Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek esaslı iddiaların kararda tartışılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek esaslı iddiaların kararda tartışılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 8/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1989 yılında zorunlu göçe tabi tutulması nedeniyle Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmiş ve Ankara'ya yerleştirilmiştir. Zorunlu göçe tabi olan soydaşların iskân edilmelerine destek olmak amacıyla Yüksek Planlama Kurulunun 27/11/1990 tarihli kararı ile 000 adet konut yapımı kararlaştırılmıştır. Başvurucu, bu kapsamda konut sahibi olmak amacıyla T. Emlak Bankası Dışkapı Şubesindeki hesaba 1991 yılında 2,5 TL (000 eski Türk Lirası) yatırdığını ileri sürmüştür. Başvurucu 26/4/2011 tarihli dilekçeyle peşinat olarak yatırmış olduğu paranın borçlanma sözleşmesinin imzalandığı tarihte kredi borcundan mahsup edilmesi gerekirken bu işlemin yapılmadığını ve borcun tamamen ödenmesi sonucunda üzerindeki ipotek kaldırılıp taşınmazın adına tescil edildiğini iddia etmiştir. Başvurucu, borcun tamamen ödenmesinden sonra mahsup edilmeyen peşinatın güncel değerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL'nin ilgili idareden tahsilini karar verilmesini istemiş, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucunda düzenlenen raporu esas alarak 23/11/2011 tarihinde talebini 220 TL olarak ıslah etmiştir. Ankara Tüketici Mahkemesi (Mahkeme) 16/5/2013 tarihli kararla davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme, başvurucunun ödemiş olduğu bir miktar paranın mahsup edilmediği iddiasıyla alacak isteği bulunuyorsa da aynı yerdeki farklı bir bağımsız bölüme ilişkin olarak üçüncü kişi tarafından açılan davada ilk derece mahkemesince verilen kabul kararının Yargıtay tarafından bozulduğunu belirtip bu bozma kararındaki gerekçeleri esas alarak davanın reddine karar vermiştir. Mahkemenin esas aldığı Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 28/3/2013 tarihli kararında, Devlet Bakanlığının kredi temin işini üstlenen bankaya yazmış olduğu 23/9/1993 tarihli yazıda soydaşların konut için yatırdığı peşinatların borç miktarından düşülerek bakiye üzerinden borçlandırılmaları talimatını verdiği, 17/12/1997 tarihli yazıda yatırılan peşinatın yatırılıp yatırılmadığını sorduğu, bankanın 31/12/1997 tarihli cevap yazısında hak sahibi 6629 kişinin peşinatlarının kesin borçlandırma işlemleri aşamasında mahsup edileceği ve kalan hak sahiplerinin tamamının mahsup işlemlerinin yapıldığının bildirildiği, bankanın 24/5/2002 sayılı başka bir cevap yazısında Pursaklar'daki hak sahiplerine konutların teslim edildiği ve yatırılan peşinatlar dikkate alınarak İtfa Planı ve Anüze Tablolarının düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı kararda dosyada mevcut Hak Sahiplerine Ait Liste isimli belgeden daha az peşinat yatıran hak sahiplerinin daha yüksek miktarda ve daha çok peşinat yatıran hak sahiplerinin daha az miktarda borçlandırıldığı ve Dairenin denetiminden geçen başka bir dosyada da peşinatın mahsup edildiği saptaması yapılmış, anılan bu saptamalar ve kurumlar arasındaki yazışmalar ışığında hak sahipleri tarafından yatırılan peşinatların mahsup edildiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının bozulduğu anlaşılmıştır. Hüküm başvurucu tarafından temyiz edilmiştir.Daire 22/4/2014 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararındaki gerekçeye atıf yaparak hükmü onamıştır. Karar düzeltme isteği Dairenin4/11/2014 tarihli kararıylareddedilmiştir. Nihai karar başvurucu vekiline 9/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 8/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun maddesişöyledir:"Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." 6098 sayılı Kanun'un maddesininilgilikısmışöyledir:"Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir.''