Başvuru, kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağı ile aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağı ile aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 15/2/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulması talebi 2016/22418 sayılı bireysel başvuru dosyasında kabul edilmiş, İçtüzük'ün maddesi uyarınca sınır dışı işleminin durdurulmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1972 yılı doğumlu olup Rusya Federasyonu Kabardey-Balkar Özerk Cumhuriyeti vatandaşıdır. Başvurucu, yasal yollardan Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra Türk vatandaşı A.T. ile evlenmiştir. 2009 yılından itibaren Yalova’da ikamet eden başvurucunun bu evlilikten 2007, 2009, 2013 ve 2015 doğumlu dört çocuğu bulunmaktadır. Kolluk görevlileri tarafından yapılan genel kontrollerde başvurucu hakkında G-87 tahdit kodu (yurda giriş yasağı) olduğu anlaşılmış, Yalova Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 30/9/2016 tarihli kararıyla başvurucunun sınır dışı edilmesine ve idari gözetim altına alınmasına karar verilmiştir. Başvurucu, söz konusu işlemin iptali istemiyle Bursa İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) yürütmenin durdurulması talebiyle dava açmıştır. Başvurucunun yürütmeyi durdurma talebi kabul edilmemiş ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar (E.2016/1456, K. 2016/1568) verilmiştir. Başvurucu 31/10/2016 tarihinde 2016/22418 numaralı bireysel başvuruda bulunarak ülkesine geri gönderilmesi hâlinde kötü muameleye maruz kalacağını belirterek idare mahkemelerinde açılan davaların sınır dışı işlemini kendiliğinden durdurma yetkisi bulunmaması nedeniyle pratikte etkili bir yol olmaktan çıktığını ve bu nedenle kötü muamele yasağıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesince 30/5/2019 tarihinde, başvurucunun 2016/22418 numaralı bireysel başvurusundaki iddiaları değerlendirilerek başvurucunun İdare Mahkemesinde açtığı davanın sonucunu beklerken sınır dışı edilme riskini ortadan kaldıran, yasal bir güvenceye sahip olmaması nedeniyle kötü muamele yasağıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş; ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İdare Mahkemesine anılan karar gönderilmiştir (Y.T., [GK], B. No: 2016/22418, 30/5/2019). Diğer taraftan başvurucu idari gözetim altında hukuka aykırı ve uygun olmayan koşullarda tutulduğu ve idari gözetim kararını kaldıran sulh ceza hâkimliğince lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği iddialarını içeren 2/12/2016 tarihli bir başka (2016/31773 numaralı) başvurusu Anayasa Mahkemesince 5/8/2016 tarihinde kabul edilemez bulunmuştur. Başvurucu 15/2/2017 tarihinde de mevcut bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının ardından İdare Mahkemesince yapılan yeniden yargılama sonunda 26/12/2019 tarihinde sınır dışı etme kararına dayanak olan başvurucu hakkındaki G-87 (Genel güvenlik nedeniyle ülkeye giriş yasağı) tahdit kaydının idare mahkemelerince iptal edilmiş olması nedeniyle sınır dışı işleminin iptaline karar(E.2019/791, K.2019/1338) verilmiştir.