Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/4869 E. , 2024/7646 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4869 Karar No : 2024/7646 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi İktisadi, İdari ve
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/4869 E. , 2024/7646 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4869 Karar No : 2024/7646 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesinde, belirli süreli sözleşme ile araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; sözleşmenin sonlandırılması işleminin, üniversite mütevelli heyeti tarafından alınacak bir karar veya bu heyetin yetkisini devretmek suretiyle yetkilendirdiği üniversite yöneticisi veya bir komisyon tarafından yapılması gerekmekte olup, bu prosedür işletilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı; hukuka aykırı olduğu anlaşılan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal haklara ilişkin isteminin kabulüne, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece davacıya ödenecek olan parasal hakların, davacının belirtilen süre içerisinde gelir getirici bir işte çalıştığının tespiti halinde, elde edilen gelirin mahsup edilerek ödeme yapılacağı açık olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Takdir yetkisinin aşıldığı, objektif kullanılmadığı ispatlanmadığından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının üniversitedeki görevinden ayrılmasından sonra başka bir yerde çalışıp çalışmadığının mahkemece re'sen araştırılması gerektiğinden, kararın eksik incelemeye dayandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; ... Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesinde, belirli süreli sözleşme ile araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İstinaf Mahkemesince, dava konusu işlemin mütevelli heyetin yetkilendirdiği bir komisyon tarafından tesis edilmesinin mümkün olduğu kabul edilmişse de, 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi uyarınca, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin, mütevelli heyet onayı ile veya mütevelli heyetin yetkisini devrettiği vakıf yükseköğretim kurumu yöneticisi tarafından tesis edilmesi gerektiğinden, yetkili kılınan bir komisyon tarafından tesis edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu bakımdan; temyizen incelenen kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin mütevelli heyetin yetkilendirdiği bir komisyon tarafından tesis edilmesinin mümkün olduğu gerekçesinin çıkarılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. İstinaf Mahkemesi kararının, özlük ve parasal haklara ilişkin kısmı bakımından; İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir. Buna karşın, belirli süreli hizmet sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde bir karar alınması gerekmektedir. Bu aşamada, iptal kararının hukuksal sonucu olarak yetki yönünden hukuka aykırı bulunan sözleşmenin yenilenmemesi işlemi ortadan kalmış olmakla birlikte, idare ile ilgili arasındaki belirli süreli hizmet sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi de bulunmamaktadır. İdari yargı merci tarafından, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından ve belirli süreli hizmet sözleşmesinin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, bu aşamada, ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında; sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda; sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş olması nedeniyle işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli olarak reddine 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; a) Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının GEREKÇELİ olarak ONANMASINA, b) Davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 26/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava; ... Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesinde, belirli süreli sözleşme ile araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır. Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez ise de; sözleşmenin istikrarlı şekilde yenilendiği durumlarda davalı idarenin sözleşme süresinin bitiminden önce karşı tarafa sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirmesi haklı beklenti ilkesinin tabii sonucu olarak görülebilir. İşlemin yetki unsuru yönünden değerlendirilmesine gelince; yenilenmemiş olduğundan ortada bir sözleşme yoktur ve bu nedenle sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi işleminin mütevelli heyet ya da yetki verdiği kişi tarafından yapılması da şart değildir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden ve dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiğinden, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.