2. Hukuk Dairesi 2024/5157 E. , 2024/5420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/443 E., 2024/897 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/393 E., 2023/902 K. Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişkinin kaldırılması, olmadığı takdirde azaltılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzeri
**2. Hukuk Dairesi 2024/5157 E. , 2024/5420 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/443 E., 2024/897 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/393 E., 2023/902 K. Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişkinin kaldırılması, olmadığı takdirde azaltılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların Denizli 3. Aile Mahkemesi'nin 2012/540 Esas ve 2013/414 Karar sayılı hükmü ile 14.06.2013 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıklarını ve bu kararın 18.07.2013 tarihinde kesinleştiğini, boşanma kararı neticesinde tarafların müşterek çocuğu Adlie Keyik'in velâyetinin annesine verildiğini, mahkemece müşterek çocuk ile babası arasında kişisel ilişki günleri belirlendiğini, erkeğin kızı ile gerektiği gibi ilgilenmediğini, bir keresinde davalının müşterek çocuk ile kişisel ilişki kurduğu sırada alkol aldığını ve alkolden dolayı sızıp kaldığını, müşterek çocuğun bu durumdan çok korktuğunu, psikolojisinin bozulduğunu, ortak çocuğun 12 yaşında olduğunu ve babasının bu davranışları nedeniyle müşterek çocuğun babası ile görüşmek istemediğini, müşterek çocuğun kadının ikinci evliliğinden olan eşi ile iyi bir şekilde anlaştığını ve ona baba diye seslendiğini, müşterek çocuğun gerçek babası ile görüşmese dahi huzurlu bir hayat sürdüğünü ileri sürerek baba ile ortak çocuk arasındaki Denizli 3. Aile Mahkemesinin 2012/540 Esas ve 2013/414 Karar sayılı ilamı ile tesis edilen kişisel ilişkinin kaldırılmasına, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde kişisel ilişkinin tesisi ve süresinin kısaltılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Usulüne uygun tebligata rağmen davalı erkek süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılmasını gerektirir somut bir durumun veya babanın küçüğe karşı olumsuz bir eyleminin ispat edilemediği, sosyal inceleme raporunda da kişisel ilişkinin kaldırılmasını gerektirir bir durum olmadığı, her ne kadar ortak çocuk sosyal inceleme raporunda babası ile görüşmek istemediği yönünde görüşünü açıklamış ise de, çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, çocuğun görüşünün aksine karar verilmesinin mümkün olduğu, küçüğün üstün yararının baba ile küçük arasında kişisel ilişki kurulmasını gerektirdiği, baba ile küçük arasındaki yabancılaşmanın daha da derinleşmesine yol açacağı gerekçesiyle davacı kadının kişisel ilişkinin kaldırılması talebi yönünden davanın reddine, kişisel ilişkinin kaldırılması talebinin aynı zamanda kişisel ilişkinin değiştirilmesi talebini de içerdiği gözetilerek Denizli 3. Aile Mahkemesi' nin 2012/540 E., 2013/414 K. sayılı kararı ile ortak çocuk 18.08.2011 doğumlu ... ile davalı baba arasında kurulan kişisel ilişkinin "...Her yıl dini bayramların 1. günü, sabah saat 09:00' dan aynı gün akşam saat 17:00 ' e kadar; Her ayın 1. ve 3. Haftası Pazar günü sabah saat 09:00' dan aynı gün akşam saat 17:00' e kadar; Müşterek çocuğun doğum gününde öğleden sonra 14:00- 18:00 saat aralığında; Babalar gününde sabah saat 09:00 dan akşam saat 17:00 e kadar..." olacak şekilde değiştirilerek bu tarihlerde ortak çocuk ile davalı baba arasında kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının tüm yönlerden hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kişisel ilişki kararının kaldırılmasına karar verilmek üzere istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının tüm talepler yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı erkeğin ortak çocuk ile görüşmediğini, çocuğun psikolojik durumu bakımından ilgili kurumdan rapor aldırılmamasının hatalı olduğunu, ortak çocuğun çocuk teslim merkezi tarafından kişisel ilişki kurmaya zorlanmasının çocukta daha büyük yıkım yaratacağını, kişisel ilişkinin kaldırılmak veya azaltılmak yerine daha da artırılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmek üzere bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından kişisel ilişkinin kaldırılması olmadığı takdirde azaltılması davası neticesinde mahkemece davanın reddine karar verilerek yeni tesis edilen kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 323 üncü maddesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü maddesi; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 9 uncu ve 12 nci maddesi; Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.