini, Davacı yanın talebi sadece menfi tespit olmayıp ayrıca fazla ödendiği iddia edilen paranın istirdattı talebini de içerdiğinden arabuluculuk yoluna başvurulmasının gerektiğini, aldeki dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığını,Davacının icra takibine dayalı borcuna karşılık banka kanalı ile dosya numarası ve icra takibine istinaden olduğu açıklaması ile gönderdiği ödemelerin icra dosyasına beyan edildiğini, dava- cının söz konusu icra takibi ile hiçbir ilgisi olmayan bir kısım havale-EFT'leri icra takibi ile ilişki- lendirme çabasında olduğunu , davanın kötü niyetle açıldığını beyanla davanın reddini , davacının % 20 oranından az olmamak üzere icra inkâr/kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine ,masraf ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce: DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Müvekkilinin davalıya olan tüm borçlarını ödedi- ğini, Ödeme olgusunu da dosyaya sunduğu ödeme dekontları ile ispat ettiğini, müvekkilinin bir kısım ödemelerinde icra dosyasını zikrettiğini, bir kısmında ise taraflar arasında eskiye dayalı güven olduğu için dosyayı zikretmeden ödeme yaptığını, bu ödemeler karşı tarafında kabulünde olmasına rağmen ödemelerin başka bir hukuki ilişkiye istinaden yapıldığı iddiasında bulunduğunu ,taraflar arasında da başkaca bir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını,Davalının icra dosyasına yaptığı haricen tahsilat beyanında ödemelerin tamamını bil- dirmemesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, davalı tarafından gönderilen 240.000,00 TL paraya karşılık faiziyle birlikte 426.900,00 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, alınan ilk bilirkişi raporunda da müvekkilinin borca karşılık 90.649,32 TL fazla ödeme yaptığı ve iadesinin gerektiğinin belirtildiğini, davalı tarafın icra dosya numarası zikredilmeden yapılan ödemelerin hangi hukuki iliş- kiye istinaden yapıldığını ispat etmek zorunda olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Dosya kapsamından;Davalı tarafından davacı aleyhine, keşideci ... ... 'ın ...Bankası A.Ş. Lüleburgaz Şub. Hesabına tanımlı 17.09.2018 vad. 6991468 nolu 300.000,00 TL bedelli lehdarı ... olan çeki dayalı olarak 05.11.2018 tarihinde Bakırköy 7.İcra Müd. ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatarak 300.000,00 TL asıl alacak + 7.853,42 TL işlemiş faiz+ 30.000,00 TL tazminat + 900,00 TL Komisyon + 100,20 TL ihtiyati haciz masrafı + 485,00 TL İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 339.338,62 TL'nin tahsilinin talep edildiği, Takip dosyasında mevcut çek fotokopisinde çekin üzerinde teminat çeki olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davalı alacağının varlığını icra dosyasına sunulan çek ile ispat etmiştir.Davacı ise, söz konusu takip kapsamında davacı şirket, davacı şirket yetkilisi veya 3. kişi tarafından yapılan ödemeler ile borcun sona erdiğini , ancak icra dosyasına haricen tahsil edilen tutar ile ilgili kısmen beyanda bulunulduğundan icra takibine devam edildiğini beyanla menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmaktadır.İddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimine göre , davacı ödeme ile borcun sona erdiğini, fazla tahsilat yapıldığını ispat ile yükümlüdür.Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesine göre , davacı şirket, davacı şirket yetkilisi veya 3. Kişi tarafından davalıya yapılan ödemelerin toplamının 426.900,00 TL olduğu tespit edilmiştir.Davalı"davacının icra dosyası ile ilgili ödemeleri ile ilgili olarak icra dosyasına beyanda bulunduklarını,ancak bir kısım ödemelerin bu dosya ile ilgisini bulunmadığını" savunmaktadır.Yine dosyaya mübrez belgelerden, davacı, davacı şirket yetkilisi ve 3. kişiler tarafın- dan davalıya yapılan 426.900,00 TL'lik ödemenin 120.000,00 TL'lik kısmında sadece "ödeme " şek- linde açıklamaya yer verilmiş olup icra dosyasına istinaden ödendiği yönünde açıklama yer alma- maktadır. Ancak diğer ödemelerde icra dosyası ve/veya çeke ilişkin açıklama yer almaktadır.Kaldı ki , bir an için 426.900,00 TL'lik ödemenin tamamının icra dosyasına istinaden ödendiği kabul edildiğinde bile yapılan ödemenin öncelikle faiz ve ferilerine mahsup edileceği, bilirkişi raporuna göre davacının dava tarihi itibariyle...842,50 TL asıl alacak + 10.978,27 TL faizden ibaret toplam 85.820,77 TL daha borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafa 11.12.2024 tarihli duruşmada yemin delili hatırlatılarak yemin deliline dayanmaları halinde yemin metnini sunmaları için bir haftalık kesin süre verilmiş, bu süre içinde ara ara karar yerine getirilmediği için yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmışlardır.Mevcut dosya kapsamına göre takip konusu borcun ödeme ile sona erdiği ve fazla tahsilat yapıldığı hususu ispatlanamamıştır,Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.