Başvuru, idari eylemden doğan zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari eylemden doğan zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Rıza Dinç ve Murat Dinç (başvurucular) baba oğuldur. Başvuruculardan Murat Dinç (başvurucu); Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) emrinde, Aksaz Deniz Üs Komutanlığında zorunlu askerlik görevini yapmaktayken 28/1/2012 tarihinde sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine Aksaz Asker Hastanesine kaldırılmış, buradaki ilk müdahalesinin ardından ileri tetkik yapılması amacıyla Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Asker Hastanesine (GATA) sevk edilmiştir. GATA Üroloji Kliniğine yatışı yapılan başvurucu, böbrek ağrısı şikâyetine yönelik olarak uygulanan yedi günlük tedavisinin ardından hakkında ameliyat kararı alınmak ve kendisine bir ay hava değişimi verilmek suretiyle 10/2/2012 tarihinde taburcu edilmiştir. 8/3/2012 tarihinde sol pyeloplasti ameliyatı uygulanan ve bir müddet daha takip ve tedavisine devam edilen başvurucu hakkında GATA sağlık kurulu tarafından düzenlenen 18/6/2012 tarihli raporda "Hidroüreter, hidronefroz, üroteropelvik bileşke obstrüksiyonu ile birlikte sol hidronefrotik böbrek pyeloplasti ameliyatlısı ve böbrek fonksiyonlarının anormalçalışması" tanısına istinaden "Askerliğe elverişli değildir." kararı verilmiştir. Söz konusu rapor 18/7/2012 tarihinde Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından onaylanarak kesinleşmiştir. Başvurucu 24/7/2012 tarihinde, iki komutanı tarafından karın boşluğuna vurulması nedeniyle belirtilen rahatsızlığının oluştuğu iddiasıyla ilgili personel hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Askerî Savcılık (Savcılık) tarafından ilgili kamu görevlileri hakkında asta müessir fiil suçundan başlatılan soruşturma 18/3/2014 tarihinde takipsizlik kararıyla sonuçlanmıştır.A. Olaya İlişkin İlk Tam Yargı Davası Süreci Başvurucu 25/7/2012 tarihinde MSB'ye başvurmuş ve zorunlu askerlik görevi sırasında maruz kaldığı müessir fiil nedeniyle askerliğe elverişsiz hâle geldiğini belirterek bu sebeple uğradığı maddi ve manevi zararın hizmet kusuru ilkesi gereğince karşılanması talebinde bulunmuştur. Başvurucu söz konusu talebinin idare tarafından cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine olay nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle 23/11/2012 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) tam yargı davası açmıştır. AYİM İkinci Dairesi 6/3/2013 tarihli kararıyla davayı süre aşımından reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, idareye 25/7/2012 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine altmış gün içinde ve en geç 22/11/2012 tarihine kadar dava açılması gerekirken 23/11/2012 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı belirtilmiştir. Söz konusu karar üst kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.B. Olaya İlişkin İkinci Tam Yargı Davası Süreci (Bireysel Başvuruya Dayanak Dava) Başvurucular 4/3/2013 tarihinde MSB'ye başvurmuştur. Söz konusu başvuru dilekçesinde Murat Dinç, zorunlu askerlik görevi sırasında maruz kaldığı müessir fiil nedeniyle askerliğe elverişsiz hâle geldiğini belirterek bu sebeple uğradığı maddi ve manevi zararların; Rıza Dinç ise oğlunun malul hâle gelmesinden dolayı uğradığı manevi zararın hizmet kusuru ilkesi gereğince karşılanması talebinde bulunmuştur. Başvurucular söz konusu taleplerinin idare tarafından cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine olay nedeniyle uğradıkları zararın tazmini istemiyle 21/5/2013 tarihinde AYİM'de tam yargı davası açmıştır. Dava devam ederken başvurucular vekili 15/8/2013 tarihli dilekçe ile Turhal Askerlik Şubesine (Askerlik Şubesi) müracaat etmiş ve 18/6/2012 tarihli sağlık raporunun kesinleşmiş suretinin tebliğini istemiştir. Askerlik Şubesi 19/8/2013 tarihinde söz konusu raporu başvurucular vekiline tebliğ etmiştir. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme) 30/4/2014 tarihinde oyçokluğuyla verdiği kararla davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Kararın gerekçesinde öncelikle olay nedeniyle uğranılan zararların karşılanması amacıyla başvurucular vekili tarafından daha önce de -25/7/2012 tarihinde- davalı idareye bir müracaatta bulunulduğuna dikkat çekilmiştir. Söz konusu müracaatın idare tarafından altmış gün içinde cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine ikinci altmış günlük dava açma süresi içinde ve en geç 22/11/2012 günü mesai saati bitimine kadar dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 21/5/2013 tarihinde açılan davada süre aşımı olduğu belirtilmiştir. Kararda ayrıca 4/3/2013 tarihinde idareye yeniden bir başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla birlikte söz konusu başvurunun ilk başvurunun zımnen reddi üzerine başlayan ve bitmiş olan dava açma süresini canlandırmasına hukuken olanak bulunmadığı da vurgulanmıştır. Karşıoy görüşünde ise idari eylemden zarar görenin daha önceki başvurusu reddedilmiş olsa da bir yıllık zorunlu idari başvuru süresi içinde olmak kaydıyla idareye yeniden başvuruda bulunabileceği ve talebinin reddi hâlinde süresi içinde yeni bir dava açabileceği belirtilmiştir. Buna göre başvurucunun askerliğe elverişli olmadığına dair sağlık raporunun onaylanarak kesinleştiği 18/7/2012 (ve ayrıca söz konusu raporun tebliğ edildiği 19/8/2013) tarihinden itibaren henüz bir yıllık süre içinde yapıldığı anlaşılan 4/3/2013 tarihli başvurunun geçerli bir başvuru olarak kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiş, söz konusu başvurunun zımnen reddi üzerine 21/5/2013 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu belirtilmiştir. Başvurucuların karar düzeltme istemi aynı Mahkemenin 5/11/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 8/12/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 5/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel başvurunun incelenme sürecinde 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile Anayasa'ya eklenen geçici maddenin birinci fıkrasının (E) bendiyle AYİM kaldırılmıştır. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler."