T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/31 KARAR NO : 2025/1347 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/34 Esas, 2023/603 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisin…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/31 KARAR NO : 2025/1347 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/34 Esas, 2023/603 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/09/2019 ile 31/08/2020 tarihleri arasında Bölge Müdürlükleri bünyesinde "... ... Bölge Müdürlüğünün 62 personel 12 ay süreyle temizliğinin, kalorifer yakılmasının, elektrik ve sıhhi tesisat arızalarının giderilmesi, yemekhane, misafirhane ve ağır vasıta şoförü hizmetlerinin yapılması işini üstlenerek tamamlanmış bulunan ...nin elemanlarından ..., 20/12/2019 tarihinde 21/12/2021 tarihindeki planlı çalışmaya katılmak üzere ... tescil plakalı mobil vinçle ...'e giderken, 20 km/h hızla seyretmesi gerekirken bu kuralı ihlal etmesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza ile ilgili tutulan ve sürücü ...'ün ağır kusurlu olduğunu, kaza sonrasında maddi hasar oluşan ... model ... kamyon üzeri monteli 5 ton kaldırma kapasiteli ... vinç, doğrudan temin kapsamında onarım yaptırılarak servise alındığını, yapılan bu onarım ve bakım hizmet bedeli olarak teşekküllerince yapıldığını, onarım bedelinin tahsili amacıyla dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri için başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, davalarının kabulü ile, sürücü ...'ün karışmış olduğu tek taraflı vinç kazası nedeniyle yetkili makam olan jandarma tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre meydana gelen 63.600,00-TL maddi hasarın müştereken ve müteselsilen sorumlu olan yüklenici firma ... ve sürücü ...'den tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığa sebep olan kazada kusuru bulunmayan müvekkili şirket aleyhine ikame edilmiş olan bu dava dosyasının tarafları yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Olayda kusuru bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tüm dosya kapsamına göre; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasına konu trafik kazasında, mahkememizce hükme esas alınan Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapora göre, kazanın sevk ve idare hatası nedeniyle meydana geldiği, kazanın oluşuna sebep araçtan kaynaklı teknik eksiklikler olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, taraflar arasındaki imzalanan hizmet sözleşmesi ve eki teknik şartnameye göre davacının davalılara kaza nedeniyle ödemiş olduğu hasar bedelini rücu edebileceği anlaşılmış, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle "Davanın kabulü ile, 63.600,00-TL'nin 18/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminata ticari faiz işletilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK'nın 12 ve 16. maddelerine göre sermaye şirketi olan anonim şirketi olarak kurulan kamu iktisadi teşebbüsü olarak faaliyet gösteren müvekkilinin tacir sayıldığını, aslı olanın ticari sözleşmenin bir ticari işletmeyi ilgilendirmesi olduğunu, dava konusu kazanın da müvekkil teşekkülün işletmesini ilgilendiren bir faaliyet sonucunda gerçekleştiğini, bu kaza sonucunda meydana gelen maddi hasar ve zararın müvekkili tarafından karşılandığını, diğer davalı olan yüklenici firma ile imzalanan sözleşme gereği de % 100 kusurlu olan araç sürücüsü davalı ... ve yüklenici firma davalı ...'ne ödenen bedeli talep etmek üzere iş bu davanın açıldığını, tarafların faaliyet alanı ile imzalanan ve işletmeyi ilgilendiren hizmet alımı konulu ihale sözleşmesi ve eki teknik şartname gereği de dava konusu işin ticari iş olduğunu, TTK'nın 20. maddesine göre verdiği ücret ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanacağının açıkça karara bağlandığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak faiz yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olaya ilişkin yargılama yapma görev ve yetkisinin İş Mahkemelerine ait olduğunu, müvekkilinin kullandığı vincin frenlerinin tutmaması ve kışlık lastiklerinin takılı olmaması nedeniyle araç hakimiyetini yitirdiğini, istinat duvarını çarpmamak için direksiyonu kırdığını ve aracın yan yatması suretiyle kazanın meydana geldiğini, 46 metre fren izinin bulunduğunu, jandarma tutanaklarında da aracın fenlerinin tutmadığı, aracın mekaniğinden kaynaklanan ağır ihmallerin olduğu ve bu sebeple aracın kontrolünün kaybedildiğinin tespit edildiğini, kaza tespit tutanağında da aracın kışlık lastiklerinin olmadığının belirtildiğini, aracın bakımından davacı kurumu sorumlu olduğunu, belirtilen eksiklik ve ihmallerden davacının sorumlu olduğunu, müvekkilinin davacı kurumun temizlik işçisi ihalesine eklenen vinç operatürü ek kadrosu ile salt B sınıfı ehliyeti olan müvekkilini işe aldığını, müvekkilinin vinç operatörü olmadığını, müvekkilinin davacı kurum tarafından herhangi bir eğitime tabi tutulmadığını, kazanın davacı kurumu ağır ihmalleri sonucu meydana geldiğini ve bu tekil kazadan ötürü müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışıldığını, dava konusu aracın ... model eski ve orijinal parçası bulunmayan ve trafikte kaydı dahi bulunmayan bir araç olduğunu, aracın resmi plakalı olması nedeniyle çoğu zaman kolluk tarafından kontrol edilmediğini, mahkemece celbedilen belgelerden de bu durumun görüldüğünü, mahkemece celbedilen ... kayıtlarında da böyle bir aracın kaydının bulunmadığının açıkça ortaya çıktığını, davacı kurum tarafından sadece vinç halatı ve kaldırma aparatının muayenesinin yapıldığını, aracın kasko sigortasının da yapılmadığını, kazanın davacı kurumun ağır kusurundan kaynaklandığını, ticari faiz talebini kabul etmediklerini, zira müvekkilinin temizlik biriminde çalışan bir personel olduğunu, herhangi bir ticari faaliyetinin de olmadığını, mevcut durumda davacının KTK'nın 86. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulamayacağını, bilirkişi raporunda da aracın yürür aksamı için bakım onarım yapıldığında dair bilgi ve belge bulunmadığını, bilirkişi ek raporlarının da bu yönde olduğunu, davacının tam kusurlu olduğunu, açılan haksız ve mesnetsiz dava ile müvekkilinin zor durumda bırakıldığını, dava konusu vincin trafik sigortasının olmaması, muayene kayıtlarının bulunmaması hususlarının mahkemece dikkate alınmadığını, somut olayda KTK'nın 29, 30 ve 85/1. maddesi uyarınca meydana gelen kazadan davacı kurumun sorumlu ve tam kusurlu olduğunu, Yargıtay'ın bir kısım kararlarının fren boşalması, lastik patlaması, direksiyon kesmesi durumları, aracın hor kullanıldığı ve gereken onarımın yapılmadığına işaret ederek bu gibi hallerde motorlu araç işletenlerinin sorumluluğunun tam kusur olduğunun belirtildiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde 01/09/2019 ile 31/08/2020 tarihleri arasında Bölge Müdürlükleri bünyesinde "... .... Bölge Müdürlüğünün 62 personel 12 ay süreyle temizliğinin, kalorifer yakılmasının, elektrik ve sıhhi tesisat arızalarının giderilmesi, yemekhane, misafirhane ve ağır vasıta şoförü hizmetlerinin yapılması işini üstlenerek tamamlanmış bulunan ...nin elemanlarından ...'ün 20/12/2019 tarihinde 21/12/2021 tarihindeki planlı çalışmaya katılmak üzere ... tescil plakalı ... vinçle ...'e giderken, 20 km/h hızla seyretmesi gerekirken bu kuralı ihlal etmesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza ile ilgili tutulan ve sürücü ...'ün ağır kusurlu olduğunu, kaza sonrasında vinçte meydana gelen maddi hasarın tahsilini talep ettiği, davalıların ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde davanın reddini talep ettikleri mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün olayda % 100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, kaza tespit tutanağında da kazaya etki eden araç aksamları kısmında veri bulunmadığının belirtildiği, kaza tespit tutanağında yolun yüzeyinin kuru, olduğunun belirtildiği, makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda, dava konusu aracın onarım ve tamirat bedelinin kaza tarihi itibari ile kdv dahil 63.600,00 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 3. maddesinde ticari işler; “(1) Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun’un “Ticaret karinesi” başlıklı 19. maddesi ise; “(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. (2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” hükmü bulunmaktadır. Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davacı araç mobil vinç niteliğinde iş makinesi olup ticari araçtır. Davacı vekili dava dilekçesi ile, kaza tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiğinden, mahkemece Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/(17)4-170 E. 2022/698 K.) Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b.2. Maddesi gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı ... vekilinin istinaf itirazırın HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/(1)-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, III-KALDIRILAN KARARIN YERİNE YERİNE GEÇMEK ÜZERE; 1-Davanın kabulü ile, 63.600,00-TL'nin 18/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.344,51-TL peşin harcından, 1.086,13-TL peşine yatırılan harcın mahsubu ile bakiye noksan 3.258,38-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirtiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan 10.176,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.086,13-TL peşin harcı, 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.560,00-TL adli tıp fatura bedeli, 322,25-TL posta, tebligat ve e-tebligat gideri olmak üzere toplam 4.049,08-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan ve arta kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra iadesine, 6-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.360,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine," şeklinde HÜKÜM TESİSİNE; IV-İstinaf aşamasında alınması gereken 4.344,52-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 1.086,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.258,39-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, V-İstinaf başvurusu sırasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, VI-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, VII-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 738,00-TL Başvuru harcı ile 203,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 941,00-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, VIII-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, IX-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.