8. Hukuk Dairesi 2022/5713 E. , 2024/6116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/33 E., 2022/64 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararın davacı vekili, davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... köyünde
**8. Hukuk Dairesi 2022/5713 E. , 2024/6116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/33 E., 2022/64 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararın davacı vekili, davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... köyünde 1982 yılında yapılan tapulamada çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin tescil harici bırakıldığı, ... köyünde 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) Ek 5 nci madde çalışması, 2018 yılında 3402 sayılı Kanunun Geçici 8 nci madde çalışması yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili (Siirt 2.Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu) dava dilekçesinde, Siirt ili ... ilçesi ... (...) köyünün, ... Mevkiinde yer alan kuzeyinde 193 parsel, doğusunda 191 parsel, güneyinde 194 parsel ve batısında ... fıstık bahçesi ile çevrili 22412.926 metrekarelik fıstık bahçesi, Siirt ili ... ilçesi ... (...) köyünün, ... Mevkiinde yer alan kuzeyinde 221 ve 223 parsel, doğusunda Siirt ... yolu, güneyinde ... tarlası, batısında 187 parsel ile çevrili 22464.387 metrekarelik tarla, Siirt ili ... ilçesi ... (...) köyünün, ... Mevkiinde yer alan kuzeyinde ... ve ...'ye ait tarla, doğusunda ... tarlası, güneyinde ... tarlası, batısında ... tarlası 33687.814 metrekarelik tarla, Siirt ili ... ilçesi ... (...) Köyünün, ... Mevkiinde yer alan kuzeyinde 239 parsel, doğusunda 239 parsel, güneyinde ve batısında Siirt ... yolu, 2523.553 metrekarelik tarla, Siirt ili ... ilçesi, ... (...) Köyünün, ... Mevkiinde yer alan kuzeyinde Siirt ... yolu, doğusunda ... ait tarla, güneyinde ... ait tarla, Batısında kuru dere ile çevrili 8529.241 metrekarelik tarlanın müvekilline ait olduğunu, 40-45 yılı aşkın bir süreden beri müvekkili tarafından kullanıldığını ve o tarihten beri de müvekkilinin bu taşınmazları ekip biçerek zilyetlik ve tasarrufunu sürdürmekte olduğunu, dava konusu taşınmazların bulunduğu ... Köyünde 1984 tarihlerinde kadastro çalışmaları başladığını ve kadastro çalışması sırasında müvekkilinin zilyet ve tasarrufu altında bulunan dava konusu taşınmazlar kadastro çalışması sırasında Orman Kadastrosu geleceği gerekçe göstererek işlem görmediğini ve böylelikle dava konusu taşınmazların tamamının tespit dışı kaldığını, bu uyugulamanın tamamen keyfi olup vatandaşları mağdur ettiğini, taşınmazların müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımının gerçekleştiğini beyanla müvekkili adına tescilini istemiş; davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu edilen yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığından davanın reddini savunmuştur. Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.06.2014 tarihli ve 2013/21 Esas, 2014/629 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, temyiz incelemesini yapan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/6494 Esas, 2016/2334 Karar sayılı ilamında; fen bilirkişi raporunda (D) ve (E) harfleriyle gösterilen taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 2016/299 Esas, 2016/833 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, temyiz incelemesini yapan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/1931 Esas, 2018/6469 Karar sayılı ilamında; görev hususu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi için bozma kararı vermiş, bozma sonrası, Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.07.2020 tarihli ve 2019/722 Esas, 2020/336 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek ve 08.09.2020 tarihi itibariyle kesinleşme yapılarak dosya Siirt Kadastro Mahkemesine gönderilmekle 2020/33 Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı ile dosyanın gönderilmesi sonrasında yeniden yapılan yargılamada; "dava konusu taşınmazın 1973 tarihli amenajman planında bir kısmının Z rumuzlu ziraat arazisi anlamına gelen alan içerisinde kaldığı, kalan kısmının ise OT-BBt-E rumuzu kodlu orman toprağı, bozuk bataklık erozyan sahası anlamına gelen alan içerisinde kaldığı, 2016 tarihli amenajman planında taşınmazın bir kısmının Z rumuzuyla kodlu ziraat alanı içerisinde kaldığı, kalan kısmının ise BM-T rumuzuyla kodlu orman alanı içerisinde kaldığı, 1986 ve 2003 tarihli memleket haritalarında taşınmazın orman dışı açıklık alanda kaldığı, taşınmazın 2009 yılı uydu fotoğraflarının değerlendirilmesinde taşınmazın üst bölümünde orman ağaç ve bitki örtüsünün bulunmadığı, alt kısım güneyinde ise hem bahçe bitkilerinin hem de dere vejetasyonuna giren ağaçların karışık halde bulduğu, 2021 tarihli uydu görüntülerinde taşınmazın tamamen sular altında olduğu, 1978 yılına ait hava fotoğrafının değerlendirilmesinde ise taşınmazın kuzeyinde orman ağaç ve ağaçcıklarının bulunmadığı, alt kısım güneyinde ise hem bahçe bitkilerinin hem de dere vejetasyonuna giren ağaçların karışık halde bulduğu, 1984 yılına ait hava fotoğrafının karanlık olması sebebiyle değerlendirilemediği, 2002 yılına ait hava fotoğrafında da 1978 yılına ait hava fotoğrafına benzer değerlendirmelerde bulunduğu, dava konusu taşınmazın orman alanı dışında olduğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, yine taşınmazda imar ve ihyanın 1978 yılı öncesinde başladığı ve taşınmazın sular altında kaldığı tarihe kadar devam ettiği dolayısıyla 3402 sayılı Kanunun 14ncü maddesinde belirtilen zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle" davanın kabulüne, Siirt ili ... ilçesi ... köyü 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın baraj suları altında kaldığından tespit dışı bırakılmasına, taşınmazın dava ve tespit günü itibariyle mülkiyenin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, karar davacı vekili, davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Harçtan muaf olduklarından davalılar Hazine ve ...'den harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca davalı ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.