(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/12913 E. , 2010/10087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1969 yılından itibaren geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadak
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/12913 E. , 2010/10087 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1969 yılından itibaren geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 01.11.1969 ile 31.12.1977 tarihleri arasında davalıya ait çiftlikte geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının sigortaya bildirilenler dışında kalan ve işverenin hizmet cetvelinde belirttiği süreler yönünden (1969 yılında 16 gün, 1970 yılında 226 gün, 1971 yılında 261 gün, 1972 yılında 86 gün, 1975 yılında 193 gün, 1976 yılında 237 gün, 1977 yılında 306 gün olmak üzere) toplam 1325 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine tarar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Davacının dava konusu dönemde 23.11.1997 tarihinden sonraki çalışmalarının kuruma bildirildiği ve işyerinin tarım işyeri olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davalı işyerinden kuruma hizmet bildirilen 01.09.1976-30.10.1976 tarihleri arasındaki 60 günlük süre dışında 01.11.1969 ile 23.11.1997 tarihleri arasında tarım işyerinde amele olarak (pamuk sulama ve çiftçilik işinde geçen) çalışmalarının sigortalı çalışma olarak kabulünün mümkün bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesi olup, anılan madde gereğince çalışmaların tespit ve sigortalı çalışma olarak değerlendirilebilmesi için hizmet akdine dayalı olması yeterli bulunmayıp, ayrıca anılan yasanın 3.maddesinde yazılı istisnalara da girmemesi koşuldur. Zira davacının tespitini istediği uyuşmazlık konusu süreler, 2100 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden öncesini kapsamaktadır. 2100 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 24.11.1977 tarihinden önceki çalışmaların 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi gereğince sigortalı hizmet olarak tespiti için davacının tarım işyerinde, tarım işine yönelik bir çalışmasının mevcut olmaması gerekir. Başka bir anlatımla, davacı ... işyerinde, ekim, dikim ve bakım işlerinde çalışmış ise, bu çalışmalar sigortalı olarak değerlendirilmesine yasal olanak yoktur. Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Somut olayda davacının davalı işyerindeki çalışmalarından 17.09.1970-26.10.1970 tarihlerin arasında kalan 39 günlük sürede binici olarak çalıştırıldığı, bunun dışında kalan sürelerde ise yaptığı işin amelelik, pamuk sulama ve süthane işçiliği olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerle tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da davacının davalıya ait tarım işyerinde binicilik dışında kalan çalışmasının tarım işi niteliğinde bulunduğu giderek 2100 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihten öncesine yönelik tespit isteminin (Binici olarak çalışılan süreler dışında) 506 sayılı yasa kapsamında çalışma olarak tespitinin mümkün bulunmadığı açık ve seçiktir. Öte yandan davacının askerlik hizmetini yapmadığı iddia ve ispatlanmış değildir. 1111 Sayılı Askerlik Kanunu gereğince: askerlik hizmeti erkekler için zorunlu olup, 20 yaşına girilen seneden itibaren 41 yaşına girilen seneye kadar devam eder. 506 Sayılı Yasanın 3/E maddesinde ise “Askerlik hizmetini yapmakta olan yükümlülerin sigortalı sayılmayacağı” bildirilmiştir. Davacı dosya içerisindeki nüfus kaydına göre 06.02.1952 doğumlu olup dava konusu sürelerin askerlik çağı içerisinde kaldığı ortadadır. Bu durumda da davacının askerlik hizmetini yaptığı tarih belirlenmeksizin yazılı şekilde hizmet tespitine karar verilmesi de hatalı olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özelikle işyerinin tarım işyeri ve davacının iş yerinde yaptığı işlerden binicilik dışındaki işlerin, tarım işi olduğu göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ilgilisine iadesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.