11. Ceza Dairesi 2024/5365 E. , 2025/5447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/531 E., 2022/756 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/531 Esas, 2022/756 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza K
**11. Ceza Dairesi 2024/5365 E. , 2025/5447 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/531 E., 2022/756 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/531 Esas, 2022/756 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 12.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/1682 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96564 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96564 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/03/2022 tarihli ve 2021/1006 esas, 2022/174 sayılı kararının 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 02/06/2022 tarihli ve 2022/829 esas, 2022/1827 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın tarh edilen vergi, gecikme zammı, gecikme faizi ile kesilen cezanın yarısını ödemediği, bu nedenle etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacağı gerekçesiyle 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2022 tarihli ve 2022/531 esas, 2022/756 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda yer alan, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki, Anılan Kanun'un geçici 34/1-2. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır..." şeklindeki, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/12/2023 tarihli ve 2023/5143 esas, 2023/10342 karar sayılı ilamında yer alan "...Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 192 008 6622 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanık hakkında, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen 02.08.2019 tarihli ve 2019-A-9029/17 sayılı vergi inceleme raporunda, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinin 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca re'sen takdir kapsamında olduğunun, katma değer vergisi beyannamelerinde indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin gerçekten yüklenilip yüklenilmediği, yasal defter ve kayıtlarına kaydedilip kaydedilmediği, indirime hak kazanılıp kazanılmadığının tespitinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle 2015/Ocak-Aralık dönemlerine ait indirilecek KDV olarak beyan edilen ve indirim konusu yapılan KDV'nin reddedilmesinin gerektiği belirtilerek, re'sen tarh edilecek katma değer vergileri tablo halinde belirtildikten sonra, 213 sayılı Kanun'un 341, 344 ve 359 uncu maddeleri uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki "...verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin..." ibaresi de nazara alınarak defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılamasında, sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemesince sanığın tarh edilen vergi, gecikme zammı, gecikme faizi ile kesilen cezanın yarısını ödemediği, ayrıca ödeme gücünün olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, defter ve belgelerin ibraz etmemek eyleminde somut bir zarardan söz edilemeyeceği cihetle, önceki karar yönünden yapılan istinaf incelemesi sırasında kanun değişikliği yapılarak sanık lehine düzenlemeler getirilmiş olması sebebiyle somut olayda 213 sayılı Kanun'un geçici 34/2. maddesi dikkate alınarak sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hüküm tarihinden önce 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde de; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. 213 sayılı Kanun'un 30/1. maddesi; "Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.", aynı Kanun'un 341/1. maddesi; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." ve anılan Kanun'un 344/1-2. maddeleri ise; "341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. " şeklinde düzenlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca, sanık hakkında belirlenecek temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/531 Esas, 2022/756 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.