12. Ceza Dairesi 2023/5113 E. , 2024/7116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/117 E., 2023/371 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin ; mahalli Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun
**12. Ceza Dairesi 2023/5113 E. , 2024/7116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/117 E., 2023/371 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin ; mahalli Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın TCK’nın 85/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca 14.600,00 TL, sanık ... hakkında TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/4. Maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezasına cezalandırılmalarına ilişkin kararların sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2022 tarihli kararıyla sanık ... yönünden "...sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi..." nediyle, sanık ... yönünden ise "...sanığın asansör boşluğunda gerekli önlemi aldıklarına dair savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması nedeniyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi," nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ... 'ın TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 50/4, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkındaki hükmün onanmasına, sanık ... hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; Sanıkların birinin beraat etmesi, diğerinin ise para cezası ile cezalandırılmasının kabul edilebilir olmadığına, gencecik bir insanın hayatının söz konusu olduğuna, sanıkların bu şekilde adeta kurtulmalarının hakkaniyete uygun olmadığına, sanığa günlük 20’liradan para cezası verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 62/1 maddeleri uygulanmak suretiyle verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının aynı yasanın 50/4 maddesi uyarınca 50/1 maddesine göre para cezasına çevrilerek neticeten sanığın 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın eylemi ile netice arasında illiyet bağı olmadığına, kazanın ölen işini yaparken gerçekleşmediğine, ölenin kendi kusuru ile neticeye sebebiyet verdiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; (temyiz dışı) sanık ...'un temsilcisi olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti'nin dava konusu olayın yaşandığı inşaatın müteahhitliğini yaptığı, inşaatın yapı denetim işini (temyiz dışı) sanık . ...'in sorumlusu olduğu ... Denetim Ltd. Şti'nin yaptığı, sanık ...'in temsilcisi olduğu .... San. Tic. Ltd. Şti'nin, bu inşaatın asansör işini taşeron olarak üstlendiği, ... Çatı isimli firmanın sahibi olan sanık ...'ın ise ... San. Tic. Ltd. Şti'nin çatı, oluk ve su boruları işini taşeron olarak üstlendiği, mağdur ...'ın da sanık ...'ın yanında işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde sanık ... ve ölenin de içinde bulunduğu işçilerinin olayın yaşandığı inşaatın su borularını takmak için gittikleri, inşaat içinde mağdurun üst katlarda çalıştığı sırada binanın katlarından asansör boşluklarına açılan noktalarda uyarı levhalarının bulunmaması, yeterli aydınlatmanın olmaması ve asansör boşluğuna açılan kısımlarda gerekli güvenlik önlemlerinin alınmayıp, asansör boşluklarına açılan yerlerin engellerle kapatılmamış olması nedeniyle mağdurun çalıştığı sırada asansör boşluğunu fark edemeyerek asansör boşluğuna düşerek öldüğü olayla ilgili gerek soruşturma aşamasında gerekse yargılama aşamasında iş güvenliği uzmanlarınca düzenlenen, bilirkişi raporları uyarınca meydana gelen kazada taşeron veya alt işverenin pozisyonunun asıl işverenle birlikte müteselsilen sorumluluğu gereği asıl işverene atfedilen çalışmalar esnasında gerekli güvenlik tedbirlerini almayan, çalışanına kişisel koruyucu donanım vermeyen ve kullanılmasını sağlamayan iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri konusunda iş yerinde genel bir eğitim programı hazırlamayan, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilmesi amacıyla çalışanlarını bilgilendirmeyen sadece yaptıkları işi öğretmek ile yetinmeyip öğretilmiş olan güvenlik tedbirlerinin çalışma sırasında uygulanmasını sağlamayan ve buna uygun bir denetim mekanizması kurarak denetlemeyen, iş yerinde çalışma alanları ve iş pozisyonlarına göre mevcut ve muhtemel durumları içeren risk değerlendirmesi yapmayan, çalışanlarına iş yerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimi yapmayan ve sağlık raporu aldırmayan, çalışanlara mesleki eğitim belgesi aldırmayan ölenin yanında çalıştığı alt iş veren sanık ...'ın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, olay tarihinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 9.maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen iş kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanunun 15. maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17. maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği; dosya içeriğine göre ölenin, çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporu alınmadığı, icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediği anlaşılmakla, sanık ...'ın ölenin ölümünde gerekli önlemleri almayarak bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verdiği kabul edilerek sanığın 5237 sayılı yasanın 85/1, 22/3 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık ...'in ise her ne kadar bilirkişi raporlarında asansör boşluklarının girişlerinin güvenliğini hem çalışma esnasında hem de çalışma sonrası yeterli güvenliğini alıp diğer vazifelerde çalışan işçilerin güvenliğini tehlikeye sokmaktan sorumlu olduğu, ikaz ve uyarıcı levhalar kullanmaması nedenleriyle tali kusurlu olduğu belirlenmiş ise de, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, olay tarihinden yaklaşık 45 gün önce asansörün ray ve kapı kasalarının montajını tamamladıklarını, montajı yapmadan önce asansör boşluklarının önünde bulunan korumalıkları kaldırarak montajı yaptıklarını, işlemleri tamamladıktan sonra tekrar korumalıkları yerlerine koyarak inşaattan ayrıldıklarını, bu vakitten sonra kendisi ve işçilerinin inşaata gitmediklerini, montajdan sonra kapı kasasının kenar duvar iç sıvası ve kapı kenarı mermerlerinin yapılması gerektiğini, kendilerinden sonra boşluklara konulan kalasların kaldırılmış olabileceğini beyan ettiği, işçileri olan tanıklar ... ve ...’nin de binadaki bütün boşluklara inşaatın bekçisi ile kalas çakıp bıraktıklarını, yaklaşık 40 gün sonra olayın meydana geldiğini belirttikleri, inşaat bekçisi tanık ...’ın ise beyanında, kendisi kalas çakarken asansör firması elemanlarının kendisine yardım ettiğini onun dışında firma elemanlarının boşluklara kalas çakmadıklarını beyan etmekle beraber asansör firması elamanlarının kazadan önce en son geldiklerinde asansörün kaynak işinin bittiğini, kaynak işi bittikten sonra boşluklara kalasları kendisinin çaktığını, kalaslar çakıldıktan sonra fayans, boyacı, sıvacı, yalıtımcı ve olukçuların inşaatta çalıştıklarını, asansör boşluğuna açılan kalasların kim tarafından çıkartıldığını bilmediğine dair beyanı gözetildiğinde, sanığın asansör boşluğunda gerekli önlemi aldıklarına dair savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR A-Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararına Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, sanık hakkında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B-Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Mahalli Cumhuriyet Savcısının, Katılan Vekilinin ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece kabul edilen sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.12.2024 tarihinde karar verildi.