Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1966 E. , 2024/1008 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1966 Karar No : 2024/1008 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Elazığ Emniyet Müdü
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/1966 E. , 2024/1008 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1966 Karar No : 2024/1008 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Elazığ Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli iken Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesi uyarınca "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak'' fiilini işlediğinden bahisle "24 ay uzun süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; gasp suçunun faili olarak aranan ve hakkında Mahkemece tutuklama kararı verilen H.D. adlı şahsın, Metris Cezaevi'ne teslim edilmek üzere davacı ile diğer polis memuru H.Y. tarafından cezaevinin önüne getirildiği sırada yemek ihtiyacı nedeniyle cezaevi önündeki lokantaya yemek yedirmek için götürdükleri, daha sonra şahsın lokantanın lavabo bölümüne geçerek buradaki kapıdan çıkarak kaçtığı, davacı; kendisinin ekip aracının şoförü olduğundan araçta bulunması gerektiği, tutuklu olarak nakledilen şahsın ayaklarından yaralı olması nedeniyle kaçma ihtimalinin düşük olduğu ve insani duygularla şahsa yemek yedirme düşüncesiyle hareket edildiğini belirtmekte ise de, nakledilen şahsın fiilen gözetim ve müşahede altında tutulması gerektiği, yine ekip aracının şoförü olmanın sanık ya da suçluların kaçmasını önlemek için önlem alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, davacının bu görevini gerektiği şekilde yerine getirmeyerek uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden şüpheli şahısların kaçmasına neden olmak şeklinde sübut bulan eyleminden dolayı verilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; tutuklanan bir şahsın cezaevine sevki sırasında ekip oto sürücüsü olarak görevlendirildiği, tutuklunun sevkinde esas görevlinin ekip arkadaşı olan polis memuru olduğu, şahsın kaçtığı sırada kendisinin arabada bulunması ve sorumluluğun ekip arkadaşına ait olması nedeniyle verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesi tarafından, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine; anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Polis memuru olan davacının, İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli olduğu dönemdeki fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. ve 15. maddeleri uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesinde, "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilinin 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği hükme bağlanmış; 15. maddesinde ise, kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği öngörülmüştür. 08/03/2018 günlü, mükerrer 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde "Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiili, "20 ay uzun süreli durdurma" cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Olayda, davacı ve ekip arkadaşı polis memuru H.Y.'ye gasp suçundan tutuklanan H.D. isimli şahsın cezaevine götürülmek üzere teslim edildiği, şahsın iki ayağından da yaralı olması nedeniyle yardımcı olacağı düşüncesiyle nişanlısı olduğunu beyan eden Ş.B. isimli kadının da araca binmesine izin verdikleri, cezaevi önüne geldiklerinde aç olduğunu söyleyen tutuklu şahsı Metris Cezaevi önündeki lokantaya yemek yedirmek için götürdükleri, yanında polis memuru H. Y. ile Ş. B.'nin bulunduğu, şahsın daha sonra lokantanın lavabo bölümüne geçerek buradaki kapıdan çıkarak kaçtığı, yapılan aramalara rağmen şahsa ulaşılamadığı, tutuklanarak cezaevine teslim edilmesi gereken şahsın kaçmasına sebebiyet verdiğinden kusurlu olan davacının, korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak fiilini işlediğinin sabit olduğu ve bu fiilinin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin belirlenmesi gerekmektedir. Ceza hukuku kökenli bir ilke olan ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Uyuşmazlıkta, davacının sabit olan fiili karşılığında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-c-2 maddesinde belirtilen disiplin cezası ile karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanunla davacı lehine bir düzenleme getirildiği görüldüğünden, İdare Mahkemesince, davacı lehinde olan düzenleme dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.