T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/16 Esas KARAR NO : 2025/1097 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/09/2023 NUMARASI : 2022/187 Esas, 2023/468 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/16 Esas KARAR NO : 2025/1097 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/09/2023 NUMARASI : 2022/187 Esas, 2023/468 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı tarafından sunulan dilekçede özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 4.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibine girişildiğini, takip dayanağı olarak 02.01.2014 tanzim tarihli her biri 1.250 USD (ABD Doları) bedelli ve ödeme tarihleri 30.09.2014, 30.11.2014, 31.12.2014 olan 3 adet bono ve cari hesap ekstresi olarak belirtildiğini, ödeme emrinden müvekkilinin henüz haberi olmuş ise de takibin kesinleştiğini ve haciz işlemleri yapıldığını, doğrudan yabancı para birimi üzerinden takip yapılmasının ve alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin gösterilmemesi kanuna aykırı ise de itiraz edilemediğinden takibin bu şekilde kesinleştiğini, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, Taraflar arasında herhangi bir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, Müvekkilinin davalıya, mal veya hizmet alımından ya da cari hesaptan yahut ödünç ilişkisinden kaynaklanan herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirketçe müvekkiline teslim edilmiş herhangi bir mal veya verilmiş herhangi bir hizmet bulunmadığını, Müvekkilinin takibe konu edilen 3 adet 1.250 USD/ABD Doları bedelli senedi ya da başkaca bir senedi/bonoyu imzalamadığını, varsa takip dayanağı senetlerdeki imzaların kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, Taraflar arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi ve cari hesap sözleşmesinin de bulunmadığını,, cari hesap ekstresi vs. evrakın geçerli olmadığını ve ve müvekkilini hiçbir şekilde bağlamadığını, 2014 yılına ait olduğu belirtilen bu senetlerin takip tarihinden önce zamanaşımına uğradığını ileri sürerek Müvekkili ...'ın davalı şirkete borçlu olmadığının, İzmir 4.İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takip dosyası ve bu dosyadan icra takibine konu edilen, 02.01.2014 tanzim tarihli, her biri 1.250 USD bedelli ve ödeme tarihleri 30.09.2014, 30.11.2014, 31.12.2014 olan 3 adet bono ve cari hesap ekstresi ile ilgili olarak borçlu bulunmadığının tespitine, Takibinde kötüniyetli bulunan davalının takipteki asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, takip ve davaya konu alacağın dayanağı malların davacıya davalı tarafından kargo gönderileriyle teslim edildiğini, İstanbul 4.İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takip dosyası ve bu dosyadan ilamsız icra takibine konu edilen 02.01.2014 tanzim tarihli, her biri 1.250 USD bedelli ve ödeme tarihleri 30.09.2014, 30.11.2014, 31.12.2014 olan 3 adet bonolardaki imzaların davacıya ait olduğunu, davacının bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığını, takip türünün ilamsız takip olduğunu, davacı tarafın kambiyo senedine mahsus takiplerde ileri sürülebilecek zamanaşımı itirazını davaya konu ilamsız icra takibinde ileri sürmesinin isabetli olmadığını savunarak haksız ve dayanaksız davanın reddini, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacı hakkında İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/554 Esas 2021/775 Karar 20/12/2021 Tarihli kararı ile; "... 6102 sayılı TTK'nın 6335 Sayılı Yasa ile değişik 5/3. maddesine göre asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Yine anılan yasanın 4/a. maddesi uyarınca kambiyo senetlerinden kaynaklanan davalar ticari dava niteliğinde olup, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. Görev kuralları kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilir. Bu nedenlerle mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Ayrıntıları Yukarıda Açıklandığı Üzere :1-Açılan davada HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,..." karar verildiği, tarafların kararı İstinaf etmemiş olması nedeni ile karraın 17/03/2022 tarihinde kesinleştiğine ilişkin Mahkemesince kesinleşme şerhi düzenlendiği görülmüştür. İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/187 Esas - 2023/468 Karar 20/09/2023 Tarihli kararı;"...Mahkememizce imza incelemesi için grafoloji uzmanlarından oluşan heyetten rapor alınmış ve dosyaya sunulan denetime elverişli 16.09.2022 tarihli billirkişi raporuna göre davaya konu senetlerdeki imzaların davacı eli ürünü olmadığının tespit edilmiştir. Yine davalı yan delil olarak ticari defterlere dayanmış olmakla taraflar arasında davaya konu bonoların kaynağı olan bir ticari ilişki olup olmadığı, davalının davacıya mal satıp satmadığı ya d a hizmet verip vermediği hususlarında inceleme yapılması için mali müşavir bilirkişiden 17/04/2023 tarihli rapor alınmış ve davacı defterlerini sunmamış, davalı defterlerinin ise HMK 222. Maddesine uygun oluşturulmadığı ve kendi lehine delil teşkil etmediği, davacı adına davalı kayıtlarında fatura düzenlendiği ancak dava konusu bonoların davalı kayıtlarında yer almadığı, yine davalı BS formlarında bu faturaların bulunmadığı, davalı kayıtlarında davacının 5.366,52 tl borçlu olduğu ancak fatura konusu ürünlerin teslimi hususundu taktirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Yine davalı yan malın kargo yoluyla teslim edildiğine ilişkin belanda bulunmuş ilgili kargo şirketine müzekkere yazılmış ancak ilgili şirket tarafından sürenin geçmesi nedeniyle herhangi bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir. Son olarak davalı tanık dinletmek istemiş ancak malın teslimi olgusu yazılı delille ispat edilebileceğinden davalının tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda; davacının kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davasında imza sahteliği iddiasına dayandığı ve bu iddiasını ispatladığı, her ne kadar davacı yan ticari defter sunmamış olsa da yapılan incelemede tespit edildiği üzere davalı ticari defterlerinin HMK 222. gereği usulüne uygun olmadığı, lehine delil olarak kabul edilemeyeeği kaldı ki BS formlarında da davaya konu bonoların tanzimine neden olabilecek faturaların bildirilmediği, yine teslime ilişkin başkaca bir delilin de dosyaya ibraz edilemediği görülmektedir. Kötü niyet tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; davalı tarafından davaya konu bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığı bilinmek suretiyle takibe konulduğu göz önüne alındığında davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. Yukarıda yapılan tüm bu açıklamalar nedeniyle davacının menfi tespit isteminde haklı oluğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın KABULÜ ile, İzmir 4. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ve bu dosyaya dayanak 02/01/2014 keşide tarihli, her biri 1250 USD bedelli ve 30/09/2014, 30/11/2014, 21/12/2014 ödeme tarihli 3 adet bono ve cari hesap ekstresi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Takibin % 20'si oranına tekabül eden 10.236,45 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi istinafa konu 2022/187 Esas,2023/468 Esas ve 20.09.2023 Tarihli İlamı'nda huzurda görülmekte olan davayı " davacının kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davasında imza sahteliği iddiasına dayandığı" şeklinde yanlış bir saptamada bulunduğunu, buna karşın dayank icra dosyasından davacı borçluya 11/02/2019 Tarihinde Örnek 7 Ödeme Emri tebliğ edildiği, talep etmelerine karşılık davacı tarafa ticari defter ibrazı için kesin süre verilmediğini, eksik inceleme ile hatalı hüküm verildiğini, dava konusu olayda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve mal teslimi konusunun ıspatında tarafların ticari defter belgeler ile kargo teslim belgelerine dayandıklarını, fatura, irsaliye, kargo fişleri ve ticari defterlerin yazılı delil başlangıcı niteliğindeki belgeler olduğunu, ilgi kargo belgelerinin dosya içine alınarak teslim konusunda tanık dinlenilmesi gerektiği, ... kargo vekilinin 19.12.2022 Tarihli cevabi beyanına bir takım gerekçeler ileri sürülerek istenilen belge ve bilgileri dosyaya sunmadıklarını, ilk Derece Mahkemesinin mal teslim belgelerinin kargo şirketinden celbi sürecini tamamlamadan bu konuda gerekli ihtaratlı yazıları yazmadan karar verdiğini, kargo mal teslim belgelerinde hem kargo şirketin gönderilen malları teslim eden görevlisinin hem de malı teslim alan davacı borçlu kişinin kendisinin ya da temsilcisinin imzası bulunduğunu, bu kişilerin tanık onlarak dinlenilmesi taleplerini usul ve yasaya aykırı bir şekilde reddi ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kambiyo senedi vasfını haiz bir bono ve kambiyo yoluyla yapılmış icra takibi olmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, imzaların davacı borçluya ait olmadığını müvekkili şirket tarafından bilinmediğini, bu hususun tarafımızdan bilindiği iddiasının davacı tarafından kanıtlanmadığını savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Menfi Tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlığa konu senet suretlerinin incelenmesinden; Senetlerin "nakden" kaydı ile ... tarafından; 30/09/2014 vade tarihli 1.250 USD bedelli , 02/01/2014 Tanzim ve 30/11/2014 vade tarihli 1.250 USD bedelli , 02/01/2014 Tanzim tarihli ve 31/12/2014 vade tarihli 1.250 USD bedelli olarak düzenlendiği görülmüştür.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından ilamsız icra takibine konu üç adet senet üzerindeki "imza inkarı" ve "bedelsizlik" iddiası ile huzurdaki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince grofoloji uzmanınından alınan rapor ile senetler üzerindeki borçlu imzalarının davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı tarafından her ne kadar takibe konu senetlerin "mal teslimi" karşılığında verildiği ve "teslim" maddi vakıasına yönelik kargo çalışanın tanık olarak dinlenmesi ve davacı ticari defterlerine dayanıldığı ileri sürülmüş ise de davalının münhasır delil kapsamında davacı taraf ticari defterlerine dayanmadığı, sunulu sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmında imza bulunmadığı, vergi dairesinden verilen müzekkere cevabından davacının "ayrıntı kayıtları barındırmayan" işletme defteri tuttuğunun bildirildiği ve yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı tarafa ait ticari defter kayıtlarının usulüne uygun şekilde tutulmadığının ve delil niteliğinin bulunmadığının tespit edilmesi karşısında bu yönde yapılacak bir incelemenin de uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı, ilk derece mahkemesince takibe konu senetlerin kambiyo vasfı nazara alınarak değerlendirilme yapılmasının davanın sonucuna etkisi bulunmadığı, talebin İİK 72/5. Madde hükmüne göre incelenip karar bağlandığı ve mevcut deliller kapsamında takdir edilen kötüniyet tazminatının yerinde olması karşısında davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 3.496,26 TL harçtan, peşin alınan 874,06 TL (604,21 + 269,85) harcın mahsubu ile bakiye 2.622,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/09/2025