2. Ceza Dairesi 2014/11004 E. , 2015/11298 K. "" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Müştekinin açık alana kilitlemeden parkettiği motosikletin çalınmasından bir gün sonra sanıkta görüldüğü, motosikletin bulunduğu sırada plakasının sökülmüş, motor ve şasi numaralarının kazınmış olduğu, sanığın motosikleti alış şekli ve fiyatına dair çelişkili beyanlarda bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, üzerine atılı hırsızlık…
**2. Ceza Dairesi 2014/11004 E. , 2015/11298 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Müştekinin açık alana kilitlemeden parkettiği motosikletin çalınmasından bir gün sonra sanıkta görüldüğü, motosikletin bulunduğu sırada plakasının sökülmüş, motor ve şasi numaralarının kazınmış olduğu, sanığın motosikleti alış şekli ve fiyatına dair çelişkili beyanlarda bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, üzerine atılı hırsızlık suçunun sübuta erdiği ve TCK'nın 142/1-e maddesi gereği cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.06.2015 gününde (suçun nitelendirilmesi yönünden oyçokluğuyla) diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY: Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun suçun nitelendirilmesine ilişkin görüşüne katılmıyorum. Somut olayda özetle; sanığın, kilitlenmeden açık alana park edilmiş suça konu motosikleti çalması biçimindeki eyleminin, TCK.nın 141/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun, eylemin aynı Kanun'un 142/1-e maddesindeki suçu oluşturduğuna ilişkin düşüncesine katılmıyorum. Öncelikle 765 sayılı Yasa ile 5237 sayılı Yasa'daki düzenlemeleri birlikte değerlendirecek olursak; konumuzla ilgili olarak 765 sayılı TCK.nın 491/2. maddesinde hırsızlık suçunun, “Adet muktezası olarak yahut tahsis ve istimalleri itibariyle umumun tekafülü altında bulunan eşya hakkında işlenirse” biçiminde düzenlemeye yer verilmiş, motorlu araçlar ve motosikletlere yönelik hırsızlık eylemleri, aynı Yasa'nın daha ağır nitelikteki olan 493/1 ve 2. maddesinde öngörülen unsurların oluşmaması hallerinde, anılan 491/2. maddesi kapsamında nitelikli hırsızlık olarak kabul edilmekteydi. Ancak 5237 sayılı Yasa'da, 765 sayılı Yasa'nın 491/2. maddesi yerine, 142/1-e maddesindeki hırsızlık suçunun, “Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,” işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemenin yanında, motorlu araçlarla ilgili olarak TCK.nın 142/1-b (1.cümle) maddesinde hırsızlık suçunun, “herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ....... muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,” işlenmesi biçimindeki düzenlemeye yer vermek suretiyle, motorlu araçları, 765 sayılı Yasa'nın 491/2. maddesinin karşılığı olan, 5237 sayılı Yasa'nın 142/1-e maddesi kapsamından çıkartmış, daha özel bir düzenleme yapmıştır. Bu nedenle 765 sayılı TCK.nın 491/2. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK.nın 142/1-e maddesindeki düzenleme karşılaştırılıp, buna bağlı yorumla doğru bir sonuca ulaşmak olanaklı değildir.