Başvuru, temyiz talebinin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, temyiz talebinin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/7/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Bilton Beton Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. (Şirket) aleyhine İstanbul Anadolu İcra ve İflas Müdürlüğünün E.2010/24 sayılı dosyası ile takip başlatılmış, bu süreçte Şirket hakkında 29/4/2010 tarihinde iflas kararı verilmesi üzerine tasfiye işlemleri için iflas memurları atanmıştır. Tasfiye sürecinde alacaklı olan davalı şirket lehine başvurucuya ait taşınmazın tapu kaydına teminat olarak sırada ipotek ve bazı araçlara da rehin konulduğu tespit edilmiştir. Başvurucu aleyhine icra takibi yapan alacaklılardan İ.Ç. A.Ş.nin sıra cetvelinde yer almak için iflas idaresine yaptığı başvuru, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği belirtilerek reddedilmiştir. İ.Ç. A.Ş. alacaklarının sıra cetveli için başvurucu aleyhine kayıt kabul davası açmıştır. (Kapatılan)İzmir Asliye TicaretMahkemesi (Mahkeme) 12/12/2013 tarihli kararında davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkemenin hüküm celsesi tutanağı (kısa karar) ile gerekçeli kararda, başvurucunun gerekçeli kararın tebliğden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararı 16/1/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 31/1/2014 tarihinde temyiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 27/11/2014 tarihli kararında, temyiz talebinin 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun maddesi gereğince tebliğden itibaren on günlük süre içinde yapılması gerekirken bu süre dolduktan sonra yapıldığını belirterek temyiz talebini reddetmiştir. Başvurucu, Yargıtay kararına karşı temyiz isteminin süresinde olduğunu ileri sürerek karar düzeltme talebinde bulunmuş; Daire 3/5/2017 tarihli kararıyla talebi reddetmiştir. Nihai karar 19/6/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, 18/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. 2004 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "...Ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınan masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece re'sen taraflara tebliğ olunur.Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. ..." 2004 sayılı Kanun’a 2/3/2015 tarihli ve 5311 sayılı Kanun'un maddesiyle eklenen geçici madde şöyledir:"Bölge adliye mahkemelerinin, 2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflâs Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri uygulanır." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “Hüküm 'Türk Milleti Adına' verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:…ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.…” 6100 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir:"(1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır." 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir: "Temyiz süresi on beş gündür. Temyiz süreleri, ilâmın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar."