Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1997 E. , 2024/3503 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/1997 Karar No : 2024/3503 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...'nın mirasçıları: 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: Davacı tarafından, guatr ameliyatındaki hizmet kusuru nedeniyle iş gücü kaybına uğradığından bahisle 50.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile bir…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1997 E. , 2024/3503 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/1997 Karar No : 2024/3503 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...'nın mirasçıları: 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: Davacı tarafından, guatr ameliyatındaki hizmet kusuru nedeniyle iş gücü kaybına uğradığından bahisle 50.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile birlikte 521.754,51 TL) ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, daha önce davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 23/06/2021 tarih ve E:2021/3481, K:2021/3574 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak yaptırılan bilirkişi incelemeleri neticesinde, ... ... İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, maddi zarar hesabının hatalı olduğu, maddi tazminatın tamamına olay ya da idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu; davalı idare tarafından, olayda hizmet kusuru ve illiyet bağının mevcut olmadığı, manevi tazminata hükmedilmesi için gereken koşulların oluşmadığı, hükmedilen miktarın yüksek olduğu, hüküm tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI:Davacı ve müdahil tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :İdare Mahkemesi kararının faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, hükmedilen tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize Konu Kararın Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam eden "Kararın bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, artırılan maddi tazminat miktarına da davalı idareye başvuru tarihi olan 31/08/2010 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan "50.000,00-TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 31.08.2010 tarihinden, kalan 471.754,51-TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 24.10.2023 tarihinden itibaren" ibaresinin "davalı idareye başvuru tarihi olan 31.08.2010 tarihinden itibaren" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacının esasa ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, faizin başlangıç tarihine ilişkin temyiz isteminin KABULÜNE, 2.... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Davalı idareye ait temyiz yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.