Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araca ... plakalı araç tarafından ... tarihinde çarpışmış olup, maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verildiğini, kazadan taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu, meydana gelen kazada müvekkiline ait araç ve sürücüsünün kusursuz olduğunu, ... plakalı araç ve sürücüsünün %... kusurlu bulunduğunu, araçta oluşan hasarın tespit edilmesi amacıyla tarafımıza Eksper ...'dan alınan eksper raporundan da anlaşılacağı üzere
DAVACILAR : 1- ... (T.C. Kimlik No: ...) 2- ... (T.C. Kimlik No: ...)VEKİLİ : Av. ... -İSTİNAF EDEN DAVALI : VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - Av. ...İHBAR OLUNAN : ... (T.C. Kimlik No: ...) - ...DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Taz.)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : 01/04/2022YAZIM TARİHİ : 05/04/2022Davacılar tarafından, davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 11/12/2019 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/08/2011 tarihinde dava dışı doktor ...'nın Özdere Çukuraltı Mahallesi'nde bulunan muayenehanesine yakınları tarafından götürülen 2004 doğumlu ...'ın sünnetinin hatalı yapılması nedeniyle gangrene bağlı olarak penis kaybı yaşandığını, penis fonksiyonlarının yitirilmesi ve çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasıyla sünnet ameliyatına maruz kaldığını, Menderes Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda doktor ...'nın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ve ATK raporlarına göre tıbben kullanılması uygun olmayan monopolar koter kullanması nedeniyle peniste gangren meydana geldiğini, bunun sonucunda ...'ın penis ampütasyonu nedeniyle hayati tehlike geçirdiğini, doktorun ATK raporuna göre tıp kurallarına uygun olmayan monopolar kullanarak sünneti yapması nedeniyle olayda kusurlu olduğunun rapor edildiği, kararın istinaf edilerek dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiğini, dava dışı doktor ...'nın davalı sigorta şirketi nezdinde olay tarihini de kapsayan tıbbi kötü uygulamaya ilişkin ZMMS ile sigortalı olduğundan sigortacı sıfatıyla davalının sorumluluğuna gidildiğini, 27/08/2004 doğumlu olan ...'ın kendisinin ve ailesinin meydana gelen son derece bu vahim hadiseden dolayı hayatlarının alt üst olduğunu, defalarca kez idrar yollarının genişletilmesi, penise yeni doku nakli, lezyona bağlı olarak oluşan gangren dokunun temizlenmesi gibi ameliyatlara maruz kaldığını, ameliyatlar sürecinde okula gidemediğini ve eğitim göremediğini, bir çok tedavi masrafı sarfettiklerini, ilk olarak davalı sigorta şirketine zararın karşılanması için 18/11/2014 tarihinde başvurduklarını ve ... sayılı hasar dosyası açıldığını, daha sonra tekrar 03/04/2015 tarihinde başvurulduğunu, son olarak da 22/02/2017 tarihinde yapılan başvuruya herhangi bir cevap verilmemesi üzerine eldeki davanın açılması zorunluluğu doğduğunu beyan ederek davacı ... için geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan giderler, doğrudan tedavi giderleri, tedavi sırasında ve sonrasında yapılması zorunlu dolaylı harcamalar, devam eden tedavi ve bunun niteliği, hayati önemi ve özel sağlık harcamaları gerektiği gözetilerek muhtemel tedavi giderlerinin tazminine yönelik olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden ilk başvuru tarihi olan 18/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmektedir. Davacı vekili 17/09/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, tedavi gideri olarak talep edilen 2.000.00 TL'yi 10.500,00 TL'ye, sürekli işgöremezlik olarak talep edilen 7.000,00 TL'yi 231.014,10 TL'ye çıkartmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak davanın HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket nezdinde ... nolu 13.08.2010 - 13.08.2011 vadeli, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, bahse konu sigorta poliçesinde olay başı limitin 300.000,00 TL olduğunu, dava konusu olayda müvekkili sigorta şirketine veya sigortalısı dava dışı ...'ya sözleşme süresi olan 13.08.2010 - 13.08.2011 tarihleri arasında herhangi bir tazminat talebinin mevcut olmadığını, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu tür poliçelerin ihbar esaslı poliçe türleri olduğundan teminatın işleyebilmesi için ihbarın yapıldığı tarihin dikkate alınması gerektiğini, ihbarın yani davanın açıldığı tarih olan 20.10.2017 tarihinde ilgili hekimin hangi poliçesi var ise dava konusu olay ile ilgili sorumluluğun o poliçede olacağını, dava konusu olayın meydana gelmesinde, dava dışı sigortalı ...’nın mesleki faaliyeti sebebiyle hatalı teşhis, tedavi ve uygulama konularında bir kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiğini, dava konusu talebin fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye dayandığını, müvekkiline yöneltilecek bir husumet bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.