Ceza Genel Kurulu 2021/99 E. , 2022/713 K. "" Yargıtay Dairesi : Ceza Genel Kurulu Sanıklar ..., ... ve ... hakkında iftira, resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 257/1 ve 53/1-5. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına …
**Ceza Genel Kurulu 2021/99 E. , 2022/713 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : Ceza Genel Kurulu Sanıklar ..., ... ve ... hakkında iftira, resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 257/1 ve 53/1-5. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ilişkin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesince verilen 24.09.2020 tarihli ve 3-1 sayılı hükümlerin sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafisi, sanık ... müdafisi, katılanlar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “Düzelterek onama” istemli 12.03.2021 tarihli ve 28709 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Ceza Genel Kurulunda duruşmalı inceleme yapılabileceğine dair bir düzenleme olmadığından sanık ...'in duruşma isteminin reddine karar verilmiştir. Ceza Genel Kurulunca sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkin temyiz incelemesi yapılacak ise de, öncelikle hâkim olan sanıkların yargılama yaptıkları dosya kapsamındaki eylemlerinden dolayı açılan dava ile aynı sanıkların aynı dosya kapsamında gerçekleştirdikleri iddia olunan başka eylemleri hakkında açılan ve derdest olan davanın birleştirilmesine gerek olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. 25.03.2016 tarihi itibarıyla iç hukukumuzun bir parçası hâline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) Ek 7 nolu Protokolünün 2. maddesinde; ilgili kişinin hakkında kurulan hükmü daha yüksek bir mahkemeye inceletme hakkının bulunduğunun belirtilmesi, CMK'nun 304. maddesinin dördüncü fıkrasının; ilk derece mahkemesi tarafından verilen ve doğrudan temyiz yolu açık bulunan hükümlere ilişkin usul kurallarını ihtiva etmesi ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 41. maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun’un 15. maddesinin üçüncü fıkrasında, ilk derece mahkemesi olarak Özel Dairelerce verilen hükümlerin Ceza Genel Kurulunca temyiz yoluyla inceleneceğinin belirtilmesi karşısında; sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin “temyiz” kanun yoluna tâbi olduğu ve inceleme konusu olayda Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçen bir hüküm bulunmaması da gözetildiğinde; temyiz incelemesinin hukuki denetim ile sınırlı olmadığı kabul edilmiştir. İncelenen dosya kapsamına göre; Hâkimler ve Savcılar Kurulu 3. Dairesinin 25.06.2015 tarihli ve 6456 sayılı kararı ile sanıklar hakkında soruşturma izni verilmesinin teklif edildiği, Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesinin 21.04.2016 tarihli ve 223 sayılı kararı ile sanıklar hakkında kovuşturma izni verildiği,