12. Ceza Dairesi 2020/1278 E. , 2024/2150 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/27 E., 2017/776 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : Mahkumiyet İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı …
**12. Ceza Dairesi 2020/1278 E. , 2024/2150 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/27 E., 2017/776 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : Mahkumiyet İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne sanığın 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 62/1, 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın ifşa ve suç kastı olmadığına, beraat talep etmekle birlikte aksi durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bilgisayar programcısı olan sanığın katılanın eski eşi olduğu, sanık ile katılan arasında müşterek çocukları bakımından ayrıca velayet davası bulunduğu, katılanın psişik epilepsi ve depresyon rahatsızlıklarına dair ilaçlara ilişkin bilgileri, işi dolayısıyla eczane programı yaptığı bir eczanenin sistemine katılanın TCKN’sını girerek temin eden ve velayet davası dilekçesinde katılanın sağlık durumunu ve kullandığı ilaçları delil olarak sunan sanık hakkında ilk derece mahkemesince katılanın sağlığıyla ve kullandığı ilaçlarla ilgili bilgileri mahkemeye vermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiş, suçun unsurlarının ve özel kasıt unsurunun gerçekleşmediği düşüncesiyle beraat kararı verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince söz konusu kayıtların kişisel veriler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla herkese açık olmadığı, herkes tarafından belirli kanallar vasıtası ile bu verilere ulaşılabilecek ise de yine de bu verilen müştekinin kişisel verileri olduğu, sanığın katılanın boşandığı eşi dahi olsa izinsiz alınamayacağı, kaldı ki sanığın işi nedeniyle bu tip verilere kolay ulaşabilecek konumda olduğu, bu yolla elde ettiği verileri kendi lehine kullanılması amacıyla ilgili mahkemeye olduğu bunun yasal anlamda unsurları oluşan suçu oluşturacağı dolayısıyla sanığın bu eylemi nedeniyle sorumlu bulunduğu değerlendirilerek ilk derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılıp, sanık hakkında TCK 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın katılanın eski kocası olması ve müşterek çocuklarının velayeti nedeniyle katılana dair daha önceden bildiği rahatsızlıklarla ilgili olarak herhangi bir eczaneden ya da kurumdan mahkemenin de istediği takdirde temini mümkün olan ilaç bilgilerinin dava dilekçesine eklemesinde kişisel verileri yayma yahut ele geçirme kastı ile davrandığına ilişkin kanıt bulunamadığı, bahse konu bilgileri velayet davası dışında herhangi bir yerde kullanmayan sanığın özel olarak hukuka aykırı hareket etme bilinciyle eylemini gerçekleştirmediği, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.